Cinsel yolla bulaşan en yaygın virüs ailesi olarak bilinen HPV (Human Papilloma Virüsü), çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Asena Ayar Madenli, 200’den fazla tipi bulunan virüsün yüksek riskli türlerinin rahim ağzı başta olmak üzere vajina, vulva, anüs, penis ve boğaz kanserlerinin gelişiminde önemli rol oynadığını ifade etti.
Madenli, prezervatif kullanımının bulaş riskini düşürse de cilt teması nedeniyle riski tamamen sıfırlamadığını belirtti.
HPV BULAŞMASI DOĞRUDAN KANSER ANLAMINA GELMEZ Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamının yüksek riskli HPV türleriyle bağlantılı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Asena Ayar Madenli, virüs ile kanser kavramlarının karıştırılmaması gerektiğine vurgu yaptı.
Madenli, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: HPV bulaşması kanser anlamına gelmez.
Enfeksiyonların büyük çoğunluğu bağışıklık sistemi tarafından 1-2 yıl içinde kendiliğinden temizlenir.
Kanser gelişimi ise virüsün yıllar boyunca vücuttan atılamaması ve hücrelerde kalıcı değişikliklere yol açmasıyla ortaya çıkan uzun süreçli bir durumdur.
SESSİZ SEYREDEN ENFEKSİYONA DİKKAT HPV’nin siğil veya kronik kaşıntı oluşturmadığı sürece çoğunlukla belirti vermediğini aktaran Madenli, hastaların virüsü genellikle rutin kontrollerde öğrendiğini söyledi.
Düzensiz spontan ya da temas sonrası kanamaların kanser varlığında görülebileceğini ifade eden Madenli, paniğe kapılmak yerine düzenli jinekolojik takibin ve kolposkopik değerlendirmelerin esas olduğunu dile getirdi.
TÜRKİYE'DE ÜCRETSİZ TARAMA İMKANI Türkiye’de Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl 2 bin 300’ün üzerinde kadına serviks kanseri tanısı konulduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Madenli, hastalığın erken evrede yakalandığında tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.
Madenli, KETEM’lerde ve Aile Sağlığı Merkezlerinde 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA ve Pap-Smear testlerinin ücretsiz sunulduğunu belirterek kadınları düzenli tarama yaptırmaya çağırdı.