Yaşlandıkça hem zihinsel hem de fiziksel olarak gelişmek mümkün.
Bu duruma düşünce yapısı bile faydalı olabilir, yaşlanmaya dair olumsuz düşünceler neredeyse kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet gibi, daha kötü sağlık sonuçlarıyla bağlantılı.
Yapılan araştırmalar beyin sağlığının orta yaşlardan sonra bile iyileşmeye devam edebilecek yönleri olduğunu kanıtladı.
Pişmanlık duymadan yaşamak yaygın bir özdeyiş olsa da, gerçeklikte pek rastlanmaz.
Yapılan çalışmalar, insanların yaklaşık yüzde 90’ının hayatlarında en az bir büyük pişmanlık duyduğunu buldu.
Hollanda’daki Tilburg Üniversitesi’ne ekonomi psikolojisi alanında Doç.
Dr.
Julia Nolte, “Birçoğumuz hayatımızın sonuna geldiğimizde asla çözemeyeceğimiz çok büyük pişmanlıklar yaşayacağımızdan endişe duyabiliriz ve bunun çok yaygın bir deneyim olduğunu bilmek biraz teselli verebilir” sözlerini kaydetti.
Yaşlanmak, pişmanlıkların hem acısını hem de sıklığını azaltıyor gibi görünüyor.
Emotion dergisinde yayınlanan bir çalışmada, Nolte ve ekibi yaşları 21 ile 89 arasında değişen 90 yetişkinin büyük pişmanlık duygularını yaşın nasıl etkilediğini analiz ettiler.
Yaşlı yetişkinler, gençlere göre son bir yılda daha az büyük pişmanlık duyduklarını bildirdiler. Çalışmada, yaşlıların son zamanlarda hiç pişmanlık duymadıklarını söyleme olasılıkları daha yüksekti.
Yaşlılar yakın zamanda büyük bir pişmanlıkları olduğunda, bu pişmanlıkların ilişkiler veya diğer insanlarla olan ilişkileriyle ilgili olma olasılığı daha düşük. İleri yaşta olanlarda hem yakın zamana ait hem de yaşam boyu süren büyük pişmanlıkların, kaçırılan fırsatlar veya gidilmeyen yollarla ilgili olma olasılığı daha yüksek bulundu.
Ayrıca, yaşlılar “ne olabilirdi” düşüncelerine karşılık olarak öfke veya hayal kırıklığı gibi “yoğun” duygulara daha az sahipti.
Nolte, “Yaşlı yetişkinlerin ‘Son zamanlarda büyük pişmanlıklarım yok’ deme olasılıkları daha yüksek ve pişmanlıkları olduğunda da olumsuz duyguların etkisi daha az oluyor” ifadelerini kullandı.
Yaş ilerledikçe daha unutkan ve zihinsel işlem hızı yavaşlayabilir ancak ortalama olarak, yaşlılar bilgi veya dil gerektiren testlerde daha iyi performans sergilerler.
Yapılan bir araştırmaya göre, 70’li ve 80’li yaşlardaki yetişkinler, 20, 30 ve 40’lı yaşlardakilere kıyasla kelime bilgisi kousunda daha yüksek puan aldı.
Yeni durumlara hızlıca uyum sağlama ve mantık yürütme yeteneği bazı ölçümlere göre 20’li yaşlar civarında, erken ve orta yetişkinlik döneminde zirveye ulaşma eğiliminde ve çalışmalar, biriktirilen tüm deneyimleri, gerçekleri ve becerileri uygulama yeteneğinin 70 yaşına kadar istikrarlı kaldığını veya gelişmeye devam ettiğini gösterdi.
Yaşlı insanlar sadece bilgi birikimlerini değil, bilgeliklerini de artırmaya devam edebilirler.
Yaşlılık nöropsikiyatrisi ve Dünya Psikoterapi Federasyonu Başkanı Dr.
Dilip Jeste, bilgeliği empati ve şefkate sahip olmanın yanı sıra öz yansıtma, öz düzenleme ve farklı bakış açılarını kabul etme yeteneğini de içeren karmaşık bir kişilik özelliği olduğunu ifade etti. Çalışmalar, daha yüksek bir bilgelik seviyesine sahip olmanın, yaşam boyu genel sağlık ve duygusal refahın artmasıyla bağlantılı olduğunu gösterdi.
Jeste, yaşlıların ortalama olarak gençlere göre empati, duygusal düzenleme ve öz yansıtma gibi bilgelik unsurlarının farklı yönlerinde daha yüksek puan aldıklarına dair kanıtların olduğunu belirtti.
Nöropsikiyatr, “Bilgeliğin bu bileşenlerine sahip olan insanlar, yaşlandıkça daha da bilgileşme eğilimindedirler” sözlerini kaydetti.