Yakın geçmişe kadar uygulanan basit kural gereği, Türkiye’ye ayrılan yayın havuzu geliri doğrudan lig sıralamasına göre paylaştırılıyordu.
Süper Lig şampiyonu bu pastanın yüzde 55’lik dilimini kasasına koyarken, lig ikincisi ise yüzde 45’lik kısımla yetinmek zorundaydı.
Ancak UEFA'nın finansal gelir dağılımında gerçekleştirdiği radikal reform, bu yerel matematiği tamamen işlevsiz hale getirdi.Avrupa futbolunun patronu, "Değer Sütunu" (Value Pillar) adını verdiği yeni konsept ile yayın hakları gelirleri ile kulüplerin katsayı puanlarını tek bir potada birleştirdi.
Artık kulüplerin yerel liglerinde kaçıncı sırada yer aldığından çok, son 5 yıllık süreçte Avrupa kupalarında sergilediği performans ve yakaladığı istikrar finansal ödülün ana belirleyicisi oluyor.İşte iki ezeli rakip arasındaki ekonomik kırılma noktası da tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Fenerbahçe’nin son 5 sezonda topladığı UEFA katsayı puanının Galatasaray’a göre daha yüksek olması, sarı-lacivertlilere doğrudan mali bir avantaj sunuyor.
Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’nin aynı sezonda Şampiyonlar Ligi’ne katılım sağladığı bir tabloda, sarı-lacivertli ekip katsayı üstünlüğü sayesinde sezona ezeli rakibinden yaklaşık 2 ila 3 milyon avro daha fazla gelir garantileyerek başlayacak.
Bu durum, Avrupa sahnesinde uzun vadeli istikrarın saha dışındaki en somut karşılığı olarak dikkat çekiyor.