Rize
Orta şiddetli yağmur
weather
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Yaşam Mamografi, meme kanserini erken yakalamanın anahtarı

Mamografi, meme kanserini erken yakalamanın anahtarı

Doç. Dr. Özgür Sarıca, mamografinin erken tanı sayesinde meme kanserinde tedavi başarısını %95’e çıkardığını vurguladı. Tomosentez ve dijital mamografiyle teşhis daha konforlu ve güvenli hale geliyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Toplumda hâlâ tek bir hastalık olarak algılansa da, kanser her organda farklı seyrediyor ve tedavi başarısı değişiyor. Özellikle meme kanseri, erken tanı sayesinde en yüksek tedavi başarısının elde edildiği kanser türleri arasında yer alıyor.

Radyoloji Uzmanı Doç.Dr. Özgür Sarıca, düzenli taramanın önemine dikkat çekerek, 'Tümör küçükken yakalanan bir meme kanserinde 100 hastadan 95'i 20 yıldan uzun süre yaşayabiliyor.

Erken tanı, çoğu zaman memenin korunmasını ve kemoterapiye gerek kalmamasını sağlar' dedi.

Mamografinin MR'ın göremediği mikrokalsifikasyonları ortaya çıkarabildiğini belirten Doç.Dr.Sarıca, 'Bu küçük kireçlenmeler, tümör oluşmadan önce tespit edilebilir.

Bu nedenle MR mamografinin yerini alamaz' ifadelerini kullandı.

Sarıca, ultrason, mamografi ve MR'ın birlikte kullanılmasının erken teşhisteki başarıyı ciddi oranda artırdığını da vurgulayarak, 'Ultrason tek başına dört-beş kanserden birini gözden kaçırabilir.

Ultrason ve mamografi birlikte kullanıldığında saptama oranı yüzde 80-85'e, MR eklendiğinde ise yüzde 95'e çıkar.' dedi. 

'YOĞUN MEME DOKUSUNDA TOMOSENTEZ FARK YARATIYOR'

 Tarama sıklığının yaşa, meme yapısına ve risk faktörlerine göre değiştiğini söyleyen Sarıca, 'Genel olarak 40 yaşından itibaren her kadının yılda bir mamografi yaptırması önerilir.

Yoğun meme dokusu olanlarda kontrastlı mamografi veya tomosentez kullanılabilir.

Tomosentez, memeyi farklı açılardan üç boyutlu görüntüleyerek küçük lezyonları dahi seçilebilir hale getirir' dedi.

Toplumda yaygın olan bazı yanlış inanışlara da değinen Sarıca, 'Meme implantı olan kadınlar da güvenle mamografi yaptırabilir, implantın patlama riski yoktur.

Ayrıca modern dijital mamografilerdeki radyasyon miktarı oldukça düşüktür' açıklamasında bulundu.

Doç.Dr.Sarıca, dijital mamografinin klasik yöntemlere göre daha az radyasyon içerdiğini, görüntü kalitesinin yüksek olduğunu ve çekim süresinin kısa sürdüğünü belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *