Antep’te Ahmet Aslansoy Tekstil Fabrikasında bir kadın işçiye cinsel taciz ve nitelikli cinsel saldırıda bulunma suçundan fabrika patronu Ahmet Aslansoy’un hakim karşısına çıktığı davada karar duruşması bugün Gaziantep 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Savcının mütalaa için süre istemesinin üzerine duruşma 3 Kasım saat 11.20’ye ertelendi.
Duruşmada söz alan sanık avukatları, davanın esasına odaklanmak yerine kadın işçinin şikayet süreçlerini ve kamuoyuna yansıyan tepkileri hedef aldı. Sanık avukatları, dosya kapsamında yapılan sosyal medya duyuruları, haber, basın açıklamalarının mahkemeyi etkilemeye ve Ahmet Aslansoy’u karalamaya ve linçlemeye yönelik olduğunu öne sürerek kamuoyunu bilgilendirme hakkını kriminalize etmeye çalıştı. Dosyada yer alan ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğu savunuldu.
Mağdurun avukatları ise sanık tarafının iddialarına karşılık, savunmanın her defasında asıl meseleyi saptırarak davayı esastan uzaklaştırmaya çalıştığını vurguladı. İş yerlerinde tacize uğrayan kadınların yarısından fazlasının korku, baskı ve işini kaybetme endişesiyle şikayet mekanizmalarına dahi başvuramadığına dikkat çeken mağdur avukatları, kadının olayın hemen ardından yaşadığı şok ve travma süreci ile hareket biçimi üzerinden “neden iki hafta bekledi?” sorularıyla kadın işçinin hedef gösterildiğini belirtti.
Avukatlar, ses kayıtlarının içerisindeki rıza dışı durumların ve tacizin görmezden gelinerek sadece belirli reaksiyonlar üzerinden tartışma yaratılmasını eleştirerek sanığın herhangi bir erteleme ve indirim uygulanmaksızın, en üst mertebeden cezalandırılması talep etti.
“Bu davadaki dayanışma diğer işçi kadınlara ‘yalnız değilsiniz’ diyor”
Duruşmanın ardından, Emek Partisi Antep Milletvekiili Sevda Karaca yaptığı açıklamada, “Antep’te görülen bu patron tacizi davası özellikle kadınların, ağırlıklı olarak kadın işçilerin gözünün üstünde olduğu bir dava. Bu davayı memleketin her yerinde kadın örgütleri takip ediyor. Antep’in değerli emek ve demokrasi güçleri takip ediyor, kadınlar, işçiler takip ediyor. Biz çok iyi biliyoruz ki bu yalnızca bir kadın işçinin davası değil. Memleketin her yerinde ekonomik gücünü, siyasi nüfuzunu, etkisini kullanarak kadınları susturabileceğini zanneden, kadınlara göz dağı veren tüm patronlara karşı bir kadın üzerinden tüm kadınların verdiği bir adalet mücadelesi. Eğer tüm delillere rağmen, ortaya konulan tüm kayıtlara rağmen bu davadan beraat kararı çıkarsa, bu, memlekette bu davayı izleyen tüm kadınlara ‘Sus’ demek olacak. ‘Her ne yaşarsan yaşa konuşma, anlatma, sineye çek’ demek olacak. Biz buna izin vermeyeceğiz. Antep’ten de memleketin dört bir yanındaki kadın işçilere sesleniyoruz: ‘Tek başına cesaret göstermek değil mesele. Hayat zor, yaşam koşulları zor, baskı büyük. Bu dava sürecinde gösterdiğimiz dayanışma, mücadele, memleketin dört bir tarafında ortaya konulan ‘gözümüz üstünde’ sesi, tüm kadınlara ‘sizin de yanınızdayız’ anlamına geliyor. Ahmet Aslansoy ve siyasi nüfuzu, ekonomik gücü bu sesi durdurmaya yetmeyecek” dedi. 3 Kasım’da da bu dayanışmayı göstermek ve mücadeleyi büyütmek için adliyede olacaklarını duyurdu.
“Buradan çıkacak karar birçok dosyaya örnek olacak”
Duruşma öncesi, Gaziantep Kadın Platformu, Gaziantep Barosu Kadın Hakları Merkezi, İnsan Hakları Derneği, Gaziantep Tabip Odası, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, sağlık emekçileri, eğitim emekçileri adliye önünde davayı takip etmek üzere buluştular.
Dava öncesi yapılan basın açıklamasında Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) ve müşteki avukatı Esmer Özer yaptığı, “Bugün yapılacak olan 4’üncü duruşmanın karar duruşması olmasını bekliyoruz. İş yerlerinde kadınlar her gün tacize uğruyor. Biz bunu Özak Tekstil direnişinde, DIGEL Tekstil, Şık Makas direnişlerinden biliyoruz. Fabrikalarda her 3 kadın işçiden birisi tacize uğruyor. Bugün bu dosyadan çıkacak olan sonuç, birçok dosyaya örnek olacaktır” dedi.



