Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
weather
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Politika DEVA Partili Karal: Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan, birçok Müslüman coğrafyada acı ve gözyaşının ayına dönüyor

DEVA Partili Karal: Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan, birçok Müslüman coğrafyada acı ve gözyaşının ayına dönüyor

Haberleri
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Ramazan ayının birçok Müslüman coğrafyada savaşların gölgesinde yaşandığını vurgulayarak, “Rahmet ve mağfiret ayı olması gereken Ramazan bugün İran’dan Lübnan’a, Gazze’den Afganistan’a, Irak’tan Suriye’ye kadar birçok yerde acının ve ölümün ayına dönüşmüş durumda. Ramazan gecelerinde gökyüzünü yıldızlar değil, bombaların ışığı aydınlatıyor. Ne yazık ki 2 milyarlık İslam âlemi çoğu zaman bu trajediler karşısında sessiz kalıyor, sadece seyretmekle yetiniyor. En acısı da bu.” dedi.

DEVA Partili Hasan Karal, Kadir Gecesi dolayısıyla yaptığı açıklamada Ramazan’ın aslında insanların aynı sofrada buluştuğu, duaların yükseldiği ve gönüllerin yumuşadığı bir zaman dilimi olması gerekirken ne yazık ki milyonlarca Müslümanın bu ayı bombaların, yoksulluğun ve acının gölgesinde geçirdiğini ifade etti.

“Her Ramazan bir Müslüman coğrafyasında acı, gözyaşı”

Müslüman coğrafyaların uzun yıllardır savaş ve çatışmalarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Karal, “Ramazan ayı Müslümanlar için rahmetin, bereketin ve mağfiretin ayıdır. Ancak ne yazık ki bugün birçok coğrafyada Ramazan huzurun değil acının, kardeşliğin değil çatışmanın gölgesinde yaşanıyor. Afganistan’da Ramazan bombaların altında geçti. Irak’ta Ramazan şehir savaşlarının ortasında yaşandı. Suriye’de Ramazan gecelerinde gökyüzünü aydınlatan şey yıldızlar değil, bombaların ışığı oldu. Gazze’de ise Ramazan yıllardır ablukanın ve saldırıların gölgesinde yaşanıyor. Sudan’da çocuklar sahura değil, silah seslerine uyanıyor. Yemen’de bir annenin duası, açlıktan kıvranan evladı için yükseliyor. Ramazan barışın, merhametin ve insanlığın yeniden hatırlandığı bir zaman olmalı iken, bugün de İran’da ve Lübnan’da Ramazan ayı kan ve gözyaşı içinde geçiyor.” şeklinde konuştu.

Milletvekili Karal, İslam coğrafyasında yaşanan insani dramın vicdanları yaraladığını, savaşların en ağır bedelini sivillerin ve özellikle çocukların ödediğinin altını çizdi.

“İslam dünyasının sessizliği vicdanları yaralıyor”

Kadir Gecesi’nin insanlık için bir muhasebe ve uyanış çağrısı olduğunu ifade eden Karal, İslam dünyasının yaşanan trajediler karşısındaki sessizliğinin de sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, “Bugün yeryüzünün birçok yerinde Müslümanlar Kadir Gecesi’ni huzurla değil, kan ve gözyaşıyla karşılıyor. Bütün bunlar yaşanırken 2 milyarlık İslam âleminin çoğu zaman yalnızca seyretmekle yetinmesi vicdanları yaralıyor. Kur’an bize zulme karşı susmamayı emreder. Peygamber Efendimiz ‘Zulme rıza zulümdür’ diye öğretir. Ne yazık ki bugün öyle bir dünya düzeni kurulmuş ki mazlumun çığlığı çoğu zaman diplomasi koridorlarında kayboluyor. Adaletin sesi çıkar hesaplarının altında boğuluyor. Daha acısı, bazıları sadece susmakla kalmıyor; adeta yangına körükle gidiyor. Zulmü durdurmak yerine bu acımasız düzenle uyum içinde hareket etmeyi tercih ediyor.” ifadelerine yer verdi.

“Kadir Gecesi bir uyanış çağrısıdır”

Karal, Kadir Gecesi’nin yalnızca dua gecesi değil aynı zamanda insanlık için bir uyanış çağrısı olduğunu kaydetti. Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün Kadir Gecesi bize bir gerçeği hatırlatıyor: Tarih boyunca hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmedi. Firavunlar da vardı, Nemrutlar da vardı, zalim imparatorluklar da vardı ama hepsi gelip geçti. Zulüm ne kadar güçlü görünürse görünsün hakikat karşısında ayakta kalamaz. Kadir Gecesi sadece dua gecesi değil, aynı zamanda bir uyanış gecesi olmalıdır. Çünkü 2 milyarlık bir ümmetin sessizliği değil, vicdanı konuştuğunda dünya değişir. Ve unutmayalım, tarih bugünü yazdığında herkesin nerede durduğunu da yazacaktır.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *