AKP’nin iktidarını koruma stratejisinde sermaye düzeniyle birlikte en kritik ayağı her zaman tarikat ve cemaat ağları oluşturdu.
Karşılıklı çıkar ilişkisi üzerine kurulan bu düzende, iktidar imkanlarıyla zenginleşen şeyhler ve cemaat bürokrasisi, her seçimde sandığa oy taşıyarak minnettarlığını ödedi. Ancak pazarlıkların ve güç odaklarının çakıştığı noktalarda bu ittifak çatlamaktan kurtulamıyor.
31 Mart yerel seçim süreci de, iktidar blokunun arkasındaki bu kırılgan fay hatlarından birini yeniden su yüzüne çıkarmış, AKP ile öteden beri mesafeli ve gerilimli bir hat izleyen Süleymancılar cemaatindeki iç çekişmeler, doğrudan iktidar cephesine sıçrayan bir krize dönüşmüştü.
Gülen Cemaati'nden boşalan alanlar diğer tarikatlar tarafından bir bir doldurulurken, iktidar ipleri sıkı tutmaya karar vermiş olacak ki temizliğe başladı. Furkancılar ve Adnan Oktar cemaatlerine operasyonlar yapıldı.
Sonra sermayesi kuvvetli, bürokraside eli uzun Menzil tarikatının liderinin ölmesiyle başlayan tartışmalar çözümsüz hale geldi. Cemaatin içerisinden sızan iktidar çevrelerinde de rahatsızlık yarattı. Tabii AKP destekçisi tarikata operasyon yapılmadı. Kavgayı çözmek için adım atıldı.
Ve sıra uzun süredir muhalefete desteğini ilan eden Süleymancılar'a geldi.
Peki bu hale nasıl gelindi, hatırlayalım.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın ardından cemaatin liderliğini üstlenen Alihan Kuriş, 2018’den bu yana sandıkta muhalefet blokunu destekleyen bir çizgi izledi. Özellikle 2019 yerel seçimlerinde bu desteğin açık bir tavra dönüşmesi ise AKP iktidarının misillemesiyle yanıt buldu. Seçimin hemen ardından AKP’li Kağıthane Belediyesi, cemaate ait bir "öğrenci yurdu" binasını gece yarısı polisle baskın yapıp "depreme dayanıksız" olduğu gerekçesiyle yıktı.
Bu yıkım hamlesi, cemaat içindeki siyasi ve ailevi bölünmeyi de körükledi. Tunahan’ın torunu ve dönemin AKP İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, yıkım kararını eleştirirken bir yandan da Kuriş yönetimindeki cemaat liderliğini sert sözlerle hedef aldı.
Biat ve imkan paylaşımı üzerinden yürüyen iktidar-cemaat ilişkisi, Süleymancılar örneğinde olduğu gibi yerini şiddetli bir nüfuz mücadelesine ve tırmanan bir gerilime bıraktı.
Savcının Kuriş'in arkasındaki fotoğrafı, başlatılan soruşturma
2024 yerel seçimler sonrası ise Mersin'in Silifke ilçesinde Cumhuriyet Başsavcısı Seman Eskiler'in Süleymancıların lideri Alihan Kuriş'in arkasında diğer cemaat mensuplarıyla birlikte ellerini önünde tutuşturmuş vaziyette fotoğrafı ortaya çıktı.
Cemaat ve tarikatların yargıdaki ağırlığına karşı daha önce laikliği hatırlamayan Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), AKP’nin oy kaybında ve bazı yerlerde belediyeleri kaybetmesinde etkili olduğu iddia edilen Süleymancılar'la fotoğraf veren başsavcıya soruşturma açtı.

Cemaat içi tartışma
Diğer cemaatlerde olduğu gibi Süleymancılar'da da asıl lider öldükten sonra "pastadan pay kapma krizi" başlıyor.
Tarikat lideri Kemal Kacar hayatını kaybettikten sonra Ahmet Arif Denizolgun cemaatin başına geçiyor ve AKP'yle ittifak yapıyor. İttifak 2019 seçimlerine kadar devam ediyor.
Öte yandan Süleymancılar cemaatinin kurucusu olarak kabul edilen Süleyman Hilmi Tunahan'ın oğlu Mehmet Beyazıt Denizolgun AKP'nin kurucularından, aynı zamanda 2002 ve 2007 yıllarında AKP'den İstanbul milletvekili seçiliyor. 2018 yılında ise oğlu Fatih Süleyman Denizolgun AKP'den milletvekili oluyor.
Süleymancıların AKP'ye tam boy destek vermemesinde Mehmet Beyazıt Denizolgun ile kardeşi eski ANAP'lı Ahmet Denizolgun arasındaki miras kavgasıyla başlayan sürecin olduğu belirtiliyor.
2016 yılında Arif Ahmet Denizolgun öldükten sonra yerine geçen isimse Alihan Kuriş oluyor. Aktif siyasete girmeyen Kuriş, 2018'de Akşener'e destek vermesiyle gündeme geliyor. Mehmet Beyazıt Denizolgun ve Fatih Süleyman Denizolgun'sa Erdoğan'a ve AKP'ye destek verilmesi gerektiğini savunuyor.
Erdoğan, AKP'nin cemaat ve tarikatlara açtığı yolda yürüyen, Gülen-AKP krizi sonrası AKP'nin ittifak halkasının dışında kalan Furkancılar'la yaptığı gibi Süleymancılar'a doğrudan savaş açmıyor. Üstelik cemaat AKP iktidarının cemaat ve tarikatlara verdiği ayrıcalıklardan da her zaman yararlanmayı sürdürüyor.

Kim bu Süleymancılar?
Bugün iktidar tarafından özellikle yalnızca para ilişkilerinin öne çıkartılmasının bir sebebi var, o da AKP'nin tarikat düzeni desteği.
Gerici gürühun çocuklara verdiği büyük zararın üzeri örtülmeye çalışılıyor.
Kurumsal yapılanmasıyla bilinen ve Avrupa'da da güçlü olduğu söylenen Süleymancılar, Türkiye'de Kuran kursları üzerinden örgütleniyor. Binlerce "öğrenci yurdu"yla gençleri ve çocukları çevreleyen tarikat, diğer yapılarda olduğu gibi kurslarındaki yangın, istismar haberleriyle gündeme geliyor.
Burada sayarak sıralamak zor ama Aladağ'daki yangın bu toplum hafızasına kazınan olaylardan biri oldu.