Yemek Tarifleri
Rize
Açık
weather
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Yaz Aylarında Böbrek Taşı Riskine Karşı Dikkat! Üroloji Uzmanı Uyardı: Susuzluk Limon Testiyle Belirleniyor!

Yaz Aylarında Böbrek Taşı Riskine Karşı Dikkat! Üroloji Uzmanı Uyardı: Susuzluk Limon Testiyle Belirleniyor!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte acil servislerde böbrek taşı vakalarında artış gözlemleniyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu, sıvı kaybının idrarın kimyasını bozarak taş oluşumunu artırdığını belirterek, idrar renginin sağlığın göstergesi olduğunu vurguladı. Ayrıca çay ve kahvenin böbrek taşı riskini etkileyip etkilemediği, günlük su tüketiminin ne olması gerektiği ve böbrek sağlığını korumak için 'limon sarısı' formülünün önemi üzerine bilgiler aktardı. Bu uyarılar, sıcak havalarda böbrek sağlığını korumanın önemini gözler önüne seriyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Her yaz, yüksek sıcaklıklar ve yetersiz sıvı alımı nahiyesinde böbrek taşı ile mücadele eden hastaların sayısı ciddi oranda artıyor. Ancak uzmanlar, bu rahatsız edici durumu bir "yaz kaderi" olarak değil; önlenebilir bir ihmal olarak değerlendiriyorlar. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Onur Danacıoğlu, Merve Kantarcı Çulha ile gerçekleştirdiği bir röportajda, vücudun susuz kalmasının böbrek taşları üretiminde nasıl etkin bir rol oynadığını oldukça çarpıcı bir şekilde örneklendirdi.

Böbrekler ve Su İlişkisi

Böbrekler, vücutta günlük olarak büyük bir denge kurarlar. İdrar rengi, böbreklerin sağlık durumu hakkında önemli ipuçları verir. Danacıoğlu, bu dengeyi korumanın suyun varlığına bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Su eksikliği, böbreklerin bazı hormonlarla kendilerini koruma altına almasına sebep olur. Bu durumda, idrar daha yoğun hale gelirken, kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler aynı miktarda atılmaya devam eder. Ancak, bu maddeler daha az su ile birlikte dışarı atıldığı için, tıbbın "süpersatürasyon" olarak adlandırdığı bir durum ortaya çıkar. Bu da böbreklerde kristal oluşumunun başlangıcıdır.

Sıcak Havaların Etkisi

Yaz mevsiminin gelmesi, böbrek taşı şikayetlerinin hastanelere başvurularında belirgin bir artışa yol açıyor. Özellikle Temmuz ve Ağustos ayları, bu rahatsızlık ile ilgili en yoğun dönemleri oluşturuyor. Bunun nedeni sadece sıcak havalar değil, aynı zamanda bu mevsimde artan terleme ve sıvı kaybıdır. İnsan vücudu, kavurucu sıcakta saatte yarım litre kadar sıvı terleyerek kaybedebilir. Eğer bu kaybettiğimiz sıvı yeterince karşılanmazsa, idrar koyulaşır ve taş yapıcı maddelerin birikmesinin önündeki engeller ortadan kalkar. Ülkemizin son yıllarda küresel ısınma ile birlikte böbrek taşının yaygın olduğu bir coğrafya haline gelmesi, bu durumun ne kadar ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.

Diyetin Rolü

Yaz aylarında beslenme alışkanlıkları da önemli değişiklikler gösteriyor. Yüksek proteinli gıdaların arttığı bu mevsimde, vücut daha fazla ürik asit üretir ve idrarın asidik hale gelmesine sebep olur. Ayrıca, çilek, ıspanak, fındık gibi oksalat yönünden zengin yiyeceklerin tüketimi yaz aylarında artar. Bu tür gıdalar, vücutta kimyasal yük oluştururken, yeterli su alımı olmadan böbrek sağlığını tehdit eder. Karpuz veya domates gibi su oranı yüksek gıdaların tüketilmesi, dengeleyici bir etki sağlasa da, susuz kalmamak için yeterli miktarda su içmek şarttır. Dolayısıyla, yaz aylarında böbrek taşlarının oluşumu, alınan birçok küçük kararın sonucu olarak değerlendirilebilir.

Sıvı Tüketiminin Önemi

Herkesin bildiği "Günde sekiz-on bardak su içmelisiniz" önerisi, aslında her birey için geçerli bir kural değildir. Kişinin kilosu, fiziksel aktivite seviyesi, sıcaklık durumu ve böbrek taşı geçmişi gibi etkenler, günlük su gereksinimini büyük oranda değiştirir. Taş geçmişi olan bireyler, günlük idrar hacimlerini 2-2,5 litre arasında tutmalıdır. Bu, genellikle 3 litre ve üzerinde sıvı alımını gerektirebilir. Hastalar, idrarlarının rengini takip ederek yeterli su alıp almadıklarını kontrol edebilirler. Sağlıklı bir idrar rengi açık sarı veya limon sarısı olmalıdır, aksi halde bu yetersiz su alımının işareti olabilir.

Yanlış Bilgiler ve Düzeltmeler

İdrar miktarını ve rengini takip ederek su tüketimini artırmak, böbrek taşı oluşumunu önlemenin en etkili yollarından biridir. Doç. Dr. Danacıoğlu, saf suyun taş oluşumunu önlemede en etkili yöntem olduğunu belirtmektedir. Ayrıca limonlu su gibi doğal içerikler de taş oluşumuna karşı faydalı olabilir. Ancak bazı yaygın yanlış bilgiler de mevcut; örneğin, kahvenin taş riskini artırdığı düşüncesi yanlıştır ve hatta bazı çalışmalar, kahvenin hafif koruyucu etkisi olduğunu göstermektedir. Öte yandan, siyah çay konusunda dikkatli olunması gerektiği belirtiliyor; çünkü çay, oksalat içermekte olup bazı hastalarda birikim riskini artırabilir. Gazlı içecekler ise fosfat içerikleriyle idrarın kimyasını bozabilir. Bu nedenle hastalara, bol su içmeleri ve böbrek sağlığı konusunda uzman görüşleriyle desteklenmeleri tavsiye edilmektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *