Mabet
Rize’nin İkizdere ilçesi sınırlarında yer alan Şehitlik Camii, hem hüzünlü bir geçmişin hem de güçlü bir vefanın sembolü olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.En yakın yaylaya birkaç kilometre mesafede bulunan bu nokta; Kumhala, Mecuh, Çirmeniman, Eğnaçor, Tahpur, Yediçukur, Kevut, Sırtyayla ve Çağrankaya Yaylası çevresindeki yaylaların kesişiminde yer alıyor. Geçmişte zorlu bir geçiş güzergâhı olan bölgede, tipiye yakalanan askerler, yolcular ve yaylacılar hayatını kaybetti.
Rivayetlere göre tezkeresini alıp memleketine dönmeye çalışan Mehmetçiklerin de aralarında bulunduğu toplam 61 kişinin naaşı, Cimil Demirdağ ile Çağrankaya Yumurtadağ arasında kalan bu noktaya defnedildi. Zamanla bu alan “Şehitlik” olarak anılmaya başlandı.
Zirvede Bir Vefa Eseri
Doğanın sert yüzünü gösterdiği, rüzgârın eksik olmadığı bu yüksek rakımda 2016 yılından sonra hayırsever Mülazım Güler’in öncülüğünde küçük bir cami inşa edildi. Kubbeli ve çift minareli mütevazı yapı, zamanla ek bölümlerle genişletildi. Ziyaretçiler için oturma alanları, su ve çeşitli ihtiyaçların karşılanabileceği imkânlar oluşturuldu. Gökyüzüne uzanan bayrak direği ise zirvenin sembollerinden biri haline geldi.
Yıldırım sisteminin zarar görmediği zamanlarda okunan ezan sesi, dağlarda yankılanarak rüzgâra karışıyor; geçmişte burada hayatını kaybedenlerin hatırasına eşlik ediyor.
Sadece Bir Yapı Değil, Bir Hatıra
Bugün Şehitlik Camii’ni ziyaret edenler yalnızca bir ibadethane görmüyor. Aynı zamanda fedakârlığın, yalnızlığın ve insanın faniliğinin derin izlerini hissediyor. Sessizliğin konuştuğu bu zirvede zaman adeta yavaşlıyor; insan kendisiyle baş başa kalıyor.