Türkiye'de aralarında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç örgütü kurma ve silahlı yağma gibi çok sayıda suçtan aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, yıllar süren uluslararası iade sürecinin ardından Arjantin'den Türkiye'ye getirildi.Kurtuluş'un iadesini engellemek için sığınma başvurusundan açlık grevine, transit geçiş sorunundan uçakta bomba ihbarına kadar çeşitli girişimlerde bulunduğu belirtildi.SON ANA KADAR KURTULMAYI DENEDİSerkan Kurtuluş hakkında uluslararası süreç, Interpol-Europol Daire Başkanlığının çalışmaları sonucunda 31 Ekim 2017'de kırmızı bülten çıkarılmasıyla başladı.
INTERPOL üzerinden uluslararası düzeyde aranan Kurtuluş, 11 Haziran 2020'de Arjantin'de yakalandı.Kurtuluş, Türkiye'ye iadesini engellemek amacıyla Arjantin'de sığınma talebinde bulundu.
Talebinin reddedilmesine rağmen hukuki süreçler nedeniyle iade uzun süre gerçekleştirilemedi.Cezaevinde bulunduğu dönemde açlık grevine de başvuran Kurtuluş'un iade süreci, Interpol-Europol Daire Başkanlığınca yıllar boyunca takip edildi.Arjantin makamlarının iade kararının ardından Türk makamları, Kurtuluş'un Türkiye'ye getirilmesi için uluslararası koordinasyonu başlattı.
Son ana kadar her yolu deneyen Kurtuluş, uçakta bomba ihbarı yaptı.TÜRKİYE'YE GETİRİLİRKEN "UÇAKTA BOMBA VAR" DİYE BAĞIRDIKurtuluş'un Arjantin'den Türkiye'ye getirilmesi sırasında bu kez Brezilya üzerinden transit geçiş konusunda sorun yaşandı.
Türk makamlarının Brezilya polisiyle yürüttüğü koordinasyon ve Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Brezilya Büyükelçiliği ile Brezilya İçişleri Müşavirliğinin katkılarıyla sorun çözüldü.Kurtuluş, 13 Ağustos 2026'da Arjantin makamlarından Türk ekip tarafından teslim alındı.
Ancak iade sürecini engellemeye yönelik girişimlerini yolculuk sırasında da sürdürdü.Sabah'ın haberine göre, uçağın Brezilya'da beklediği sırada Kurtuluş'un İspanyolca "uçakta bomba var" diye bağırdığı ve uçağın bomba araması yapılması amacıyla boşaltılmasını sağlamaya çalıştığı belirtildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin girişimleriyle bu girişim sonuçsuz kaldı.Sığınma başvurusu, açlık grevi, transit geçiş sorunu ve bomba ihbarına rağmen Kurtuluş'un Türkiye'ye getirilmesi engellenemedi. 14 Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirilerek İstanbul Havalimanı'ndaki emniyet personeline teslim edildi.İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMAİçişleri Bakanlığı, Kurtuluş'un Türkiye'ye getirilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşının Arjantin'de yakalanmasının ardından Brezilya aktarmalı olarak İstanbul Havalimanı'na getirildiğini duyurdu.
Bakanlık, iade sürecinin Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları ile Dışişleri ve Adalet bakanlıklarının koordinasyonuyla gerçekleştirildiğini belirtti.SERKAN KURTULUŞ KİMDİR?Serkan Kurtuluş, kamuoyunda İzmir merkezli organize suç örgütü soruşturmaları ve "FETÖ borsası" olarak anılan dosyalarla gündeme gelen bir isim olarak biliniyor. İçişleri Bakanlığı, 14 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Kurtuluş'u "organize suç örgütü elebaşı" olarak nitelendirirken, Arjantin'de yakalanmasının ardından Türkiye'ye iade edildiğini duyurdu.Kurtuluş'un adı daha önce Türkiye'de yürütülen çeşitli soruşturma ve davalarda da yer aldı. 2022 yılında İzmir 3.
Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada 57 sanık hakkında 2 yıldan 16 yıla kadar değişen hapis cezaları verilirken, Arjantin'de bulunan Serkan Kurtuluş ile bazı sanıkların dosyalarının ayrılmasına karar verilmişti.İçişleri Bakanlığına göre Kurtuluş, kırmızı bültenle uluslararası düzeyde; tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla silahlı yağma ve suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak zincirleme şekilde silahlı tehdit suçlarından aranıyordu.Bakanlığın açıklamasında ayrıca Kurtuluş hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, kasten yaralama, silahlı tehdit, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve tefecilik suçlarından da yakalama kararları bulunduğu belirtildi.Kurtuluş'un adının geçtiği dosyalarda, elektronik kelepçeyle adli kontrol altında bulunan iş insanı Ahmet Kurtuluş'un öldürülmesinin azmettiricisi olduğu yönündeki iddialar da yer alıyor.