Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı (DOJ), kamuoyunda büyük yankı uyandıran Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin kritik bir adımı daha geride bıraktı. Bakanlık, Epstein dosyalarında ismi zikredilen "devlet görevlileri ve siyasi nüfuzlu kişiler"den oluşan bir listeyi resmi bir mektupla Kongre’ye iletti. Altı sayfadan oluşan bu belge, isimlerin dosyada yer alış biçimi ve bağlamı üzerine yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
DOJ'un Kongre'ye Sunduğu Epstein İsim Listesinde Kimler Var?
Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan belgelerde, sadece hayatta olan figürlerin değil, uzun yıllar önce vefat etmiş kültürel ve siyasi ikonların da yer alması dikkat çekti. Dış basına yansıyan bilgilere göre listede şu isimler bulunuyor:
Siyasi Figürler: Bill Clinton, Donald Trump, Ronald Reagan, Fidel Castro.
Kültürel İkonlar: Michael Jackson, Marilyn Monroe, Elvis Presley.
İş Dünyası: Les Wexner.
Listenin bu denli geniş bir yelpazeye yayılması, belgelerin içeriğinin sadece kişisel ilişkileri değil, Epstein’ın iletişim ağını, medya kupürlerini ve genel yazışma trafiklerini de kapsadığını gösteriyor.
İsimlerin Listede Yer Alması Suçlama Anlamına mı Geliyor?
Hukukçular ve resmi makamlar, bir ismin bu belgelerde yer almasının doğrudan bir suçlama veya yasa dışı faaliyetle ilişkilendirme anlamına gelmediğinin altını çiziyor. DOJ mektubunda, bu isimlerin dosyalarda hangi bağlamda geçtiğine dair ayrıntı verilmediği belirtildi.
Uzmanlara göre bir ismin dosyada bulunma nedenleri şunlar olabilir:
Üçüncü şahıslar arasındaki yazışmalarda adının geçmesi.
Epstein'ın arşivlediği medya raporları veya haber içerikleri.
Epstein’ın geniş sosyal ve iş ağı içindeki dolaylı temaslar.
Bu bağlam eksikliği, isimlerin dosyada "nasıl" yer aldığının bilinmemesi nedeniyle kamuoyunda farklı yorumlara yol açıyor.
Siyasi İsimlerden Gelen Tepkiler ve Bağlam Tartışması
Listenin yayımlanma biçimi ABD Kongresi'nde de yankı buldu. Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene, kendi isminin de dosyada yer aldığını doğrularken, bu durumun tamamen alakasız bir haber içeriğiyle ilgili olduğunu ifade etti. Greene, tarihi figürlerle aynı listede yer almanın kafa karıştırıcı olduğunu savundu.
Benzer şekilde Temsilci Ro Khanna, suç unsuru barındırmayan veya sadece dolaylı olarak anılan isimlerin, herhangi bir açıklama yapılmadan aynı listede sunulmasının "suyu bulandırdığını" dile getirdi. Bu durum, şeffaflık ile kişisel itibarın korunması arasındaki denge tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Epstein Belgelerinde Şeffaflık ve Hukuki Süreç
Epstein dosyalarına dair süreç, ABD yargı sisteminde şeffaflık taleplerinin en yoğun olduğu konulardan biri olmaya devam ediyor. Ancak DOJ'un sunduğu son envanterin hukuki bir bağlamdan yoksun olması, analistler tarafından "anlamsız bir liste" olarak eleştirildi.
Dosyalarda adı geçen kişilerin hukuki statüleri, belgelerin tam içeriği ve isimlerin hangi yazışmalarda ne şekilde yer aldığına dair detaylar netleşmedikçe, bu listenin bir suç duyurusu niteliği taşımadığı resmi makamlarca hatırlatılıyor. Kamuoyunun bilgiye erişimi sağlanırken, dezenformasyonun önlenmesi için resmi açıklamaların takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.