ÇAYKUR’da yaşanan mesele bir yönetim tartışması değil, bir zihniyet mücadelesidir
Bir tarafta;
devleti emanet bilenler var.
Diğer tarafta;
devleti ganimet görenler.
ÇAYKUR bugün bu iki anlayışın tam ortasında duruyor.
Ve ilk defa uzun zamandır
*emanet anlayışı baskın geliyor.*
İşte bu yüzden bu kadar gürültü var.
İşte bu yüzden bu kadar telaşlılar.
Çünkü kaybedenler bağırır,
kazananlar işine bakar.
Bugün ÇAYKUR’da:
* Üreticiye verilen söz tutuluyor
* Kurumun itibarı korunuyor
* “Nasıl olsa devlet” cümlesi tarihe gömülüyor
Bu düzen bozulmasın diye yazıyoruz.
Bu düzen devam etsin diye konuşuyoruz.
Çünkü biliyoruz ki ÇAYKUR düşerse,
üretici düşer.
Üretici düşerse,
bölge çöker.
Buradan bir kez daha açık ve net söylüyoruz:
ÇAYKUR üzerinden algı yapanlar,
yarın bu milletin vicdanında yargılanacaktır.
Bugün sponsorlu yalanlarla gündem kuranlar,
yarın gerçeğin altında kalacaktır.
Biz korkmuyoruz.
Biz geri durmuyoruz.
Biz susmuyoruz.
Çünkü doğrular savunulmazsa,
yanlışlar normalleşir.
Ve biz yanlışın normalleşmesine izin vermeyeceğiz.
ÇAYKUR için,
üretici için,
bu ülkenin onuru için…