Trabzon Emek ve Demokrasi Platformu,, Maraş Caddesi'nde NATO'yu protesto etti.
Platform adına konuşan Muhammet İkinci, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne yönelik güvenlik ve yasak kararlarını eleştirdi. İkinci, Türkiye'nin nasıl sömürüldüğüne, kaynakların nasıl ranta dönüştürüldüğüne, yerin altında ve üstünde olan tüm değerlerin nasıl Amerikan dolarına endekslendiğine birçok kez isyan ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: Bugün bu isyanımızın ne kadar önemli olduğunu ve arkasında yatan güçlerin sopasının kim olduğunu konuşmak için buradayız.
Emperyalizmin silahlı gücü olan savaş aygıtı olan NATO'nun 79’uncu kuruluş yıldönümü 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da bir zirveyle kutlanacak.
Ankara Valiliği adeta olağanüstü hal ilan etti. 13 gün boyunca her türden barışçıl gösteri, eylem, açıklama toplantı yasaklandı.
Belirli güzergahların trafiğe kapatılmasına, iş yeri sahiplerimizin dükkanlarının önündeki dubaların kaldırılmasına, sandalye konulmasına dahi izin verilmeyeceği ifade edildi.
Belirli kamu kuruluşlarındaki emekçilerin, kamu çalışanlarının, devlet memurlarının idare izinde sayılmasına karar verildi.
Başkent adeta sahibine yabancılaştırıldı, yasaklandı.
Nasıl olur da kendi ülkemizin başkentinde emperyalistler, NATO'cular, haydutlar, dünyanın kanını emenler elini kolunu sallaya sallaya gezebiliyorlar da bu ülkenin eğitimcileri, öğretmenleri hakkını aradığında; açlıkla, sefaletle yaşamaya itiraz ettiğinde, hele ki o öğretmenler bu ülkenin gençlerini çocuklarını yetiştirirken, bu ülkenin geleceğini inşa ederken yerlere yatırılıyorlar, yürümeleri yasaklanıyor, gözaltına alınıyorlar?
Bu ülkenin madencilerine sıra geldiğinde barikatlar kuruluyor, sokaklar abluka altına alınıyor.
Her kim hakkını arıyorsa önüne yasaklar kuruluyor.
Ama sıra NATO'ya geldiğinde dikensiz gül bahçesine çevrilmek istiyorlar ülkemizi. ''ERDOĞAN'IN NATO'CULARIN GÖZÜNE GİRME HEVESİ'' Neden yapıyorlar bunu?
Niçin yapıyorlar?
Bu sorunun cevabını da düşünelim.
Bugünün Türkiyesinde asgari ücret 28 bin lira.
Ortalama ücret asgari ücret sınırında gidiyor. Çok değil, dört kişilik bir ailenin yaşayabilmesi için açlık sınırında yaşayabilmesi için gerekli olan ücret 35 bin lira.
Yoksulluk sınırı 114 bin liraya çıkmış.
Emekliler ise çoktan gözden çıkarılmış vaziyetteler.
Toplumun yüzde 70'i yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Karşımızda toplumsal desteğini yitirmiş, çürümeye yüz tutmuş ve meşruiyetini yitirmiş bir iktidar buluyor. İşte bu iktidar işte bu iktidar Erdoğan'ın NATO'cuların gözüne girme hevesiyle hareket ediyor.”