AK Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer, kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen ve yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen sürece ilişkin bugün bir açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konunun tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini ortaya koyduğunu hatırlatan Katmer, sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
“Üç başlıkta değerlendirilmeli”
Katmer, meselenin yargı, idari denetim ve siyasi sorumluluk olmak üzere üç ana başlıkta ele alınması gerektiğini belirtti. Bu çerçevede:
- Yargı: Adli makamların soruşturma ve yargılama süreçlerini bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri doğrultusunda yürütmesinin önemli olduğunu,
- İdari denetim: Denetim mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini ve bu noktada Devlet Denetleme Kurulu’nun çalışmalarının önem taşıdığını,
- Siyasi sorumluluk: AK Parti’nin bu konudaki yaklaşımının açık olduğunu, partinin temelinde dürüstlük, adalet ve kamu kaynaklarını koruma anlayışının bulunduğunu
dile getirdi. Katmer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine atıfla şunları söyledi:
“Siyasetin tek limanı ahlaktır.”
“Kesinleşmemiş hüküm verilmemeli”
İl Başkanı Katmer, iddia edilen fiillerin tespit edilmesi, sorumluların hesap vermesi ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesinin temel beklentileri olduğunu vurguladı. Öte yandan devam eden süreçlere ilişkin değerlendirmelerde yalnızca doğrulanmış bilgilerin esas alınması gerektiğini, kesinleşmemiş hükümler verilmemesi ve yetkili mercilere saygı gösterilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Katmer, teşkilatın görevinin milletin güvenini korumak, doğru bilgiyi paylaşmak ve hukukun üstünlüğünü savunmak olduğunu belirtti.

Fon krizi nedir, soruşturma ne aşamada?
Fon krizi, bazı yatırım fonlarının değerinin olağan dışı biçimde yükselip ardından sert düşmesiyle çok sayıda yatırımcının zarara uğradığı süreci kapsıyor. Söz konusu fonların toplam büyüklüğünün eylül ayında 800 milyar lirayı aştığı bildirilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, aralarında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ile Tera Portföy’ün üst yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.
Soruşturmanın son aşamasında, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği 9 Ekim’de altı kişinin banka hesapları, şirket hisseleri, araçları ve taşınmazlarına el konulmasına ilişkin kararı onadı. Sermaye Piyasası Kurulu da (SPK) 37 kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Muhalefetin eleştirileri
Kriz, siyasette de tartışmalara neden oldu. Muhalefet partileri, fonlardaki olağan dışı fiyat hareketlerine zamanında müdahale edilmediğini öne sürerek SPK’nın denetim sorumluluğunu sorguluyor, soruşturmanın kamu görevlilerine kadar uzanması gerektiğini savunuyor. Meclis’te konunun araştırılması da yeni yasama yılının öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alıyor. İktidar cephesi ise sürecin yargı ve denetim kurumları eliyle tüm yönleriyle aydınlatılacağını vurguluyor.



