Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Ural Aküzüm'den Önemli Değerlendirme: Türkiye, NATO 3.0 Sürecinin Kilit Figürü Olacak

Ural Aküzüm'den Önemli Değerlendirme: Türkiye, NATO 3.0 Sürecinin Kilit Figürü Olacak

DÜNYA Gazetesi yazarı Ural Aküzüm, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik konumuna dikkat çekerek Ankara Zirvesi'nin önemini vurguladı. Aküzüm, Türkiye'nin güvenlik alanındaki askeri, teknolojik, diplomatik ve tarihsel unsurları bir araya getirebilmesiyle önemli bir merkez ülke haline geldiğini belirtti.

Okunma Süresi: 3 dk

DÜNYA Gazetesi, Türki­ye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Kül­liyesi’nde gerçekleştirilen 36.

NATO Devlet ve Hükümet Baş­kanları Zirvesi’ni yakından takip etti.

Zirve, diplomatik ve askeri sonuçların yanı sıra Türkiye’nin düşünce kuruluşları kapasitesi ve yeni güvenlik mimarisindeki rol üstlenme potansiyeliyle dik­kat çekti.

Zirve kapsamında dü­zenlenen düşünce kuruluşları toplantılarına DÜNYA Gazetesi Yazarı ve Bilgi Üniversitesi Öğre­tim Üyesi Ural Aküzüm de katıldı.

Ankara Zirvesi’nin Türkiye’nin diplomatik ev sahipliği yanında, trend ve fikir üretme kapasitesi­ni görünür kıldığını belirten Akü­züm, SETA ve İletişim Başkanlı­ğı’nın organize ettiği toplantılarla EDAM, SETA, ORSAM, KADEM gibi Türkiye merkezli düşünce kuruluşlarınca düzenlenen yu­varlak masa toplantılarının öne­mine işaret etti.

Aküzüm, “Yeni fikirler, güvenlik akımları, ittifak modelleri ve yeni düşünce mer­kezleri için Ankara önemli bir du­rak oldu” dedi.Tehditler, savunma mimarisini değiştirdi DÜNYA’ya özel değerlendir­melerde bulunan Aküzüm, “Av­rupa’nın NATO ile sınavı” başlı­ğı altında şu görüşleri dile getirdi: “Avrupa’nın önündeki temel soru şudur: Avrupa daha Avrupalı bir NATO kurabilir mi?

Bu soru, tran­satlantik ittifakı Amerika’dan ko­parmak anlamına gelmez; tersi­ne NATO’yu daha dengeli, daha sorumlu ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına gelir.

Da­ha Avrupalı NATO, daha az Ame­rikan NATO değil; NATO içinde daha kabiliyetli, daha dirençli ve daha fazla yük paylaşan Avrupa demektir” dedi.

Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz’deki istikrar­sızlık, hibrit tehditler, siber saldı­rılar, göç baskısı, enerji güvenliği ve yıkıcı teknolojilerin güvenlik kavramını kökten değiştirdiğine değinen Aküzüm, “Artık savun­ma sadece tank, uçak, füze ve sı­nır hattı meselesi değildir.

Sana­yi kapasitesi, hukuki dayanıklılık, kritik altyapı, kamu güveni, dijital egemenlik, sağlık güvenliği ve si­yasi birlik de savunmanın parça­sıdır” ifadelerini kullandı.“Avrupa daha fazla sorumluluk almalı” Türkiye’nin zirveye başarılı bir şekilde ev sahipliği yaptığı­nı dile getiren Aküzüm, “NATO 3.0 döneminin ana aktörlerinden olma kararlılığını gösterdi.

Kıta Avrupası daha fazla sorumluluk almak zorunda, Amerika ittifak­ta kalmak zorunda, Türkiye ise bu iki hattın arasında stratejik denge kuran ülke olarak öne çıkı­yor.

Ankara Zirvesi’nin kalıcı so­nucu bana göre Türkiye, güvenli­ğin askeri, teknolojik, diploma­tik ve tarihsel boyutlarını aynı masada birleştirebilen merkez ülkelerden biri haline gelmiştir” diye konuştu.Avrupa’nın üç açığı kapatması şart “Avrupa’nın kapatması gere­ken üç büyük açık var: kabiliyet açığı, savunma sanayii açığı ve si­yasi irade açığı” diyen Aküzüm, Türkiye bu denklemde durduğu yeri şöyle özetledi: “Türkiye, Av­rupa güvenliğinin sadece kuzey ve batı hattından ibaret olmadı­ğını hatırlatan önemli NATO ül­kesidir.

Karadeniz, Kafkasya, Or­ta Doğu, Balkanlar, Doğu Akde­niz ve enerji koridorları birlikte düşünüldüğünde Türkiye NA­TO’nun coğrafi kenarında değil, tam kavşak noktasındadır.

Bu ne­denle Türkiye’nin rolü tamamla­yıcı değil, kurucu ve dengeleyici niteliktedir.” Aküzüm, “NATO 3.0 kavramına ilişkin ise, “NATO 1.0, Soğuk Savaş’ın askeri caydırıcılık mimarisiydi.

NATO 2.0, Sovyet­ler sonrası dönemde kriz yöneti­mi, genişleme ve terörle mücade­le ekseninde şekillendi.

NATO 3.0 ise Birleşmiş Milletler sistemi­nin yönetişim krizleri nedeniyle bıraktığı boşlukta, güvenliği as­keri alanın ötesinde siber güven­lik, biyolojik tehditler, pandemi, virüsler, sağlık güvenliği, nano­teknoloji, yapay zeka, enerji ve tedarik zincirleriyle birlikte ele alan yeni evredir” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *