Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı az bulutlu
weather
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Yaşam Her Gün Cinsel İlişkiye Girmek Zararlı Mıdır?

Her Gün Cinsel İlişkiye Girmek Zararlı Mıdır?

Her gün cinsel ilişkiye girmek zararlı mıdır? İlişkinin sıklığı hakkında doğru bilgilere ulaşın.

Okunma Süresi: 5 dk

Cinsellikle ilgili birçok konuda olduğu gibi, ilişkinin sıklığına ilişkin de bir dolu doğru ya da yanlış anlayış var. Cinsel hayatınızla ilgili her konu sizin ve eşinizin ortaklaşa karar alması gereken bir durumdur. Eğer eşlerinizle açık ve güvenilir iletişim kurarsanız ilişkinizi geliştirebilir ve daha sağlıklı bir cinsel yaşama sahip olabilirsiniz.

Fizyolojik olarak her gün seks yapmaya devam edebilirsiniz, iki taraf için de herhangi bir sorun olmaz. Önemli olan eşlerin ikisi için de seks sıklığının sorun olmamasıdır. Eşlerin cinsel ilişki hakkında konuşmaları ya da ne hissettiklerini söylemeleri her zaman kolay değildir, özellikle ilişkinin şeklinden memnun değilse. Özellikle bazı kadınlar birkaç gün arayla seks yapmak isteyebilirler. Bu eşleri ile seks yapmaktan hoşlanmadıkları ya da eşlerini istemedikleri anlamına gelmez. Aynı durum erkekler için de geçerli olabilir.

Öte yandan, belki de bazı kadınlar, her gün cinsel ilişkiye girmenin erkeklerin sağlığını olumsuz yönde etkilediğini düşünebilirler. Aslında bu yanlış bir düşünce, bu konuda endişelenmeyi gerektirecek herhangi bir durum yok.

Cinsel ilişki sıklığında ortaya çıkan bir değişikliğin ilgi eksikliği ya da sevgi yoksunluğu olduğu anlamına gelmeyeceğini unutmayın. Bu sadece bir değişim dönemi geçirdiği anlamına gelebilir. İki tarafta yaşadığı cinsiyet ilişkinin sıklığından memnunsanız, bu konuyu birbiriniz ile paylaşmak ilişkinizin kalitesinin artırmasına yardımcı olabilir. Eşinizin fiziksel sağlığından endişe ediyorsanız, endişelenmeniz gereken bir şey olmadığını bilin ve en doğal hakkınız olan bu sürecin eşiniz ile birlikte tadını çıkarmaya devam edin.

Gelin lafı uzatmadan her gün cinsel ilişkiye girmek zararlı mıdır öğrenelim…

Peki, bilimsel araştırmalar bu konuda ne diyor?

Bilimsel araştırmalar, cinselliğin beyindeki stres sinyallerini azaltarak ruh halini iyileştirdiğiniz ve kaygı düzeyini düşürdüğünü ve böylece daha sağlıklı bir hayat sürmesine katkı sağladığını ortaya koyuyor. Seks, yetişkinlerin yaşamının normal, sağlıklı ve eğlenceli bir parçasıdır. Uzmanlar cinsel cazibe ve cinsel uyumluluğun birçok başarılı ilişkinin temelini oluşturduğunu söylüyor.

Peki, seksin ne kadarı ideal, ne kadarı fazla?

Araştırmalara göre, 18-29 yaşları arasında yılda ortalama 112 kez seks yapılırken, 30-39 yaşları arasında yılda ortalama 86 kez seks yapılıyor. Bunlar ortalama rakamlar ise sağlıklı olanı ne kadardır?

Uzmanlar çiftlerin haftada en az bir kez seks yapması gerektiğini söylüyor. Haftada bir ya da iki kez sağlıklı bir cinsel yaşam için yeterlidir. Balayı döneminde çiftlerin daha sık seks yapması oldukça normaldir ve bu geçici bir durumdur. Ancak bu sıklıkta bir cinsel ilişki kadınlar için biraz rahatsız edici olabilir.

Sonuçta, kadın bedenleri sürekli bir cinsel ilişkiye hazır olamaz. Ağrı ya da uyuşukluk varsa, yavaşlatmak ya da ara vermek çok daha doğru olacaktır. Bu durumda kayganlaştırıcı kullanmak, aynı zamanda, ağrılı sürtünmeyi azaltarak daha seksi daha keyifli hale getirebilir ve en önemlisi güvenli seks yapmaya yardımcı olabilir, çünkü prezervatifin parçalanma ihtimalini azaltır.

Çok sık cinsel ilişki hangi durumda tehlikeli olur?

Cinsellik merkezli bir yaşam sürme eğilimindeyseniz, bu durum daha ciddi bir sorunun parçası olabilir. Cinsel dürtülerin kontrolden çıktığını hissediyorsanız ya da yalnız veya depresyondan kaçınmak için seks yapıyorsanız veya riskli sonuçlara rağmen seks yapıyorsanız, bu bir sorunun işareti olabilir.

Cinsel takıntı yani hiperseksüalite, zorlayıcı cinsel davranış ya da cinsel bağımlılık hala tartışma konusu olan bir konudur. Birçok kaynak cinsel bağımlılığın bir psikiyatrik bozukluk olduğunu savunuyor olsa da, 2013’te yayınlanan bir araştırmada, çoğu zaman, hiperseksüalitenin gerçekten sadece arzudan kaynaklı olduğunu ve tıbbi bir sorun olmadığını savunmaktadır. Ne olursa olsun, cinsel ilişki, gerçek bir meseleyle başa çıkmak için bir alternatif olarak kullanılıyorsa, en iyisi bir doktora veya terapiste danışmaktır.

Cinsel ilişkide skor değil kalite önemli

Her gün seks yapmak, her iki tarafın da hoşuna gittiği sürece çok fazla olduğu anlamına gelmez. Ancak eşler düzenli olarak seks yapıyorsa ve bir kişi diğerinden daha memnun hissediyorsa, cinsellik daha az memnun olan taraf için bir vazife olarak görülmeye başlanır.

Elbette, seks yapmak için doğru bir yol yok ve tercih edilen sıklık kişiden kişiye değişir. Doğru olan sağlıklı bir cinsel yaşam için dürüst olmanız ve eşinizin ne kadar sıklıkta olmak cinsel ilişki istediği hakkında açıkça konuşmanız gerekir. Ve bunun sıkıcı bir tartışmaya dönüşmesine de hiç gerek yok. Ve uzlaşmanın en doğru anahtar olduğunu unutmayın. Çiftlerin ortak arzular doğrultusunda hareket etmeleri, ortak bir karar doğrultusunda hareket etmek önemlidir.

Sonuç olarak daha düşük libidolu partnerin baskı hissetmemesi için seksi doğru zamanlaması akıllıca olabilir ve böylece daha yüksek libido partner reddedilmiş hissetmez. Bununla birlikte, cinsel yoğunluğunuzdan dolayı fiziksel veya duygusal olarak kendinizi bunalmış hissederseniz, eşinize bir molaya ihtiyacınız olduğunu söyleyin.

Her iki tarafın da rahat olmadığı bir şey yapmak için herhangi bir baskı ya da zorlama varsa, cinsel yaşamı çekilmez hale getirebilir

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *