DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, imzalanan anlaşmaların Türk iş dünyası için Irak'taki faaliyetleri açısından büyük bir önem arz ettiğini vurgulayarak, alınan kararların uygulanmasını dikkatlice takip edeceklerini açıkladı. İş dünyası için bu anlaşmalar, özellikle enerji ve kalkınma projeleri bakımından önemli fırsatlar sağlamaktadır.
Enerji ve Kalkınma Projeleri
Acar, anlaşmalar çerçevesinde enerji kaynaklarının geliştirilmesi, ticaretin artırılması ve yatırım ikliminin iyileştirilmesi gibi konuların büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Bunun yanında Kalkınma Yolu Projesi'nin öne çıktığını belirten Acar, Irak'tan Türkiye’ye günde 1 milyon varile kadar petrol akışının, bölgedeki enerji güvenliği açısından kritik bir etki yarattığını dile getirdi. Gümrük ve ticaretteki belirsizliklerin azaltılması sayesinde Türk firmalarının Irak'taki yatırımlarının daha güvenli hale geleceğini belirtti. Ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi'nin hukuki altyapısının güçlendirilmesiyle Türk müteahhitlik ve lojistik sektörüne yeni iş fırsatları sunulacağını açıkladı.
Türk Yatırımcıları için Yeni Fırsatlar
Acar, Türk firmalarının Irak pazarındaki yatırım fırsatlarını altyapı, kentleşme, enerji, su yönetimi, sanayi ve dijital hizmetler alanlarında sıraladı. Bağdat ve çevresindeki konut, hastane ve ulaşım projeleri ile birlikte, Büyük Fav Limanı’na gidecek demiryolu ve karayolu yatırımları, yatırımcılar için cazip fırsatlar barındırıyor. Ayrıca enerji, su arıtma, sulama sistemleri, gıda işleme, ambalajcılık ve inşaat malzemeleri üretimi gibi alanlarda da önemli bir yatırım potansiyeli bulunduğunu söyledi. Acar, Türk yatırımcıların Irak'ta kalıcı üretim tesisleri kurabilmesi için gerekli olan sanayi arsalarına erişimin son derece kritik olduğunu vurguladı.
Sanayi Alanlarının Gelişimi
Acar, Basra'dan Fişhabur'a uzanan, Necef, Kerbela, Bağdat ve Musul’u da kapsayan güzergâh üzerindeki Türk yatırımcılar için organize sanayi bölgeleri (OSB) ve sanayi kümelenme alanlarının oluşturulmasını önerdi. Bu alanların gelişimi için altyapısı hazır sanayi arsalarının uzun vadeli kiralama veya sahiplik modelleriyle Türk sanayicilerine sunulmasının gerekli olduğunu belirtti. Ayrıca arsa tahsis süreçlerinin dijital platformlara taşınması gerektiğine dikkat çekti. Tüm bu adımlarla Türk yatırımcılarının Irak'ta daha aktif ve etkili bir şekilde yer alması hedefleniyor.
Birlikte Üretim Modeli
Acar, Türkiye-Irak ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacminin artırılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Kısa vadede vize ve gümrük sorunlarının çözülmesi, orta vadede Kalkınma Yolu Projesi'nin yapısının oluşturulması ve Türk OSB'lerinin faaliyete geçmesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli hedeflerinin Irak'ta katma değer yaratan ve istihdam sağlayan yatırımlarla, iki ülke arasında "birlikte üretim" modelinin geliştirilmesi olduğunu sözlerine ekledi. Bu stratejinin, hem Türkiye hem de Irak için sürdürülebilir bir kalkınma sağlaması bekleniyor.