Yemek Tarifleri
Rize
Kapalı
weather
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Rize Hakkında Rize Gezilecek Yerler: Rize’de Mutlaka Görmeniz Gereken En İyi 22 Yer

Rize Gezilecek Yerler: Rize’de Mutlaka Görmeniz Gereken En İyi 22 Yer

Doğu Karadeniz’in masal kenti Rize, dünyaca ünlü doğal güzelliklere ev sahipliği yapan büyüleyici bir şehir. Karadeniz’in bol yağışlı ve hırçın iklimi sayesinde her daim yeşil kalabilen yemyeşil yaylaları, uçsuz bucaksız ormanları, metrelerce yükseklikten çağlayan şelaleleri, tarihi kaleleri ve köprüleri ile doğayla iç içe bir tatil hayal edenler için dört dörtlük bir destinasyon seçeneği oluşturuyor.

Haberleri
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 12 dk

Eğer yeşilin binbir tonuna doyacağınız, doğanın kalbinde zaman geçireceğiniz ve zihninizi dinlendireceğiniz bir tatil yapmak istiyorsanız; Rize sizi asla hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Ancak bu kenti keşfe çıkmadan önce biraz araştırma yapmakta fayda var. Çünkü Rize’nin doğal güzellikleri ve tarihi mirasları kentin dört bir yanına dağılmış durumda ve tatil planlamasını doğru güzergahlar oluşturarak yapmak zamanı verimli kullanmayı da kolaylaştırıyor. Siz de Rize’yi keşfetmeye en doğru noktadan başlamak istiyorsanız Rize gezilecek yerler rehberimiz tam size göre. Gelin, tabiatın doğal örtüsünü tüm ihtişamıyla bizlerle buluşturan bu kenti daha yakından tanıyalım. 

1. Ayder Yaylası - Çamlıhemşin 

Rize’de mutlaka görülmesi gereken yerler listesine elbette Ayder Yaylası’yla başlıyoruz. Her ne kadar son yıllarda çok yoğun ilgi görmesi sebebiyle artık bir doğa harikasından ziyade turizm merkezine dönüşmüş olsa da, yolu Rize’ye düşenlerin Ayder’in nefis manzaralarından mahrum kalmaması gerektiğini düşünüyoruz. Kaçkar Dağları’nın ihtişamlı manzarasını da gören yayla çok zengin bir fauna ve floraya ev sahipliği yapıyor. İçinde ünlü Ayder Kaplıcaları da mevcut. Burada otelden pansiyona, kamp alanından yayla evine, bungalov işletmesinden lokantaya kadar envai çeşit konaklama ve yeme içme tesisini de bulabiliyorsunuz. Ayrıca, Ayder’den Gelintülü ve Gürgendibi şelalelerine yürüyerek ulaşım sağlanabiliyor. 

2. Pokut Yaylası - Çamlıhemşin

Çamlıhemşin’in merkezinden 15 kilometre yol kat ederek ulaşabileceğiniz Pokut Yaylası, ilçenin Ayder’den sonra en gözde turizm merkezlerinden biri haline geldi. Tek kelimeyle eşsiz bir doğaya ev sahipliği yapan bu yayla, Fırtına Deresi ile Hala Deresi’nin kollarını kapsayan vadilerin tam arasında bulunuyor. Yaylaya yalnızca özel araçla ulaşmak mümkün ve güzergah da biraz zorlu. Hem dik hem de bozuk bir yolu takip etmeniz gerektiği için, altınızda bir arazi aracı olmasında yarar var. Pokut Yaylası’nda pansiyon şeklinde hizmet veren yayla evleri yer alıyor. Aslında burada kendi imkanlarınızla kamp yapmanız da mümkün ama öncesinde jandarmadan izin almanızı tavsiye ederiz. Çünkü yanlışlıkla çadırınızı yayla sakinlerinin özel arazilerine kurabilirsiniz, ki bundan pek hoşlanmayacaklardır. 

3. Kaçkar Dağları Milli Parkı - Çamlıhemşin

Hemşin ve Fırtına dereleriyle çevrelenen Kaçkar Dağları Milli Parkı, yalnızca Rize’ye değil; Artvin’e ve Erzurum’a da yayılan devasa bir alan. Çamlıhemşin’in merkezinden yaklaşık 16 kilometre sonra milli park sınırlarının başladığı alana geliyorsunuz. 9 köyü ve 33 yayla yerleşimini de içine alan bölge olağanüstü zenginlikte bir bitki örtüsüne ev sahipliği yapıyor. İçinden geçen dereleriyle, zengin yaban hayatıyla, yürüyüş parkurlarıyla, kamp alanlarıyla ve rengarenk çiçekleriyle masallardan fırlamış gibi görünen bir doğa harikasından söz ediyoruz. Bölgenin en yüksek noktası olan ve rakımı 3992 metreye ulaşan Kaçkar Zirvesi de burada bulunuyor. Ayrıca, milli park sınırları içinde çay bahçesi, lokanta, büfe ve tuvalet gibi olanaklar da mevcut. 

