Osmanlı’dan günümüze uzanan “tuz hakkı” geleneği, Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte Rize’de de yeniden gündeme geldi. Türk kültüründe iki farklı anlamda kullanılan kavram; hem “tuz-ekmek hakkı” deyimiyle vefa borcunu anlatıyor hem de Ramazan’da ev içi emeğe verilen küçük bir hediye geleneğini ifade ediyor.
“Tuz-Ekmek Hakkı” Ne Anlama Geliyor?
Gündelik hayatta sıkça duyulan “tuz-ekmek hakkı” ifadesi, bir kişinin sofrasına oturup ekmeğini yiyen kimsenin ona karşı manevi bir sorumluluk taşıdığı anlamına geliyor. Yani “ekmeğini yediğin insana nankörlük etme” mesajı veriliyor.
Türk Dil Kurumu’na göre de “tuz ekmek hakkı”, birinin iyilik ettiği kimse üzerindeki manevi hakkı olarak tanımlanıyor. Rize’de de özellikle büyüklerin gençlere öğüt verirken kullandığı bu deyim, ahde vefa ve sadakatin sembolü olarak yaşatılıyor.
Ramazan’da “Tuz Hakkı”: Emeğe Teşekkür
“Tuz hakkı”nın ikinci anlamı ise Ramazan ayına dayanıyor. Osmanlı dönemine dayandırılan geleneğe göre; gün boyu oruçlu olmasına rağmen iftar sofraları için yemek hazırlayan, yemeğin tuzunu ayarlarken sınırlı tadım yapabilen kadınlara bayram sabahı küçük bir hediye verilirdi.
Bu hediye, bir teşekkür ve gönül alma anlamı taşıyordu. Ev içi emeğin görünür kılındığı bu adet, bazı ailelerde bugün de sürdürülüyor.
Rize’de de özellikle geleneklerine bağlı ailelerde bayram sabahı annelere ya da evin büyüklerine küçük hediyeler verilerek “tuz hakkı” hatırlatılıyor. Kimi aileler bunu sembolik bir altın, kimi ise küçük bir armağanla yerine getiriyor.
Osmanlı’dan Bugüne Değişen Yüzü
Geçmişte daha güçlü bir kültürel karşılığı olan “tuz hakkı”, bugün sosyal medya sayesinde yeniden popülerleşmiş durumda.
Deyim boyutu: “Tuz-ekmek hakkı” hâlâ nankörlük etmeme ve vefa çağrısı olarak kullanılıyor.
Gelenek boyutu: Ramazan’daki “tuz hakkı” ise bazı evlerde bayram sabahı verilen küçük hediyelerle yaşatılıyor.
En Çok Karıştırılan Nokta
Uzmanlara göre “tuz hakkı” tek bir anlama indirgenmemeli.
Bir yanda deyim olarak kullanılan ve manevi sorumluluğu ifade eden “tuz-ekmek hakkı”, diğer yanda Ramazan’a özgü bir teşekkür geleneği bulunuyor.
Rize’de de hem sözlü kültürde hem de aile içi uygulamalarda yaşayan bu kavram, Ramazan ayının paylaşma, vefa ve minnet duygularını pekiştiren önemli değerler arasında yer alıyor.