Rize
Açık
weather
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Rize Hakkında Rize’de Ramazan Geleneği: Osmanlı’dan Günümüze Tuz Hakkı Yaşatılıyor

Rize’de Ramazan Geleneği: Osmanlı’dan Günümüze Tuz Hakkı Yaşatılıyor

Rize'de "tuz hakkı" geleneği, Ramazan'ın manevi atmosferiyle yeniden önem kazandı. Bu kavram, hem "tuz-ekmek hakkı" ile vefa borcunu, hem de iftar için çalışanlara teşekkür hediyelerini ifade ediyor. Gelenek, ailelerde hala sürdürülüyor ve sosyal medya sayesinde popülerleşiyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Osmanlı’dan günümüze uzanan “tuz hakkı” geleneği, Ramazan ayının manevi atmosferiyle birlikte Rize’de de yeniden gündeme geldi. Türk kültüründe iki farklı anlamda kullanılan kavram; hem “tuz-ekmek hakkı” deyimiyle vefa borcunu anlatıyor hem de Ramazan’da ev içi emeğe verilen küçük bir hediye geleneğini ifade ediyor.

“Tuz-Ekmek Hakkı” Ne Anlama Geliyor?

Gündelik hayatta sıkça duyulan “tuz-ekmek hakkı” ifadesi, bir kişinin sofrasına oturup ekmeğini yiyen kimsenin ona karşı manevi bir sorumluluk taşıdığı anlamına geliyor. Yani “ekmeğini yediğin insana nankörlük etme” mesajı veriliyor.

Türk Dil Kurumu’na göre de “tuz ekmek hakkı”, birinin iyilik ettiği kimse üzerindeki manevi hakkı olarak tanımlanıyor. Rize’de de özellikle büyüklerin gençlere öğüt verirken kullandığı bu deyim, ahde vefa ve sadakatin sembolü olarak yaşatılıyor.

Ramazan’da “Tuz Hakkı”: Emeğe Teşekkür

“Tuz hakkı”nın ikinci anlamı ise Ramazan ayına dayanıyor. Osmanlı dönemine dayandırılan geleneğe göre; gün boyu oruçlu olmasına rağmen iftar sofraları için yemek hazırlayan, yemeğin tuzunu ayarlarken sınırlı tadım yapabilen kadınlara bayram sabahı küçük bir hediye verilirdi.

Bu hediye, bir teşekkür ve gönül alma anlamı taşıyordu. Ev içi emeğin görünür kılındığı bu adet, bazı ailelerde bugün de sürdürülüyor.

Rize’de de özellikle geleneklerine bağlı ailelerde bayram sabahı annelere ya da evin büyüklerine küçük hediyeler verilerek “tuz hakkı” hatırlatılıyor. Kimi aileler bunu sembolik bir altın, kimi ise küçük bir armağanla yerine getiriyor.

Osmanlı’dan Bugüne Değişen Yüzü

Geçmişte daha güçlü bir kültürel karşılığı olan “tuz hakkı”, bugün sosyal medya sayesinde yeniden popülerleşmiş durumda.

Deyim boyutu: “Tuz-ekmek hakkı” hâlâ nankörlük etmeme ve vefa çağrısı olarak kullanılıyor.

Gelenek boyutu: Ramazan’daki “tuz hakkı” ise bazı evlerde bayram sabahı verilen küçük hediyelerle yaşatılıyor.

En Çok Karıştırılan Nokta

Uzmanlara göre “tuz hakkı” tek bir anlama indirgenmemeli.

Bir yanda deyim olarak kullanılan ve manevi sorumluluğu ifade eden “tuz-ekmek hakkı”, diğer yanda Ramazan’a özgü bir teşekkür geleneği bulunuyor.

Rize’de de hem sözlü kültürde hem de aile içi uygulamalarda yaşayan bu kavram, Ramazan ayının paylaşma, vefa ve minnet duygularını pekiştiren önemli değerler arasında yer alıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *