Makamın yükünü taşımak: Sorumluluk ve disiplin anlayışıyla yeni bir dönem başlıyor
Bazıları makamı taşır.
Bazıları makamın yükünü.
Aradaki fark,
saat kaçta geldiğinle değil,
iş bitmeden kalkıp kalkmadığınla ölçülür.
07.45’te başlayıp 01.00’de biten bir gün,
“ben görevliyim” demek değildir.
“Bu işten sorumluyum” demektir.
Yusuf Ziya ALİM’in çizgisi tam buradadır.
O çizgi;
kolay olanın değil,
doğru olanın çizgisidir.
Bu yüzden rahatsızlık vardır.
Çünkü düzen,
en çok düzene alışmış yanlışları bozar.
Bugün ÇAYKUR’da:
* Disiplin konuşulmuyorsa ama hissediliyorsa
* İşler reklamla değil sonuçla anılıyorsa
* Üretici kapıda beklemiyor, masada yer buluyorsa
Bu,
bir anlayışın yerleştiğini gösterir.
Bu anlayış;
“benim işim bitti” anlayışı değildir.
Bu anlayış;
“kurumun işi bitmedi” anlayışıdır.
Biz bu farkı yazıyoruz.
Çünkü yarın biri çıkıp
“herkes aynıydı” derse,
itirazımız olsun diye yazıyoruz.
Kimseyi kutsamıyoruz.
Ama yük alanı da
yükten kaçanla bir tutmuyoruz.
Yusuf Ziya ALİM;
işten kaçmayan,
hesaptan kaçmayan,
sorumluluktan kaçmayan bir çizgidedir.
Ve biz bu çizgide durmanın
ne anlama geldiğini biliyoruz.
Yol devam.
Disiplin devam.
Emanete sahip çıkma devam.
Susmadık.
Unutmadık.
Vazgeçmedik.
Ve bu da son değil,
bir not daha olsun:
Bu ülkede bazı insanlar
mesai yapar.
Bazıları ise
mesaiyi anlamlı kılar.
✍️ TARIK