Türk savunma sanayiinin son yıllarda izlediği dışa açılma stratejisi, Güneydoğu Asya’da kalıcı bir askeri-endüstriyel alana dönüşüyor. ABD merkezli küresel savunma yayın organları Breaking Defense ve denizcilik alanının saygın mecralarından Naval Today, Türk savunma şirketi Desan’ın Malezya’da inşa edeceği tersaneyi “stratejik kırılma noktası” olarak tanımladı. Analizlere göre Türkiye, bu hamleyle yalnızca platform ihracatı yapan bir ülke olmaktan çıkarak, Güneydoğu Asya’da üretim, bakım, modernizasyon ve teknoloji transferi sağlayan kalıcı bir savunma ortağı konumuna yükseliyor.
STRATEJİK EŞİK AŞILDI
ABD merkezli Breaking Defense’te yayımlanan kapsamlı analizde, Desan’ın Malezya’da kuracağı tersanenin Türk savunma sanayii açısından “ilk” olma niteliği taşıdığı vurgulandı. Analize göre Desan, Malakka Eyaleti’ne bağlı Straits of Melaka Waterfront Ekonomik Bölgesi (SM-WEZ) ile ortak girişim ve iş birliği anlaşması imzalayarak, Türkiye’nin ilk yurt dışı tersane yatırımını hayata geçiriyor. Breaking Defense analizinde, tersanenin askeri ve ticari gemiler için yeni inşa, bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetlerine odaklanacağı, 171 dönümlük alana kurulacağı ve yaklaşık iki yıl içinde faaliyete geçeceği bilgisine yer verildi. Uzmanlara göre bu yatırım, Ankara’nın Güneydoğu Asya’daki savunma bağlarını dönüştürecek nitelikte.
MALEZYA İLE GÜÇLÜ SAVUNMA
Denizcilik dünyasının saygın yayın organlarından Naval Today ise gelişmeyi Türkiye-Malezya savunma ilişkilerinde yeni bir aşama olarak değerlendirdi. Yayın organına göre Desan, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı için inşa ettiği çok amaçlı görev gemisinin ardından MPMS-2 adlı ikinci platform için de anlaşma imzaladı. Anlaşma, Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Malezya Başbakanı Enver İbrahim’in katıldığı üst düzey törenle resmileştirildi. MPMS-2’nin gelişmiş sensörler, silah sistemleri ve modern haberleşme altyapısıyla donatılacağı, ayrıca ilk kez insansız/otonom su üstü aracı (USV) ihracatını da kapsadığı vurgulandı. Naval Today’e göre bu özellik, Türkiye’nin yalnızca klasik deniz platformlarında değil, insansız deniz sistemleri alanında da küresel aktör olma iddiasını güçlendiriyor.

TÜRKİYE KAPASİTE İNŞA EDİYOR
Breaking Defense analizinde dikkat çekilen bir diğer başlık ise Türkiye’nin izlediği “üçüncü yol” savunma stratejisi oldu. Uzmanlara göre ABD ile Çin arasındaki rekabet, Batılı ülkelerin ihracat kısıtlamaları ve Çin’in teknoloji sınırlamaları, Güneydoğu Asya’daki Müslüman ülkeleri alternatif savunma ortakları arayışına itti. Uzmanlar, Türkiye'nin bu boşluğu, uygun maliyetli, sahada test edilmiş ve teknoloji transferine açık sistemleriyle doldurduğunun altını çiziyorlar. Analizde, Desan yatırımıyla birlikte Türkiye’nin bölgede sadece ürün satan değil, “yerel kapasite inşa eden” bir savunma ortağı olarak öne çıktığı, bunun da Ankara-Kuala Lumpur hattında “benzeri görülmemiş” bir sanayi iş birliği potansiyeli yarattığı ifade edildi.
GÜNEYDOĞU ASYA’DA KALICI YAPI
Naval Today ve Breaking Defense'de yayınlanan analizlere göre Malezya tersanesi projesi, Türkiye’nin Güneydoğu Asya’daki varlığını geçici projelerden “kalıcı altyapıya” taşıyan kritik bir adım. Tersanenin devreye girmesiyle birlikte Türk savunma sanayiinin bölgedeki lojistik, bakım ve modernizasyon ihtiyaçlarını yerinde karşılayabileceği, bunun da yeni sözleşmelerin önünü açacağı değerlendirmesi yapılıyor. Savunma uzmanları, Desan’ın Malezya hamlesini, Türkiye’nin deniz savunma sanayiinde küresel tedarikçi ve üretici ülke konumuna yükselişinin somut göstergesi olarak okuyor.