4. Fırtına Vadisi - Çamlıhemşin ve Ardeşen

Rize’nin yüksek debisiyle ün salmış olan Fırtına Deresi, Kaçkar Dağları’nın deniz tarafındaki yamaçlarında akan derelerin buluşmasıyla oluşmuş görkemli bir akarsu. Yaklaşık 68 kilometre uzunluğunda ve debisi sayesinde rafting için de harika bir ortam sunuyor. Fırtına Deresi’nin ve kollarının kapsadığı bölge de Fırtına Vadisi olarak adlandırılıyor. Çamlıhemşin ve Ardeşen ilçelerine yayılan vadi 1998 yılından beri birinci derece doğal sit alanı statüsüyle koruma altındaydı. Fakat ne yazık ki 2024 yılında bu statü üçüncü dereceye düşürüldü. Dolayısıyla vadide yapılaşmanın önü açılmış oldu ve vadinin bakir doğasını keşfetmek isteyenlerin özellikle şimdi elini çabuk tutmasında fayda var. 

Fırtına Vadisi oval şekilli buzul gölleri, tarihi köprüler ve kaleler, envai çeşit bitki türü ve yaban hayatı gibi birçok güzelliğe ev sahipliği yapıyor. Hem tarih hem de doğa tutkunlarının bu bölgeyi, henüz doğallığını kaybetmemişken görmesini çok isteriz. 

5. Gelintülü Şelalesi - Çamlıhemşin

Ayder Yaylası’nın merkezinin tam karşısında bulunan Gelintülü Şelalesi, Türkiye’nin en güzel şelaleleri arasında ilk sıralarda. 1500 metre yükseklikten dik şekilde çağlayan sularıyla ülkemizin en uzun şelalelerinden birini oluşturuyor. Çevresi ladin ağaçlarıyla çevrelenen şelalenin suyu, akış esnasında gelin duvağını andıran bir görünüme sahip olduğu için Gelintülü ismini almış. Gelintülü Şelalesi de Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın sınırları içinde kalan doğa harikalarından biri. 

6. Tar Deresi Bulut Şelalesi - Çamlıhemşin

Türkiye’nin en yüksekten akan şelalesi de Çamlıhemşin’de. 250 metre yükseklikten dökülen Tar Deresi Bulut Şelalesi, ilçe merkezinden 13 kilometre mesafede bulunuyor. Şelaleye ulaşmak için bir süre araç yolundan ilerlemeniz, ardından yol bittiğinde de yayan halde yaklaşık iki kilometre devam etmeniz gerek. Ancak bu parkur yemyeşil ormanların içinden geçtiği için çok keyifli bir atmosfere sahip. Tabiat anıtı statüsünde bulunan Tar Deresi Buut Şelalesi toplamda dört kademeden oluşuyor. Dilerseniz, suların döküldüğü alanda oluşan göletin buz gibi sularında yüzebiliyorsunuz.  

7. Palovit Şelalesi - Çamlıhemşin

Tar Deresi Bulut Şelalesi kadar olmasa da epey yüksekten çağlayan Palovit Şelalesi de Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda mutlaka görmenizi önerdiğimiz doğa harikalarından biri. Aslında suları çok güçlü bir debiyle çağlıyor ama meydana gelen cadı kazanları sebebiyle döküldüğü yerde bir gölet oluşmuyor. Şelalenin çevresinde hem kamp hem de piknik alanları mevcut. Özellikle yaz aylarında Palovit’in çevresi cıvıl cıvıl bir atmosfere kavuşuyor. 

8. Elevit Yaylası - Çamlıhemşin

1884 metre rakımda ve Kaçkar Dağları’nın eteklerinde bulunan Elevit Yaylası da horon şenlikleriyle ünlü. Her yıl ağustos ayında ziyaretçi akınına uğruyor. Rize’nin tüm yaylaları birer yeryüzü cennetini andırdığı için Elevit’in doğal güzelliklerinden de ayrıca bahsetmeye gerek yok. Fakat burada da çok zengin bir bitki örtüsüyle karşılaşacağınızdan hiç şüpheniz olmasın. Yaylada konaklama işletmeleri ve geleneksel yayla evleri de bulunuyor. 

9. Gito Yaylası - Çamlıhemşin

İlçe merkezine 23 kilometre mesafedeki Gito Yaylası da kentin en ünlü yaylalarından biri. Yaylada, yayla sakinlerinin özel arazilerinin sınırlarına girmediği sürece kendi olanaklarınızla kamp yapabiliyor ya da doğrudan kamping işletmelerine konuk olabiliyorsunuz. Daha konforlu bir konaklama deneyimini tercih edenlerin ahşap bungalovları kiralaması da mümkün. Göz alıcı doğal güzelliklere ev sahipliği yapan Gito Yaylası’na ulaşım çok zor değil. Fakat güzergah üzerinde çok az tabela bulunduğu için, eğer bölgeye hakim değilseniz mutlaka navigasyonu takip etmenizi tavsiye ederiz. 

10. Galer Düzü - Çamlıhemşin

Galer Düzü, Ayder’in biraz daha üstünde kalan yemyeşil bir yayla. Burada da her yıl boğa güreşi festivalleri düzenleniyor. 1600 metre rakımdaki yaylada hem kamp hem de piknik yapmak mümkün. Ayder Yaylası’ndan Galer Düzü’ne yalnızca 6 kilometre yol kat ederek ulaşabiliyorsunuz. 

11. Şenyuva Köprüsü - Çamlıhemşin

İsmi Lazcada Çinçiva olan Şenyuva Köprüsü 1696 yılında inşa edilmiş kâgir, kemerli ve tek gözlü bir yapı. Genişliği 2 metre, uzunluğu da 54 metre. Kemerleri kesme taş, kalan bölümleri moloz taş kullanılarak inşa edilmiş. Kitabesi uzun yıllar önce yaşanan bir selde kaybolmuş olsa da, bu bölgenin en eski köprüsü olduğu tahmin ediliyor. Hâlen yaya trafiğine açık ve manzarası müthiş. 

12. Zilkale - Çamlıhemşin

Çamlıhemşin’in tarihi yapılarından söz etmişken iki ünlü kaleden de bahsetmeden geçmemek gerek. Fırtına Vadisi’ndeki sarp bir kayalığın üzerinde bulunan kalenin, ilk olarak 5. ya da 6. yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor. Büyük olasılıkla hem Bizans hem de Osmanlı dönemlerinde yeniden yapılmış ya da ciddi onarımlardan geçirilmiş. Bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılan kalenin rakımı 750 metre civarında. Bu sayede burada da müthiş manzaralarla karşılaşabiliyorsunuz.  

13. Kale-i Bala - Çamlıhemşin

İlçe merkezinden 40 kilometre uzaklıktaki Hisarcık Köyü’nde bulunan Kale-i Bala’nın ne zaman inşa edildiği hâlen bilinmiyor. Fakat Zilkale ile hem kullanım amacı hem de duvar işçiliği bakımından çok benzediği için, büyük olasılıkla aynı dönemlerde inşa edilmişler. Sarp bir kayalığın üzerinde bulunan yapı, geçmiş yıllarda burada bulunan kervan yolunun güvenliğini sağlama görevini üstleniyormuş. Deniz seviyesinden yüksekliği 1900-2000 metreye kadar ulaşıyor. 

14. Anzer (Ballıköy) Yaylası - İkizdere

İkizdere ilçesine geçtiğimize göre, Rize’nin ünlü yaylalarını saymaya kaldığımız yerden devam edebiliriz. Yayla turizminin odak noktalarından biri olan Anzer Yaylası aslında kendi içinde Aşağı Anzer ve Yukarı Anzer olarak iki bölüme ayrılıyor. Aşağı Anzer’e Çiçekliköy, Yukarı Anzer’e de Ballıköy de deniyor. İsimde bal sözcüğünün geçmesi de sürpriz değil, çünkü Anzer yaylasından çıkan Anzer balı lezzeti ve kalitesiyle dünya çapında ünlü. Yaylada konaklama ve yeme içme imkanları da mevcut. 

15. Garzavan Yaylası - İkizdere

Anzer’in komşusu olan Garzavan Yaylası 2100 metre rakıma sahip. İki farklı göle, bir camiye ve hâlen bakir olan müthiş bir doğaya ev sahipliği yapıyor. Eğer turistik açıdan çok popüler olan yaylalardan ziyade daha izole olanları ziyaret etmeyi tercih ediyorsanız Anzer’den daha iyi bir alternatif olabilir. Fakat burada olanaklar elbette daha kısıtlı. 

16. Çağrankaya Yaylası - İkizdere

3200 metrelik rakımıyla kentin en yüksek yaylalarından biri olan Çağrankaya Yaylası da çok daha izole ve sakin bir atmosfere sahip. Üstelik, bu yaylada elektrik ve telefon altyapısı da bulunuyor. Kasaptan bakkala ve hatta kır kahvesine kadar birçok dükkan ve tesise de ev sahipliği yapıyor. Turistik açıdan popüler olan yaylalardan en önemli farkı, içinde herhangi bir konaklama işletmesi bulunmaması. Bu sebeple burada kamp yapmak istiyorsanız kendi çadırınızı getirmeniz gerekiyor. 

17. Gürcüdüzü Yaylası - Fındıklı

Rize’nin Fındıklı ilçesinin en güzel yaylalarından biri de Gürcüdüzü Yaylası. 25 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan yaylanın rakımı yalnızca 910 metre. Hatta düşük rakımı sebebiyle kent sakinleri tarafından yayladan çok bir mesire alanı gibi görülüyor. Ulaşımı diğer yaylalara nazaran çok daha basit. Doğal güzellikleri açısından da ziyaretçilerini asla hayal kırıklığına uğratmıyor. Eğer büyüleyici bir yaylada vakit geçirmek için dağ tepe tırmanmak istemiyorsanız, en ideal destinasyonlardan biri. 

18. Ağaran Şelalesi - Çayeli

Çayeli’nin en ünlü doğal güzellikleri arasında bir yayla değil, görkemli bir şelale var: Ağaran Şelalesi. İsmini sularının bembeyaz köpükler oluşturmasından alan bu şelale ilçe merkezinden 12 kilometre uzaklıkta ve Sırt Köyü’yle komşu. Şairler Deresi’nden doğuyor ve döküldüğü yerde bir gölet oluşturuyor. Ulaşımı çok kolay. Çayeli’nin merkezinden Şairler Deresi’ni takip ederek şelalenin önüne çıkabiliyorsunuz. 

19. Rize Kalesi - Merkez

Buraya kadar hep Rize’nin ilçelerindeki büyüleyici doğal güzelliklerden söz ettik ama kent merkezi de tarihi yapılar ve müzeleri bakımından zengin bir destinasyon. Örneğin, kent merkezindeki Rize Kalesi, Rize manzaralarını izlemek için çıkabileceğiniz en ideal noktalardan birine inşa edilmiş. Bu yapı iç kale ve aşağı kale olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İç kalenin Bizans döneminde ve 500’lü yıllarda, aşağı kalenin ise 1200’lerde inşa edildiği düşünülüyor. Aşağı kale günümüzde yapılaşma sebebiyle neredeyse yok olmuş durumda. Rize Kalesi çay bahçesi benzeri bir tesise dönüştürülmüş ve bu sayede nefis manzaralar eşliğinde keyifli bir çay ya da kahve molası verebiliyorsunuz. 

20. Rize Müzesi - Merkez

Halk arasında ismi Sarı Ev ya da Tuzcuoğlu Konağı olarak anılan iki katlı tarihi konak, Rize’nin en etkileyici yöresel sivil mimari örneklerinden biri. 19. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapı 1998 yılında Rize Müzesi’ne dönüştürülmüş. Haftanın her günü ücretsiz şekilde gezilebilen müzede 17-18. yüzyıllara tarihlenen barok-rokoko tarzındaki mobilyaları, konak hayatı canlandırma alanlarını, etnografik ve arkeolojik eserleri inceleyebiliyorsunuz. 

21. Rize Atatürk Evi Müzesi - Merkez

Atatürk’ün Sonbahar Gezisi olarak adlandırılan seyahatinde, 17 Eylül 1924 tarihinde ziyaret ettiği Rize’de kaldığı konak, günümüzde Rize Atatürk Evi Müzesi’ne dönüştürülmüş durumda. Konağın sahibi olan Mataracı ailesi tarafından müze haline getirilmesi için bağışlanan yapı 1984 yılından beri ziyarete açık. Ücretsiz şekilde gezilebilen müzede Atatürk’ün Rize seyahatlerinin belgelerini, fotoğraflarını ve bu yolculuk sırasında kullandığı eşyaları görebiliyorsunuz. Konağın bir bölümü de kültür merkezi olarak kullanılıyor. 

22. Ziraat Botanik Çay Bahçesi - Merkez

Şehir merkezindeki PTT binasının önünden kalkan belediye otobüsleriyle kolayca ulaşabileceğiniz Ziraat Botanik Çay Bahçesi, Rize Kalesi’nin manzarasını gören bir noktaya kurulmuş. Burada hem Karadeniz coğrafyasında yetişen hem de ülkemizin farklı bölgelerinden özel olarak getirilmiş bitkileri yakından inceleyebiliyorsunuz. Her bir bitkinin Latince ismi, anavatanı ve özellikleri de önlerindeki tabelalarda yazıyor. Bu tesis botanik bahçesinin yanı sıra, bir çay bahçesi olarak da hizmet verdiği için, yemyeşil bir atmosferde çay ve kahve molası vermek de çok keyifli oluyor. Ayrıca, burada çayın üretim süreçlerini anlatan bir müze/fabrika, çay satış mağazası, otopark, çocuk parkı ve Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü de bulunuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *