Avrupa'da farklı ülkelerdeki havalimanları ve havayolu şirketlerine ulaşan bomba ihbarları, kıtada geniş çaplı bir alarm durumu yarattı. İhbarların ulaştığı neredeyse tüm noktalarda güvenlik önlemleri artırılırken, Londra'daki Heathrow Havalimanı bu noktaların dışında kaldı.
Olaylarda en az 21 uçuş etkilendi; bazı yolcu uçakları başka havalimanlarına yönlendirildi. İtalya'da ise güvenlik gerekçesiyle savaş uçakları havalandırılarak yolcu uçaklarına eşlik etti. İncelemeler sonucunda tüm bomba ihbarlarının asılsız olduğu belirlendi.
Yetkililerin yanıt aradığı soruların başında, farklı ülkelerde neredeyse aynı saatlerde yapılan ihbarların koordineli bir operasyonun parçası olup olmadığı geliyor. İhbarların kısa aralıklarla farklı Avrupa ülkelerinde yapılması, son aylarda kıtada kaydedilen şüpheli olaylarla birlikte değerlendirildiğinde Rusya'nın olası rolüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa'da son dönemde çeşitli siber saldırılar kaydedildi; kritik altyapı tesisleri yakınlarında kimliği belirlenemeyen insansız hava araçları görüldü ve bazı sistemlere uzaktan müdahale edildi. Son günlerde süpermarketlerdeki soğutucu sistemlerine ve bir kan bankasının faaliyetlerine uzaktan müdahale edildiği bildirildi. Polonya ile Rusya sınırında da şüpheli bir olay yaşanırken ağustos ayında Almanya'daki Leipzig/Halle Havalimanı'na insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi. Almanya İçişleri Bakanı, söz konusu saldırıdan Moskova'yı sorumlu tuttu. Ancak Avrupa genelindeki bomba ihbarlarının Rusya tarafından organize edildiğini gösteren doğrudan bir kanıt henüz ortaya konulmadı.
'HİBRİT SAVAŞ' İHTİMALİ GÜNDEMDE
Güvenlik çevrelerinde tartışılan olasılıklardan biri, bomba ihbarlarının daha geniş kapsamlı bir hibrit savaş stratejisinin parçası olabileceği yönünde. Gri bölge savaşı veya eşik altı savaş olarak da tanımlanan bu yöntem, doğrudan askeri çatışmaya başvurmadan bir ülkenin altyapısına zarar vermeyi, toplumsal istikrarsızlık oluşturmayı ve halk arasında güvensizlik yaratmayı amaçlayan faaliyetleri kapsıyor.
Bu tür operasyonlarda eylemleri düzenleyen kişilerin kimliklerinin gizlenmesi ve sorumluluğun belirlenmesinin güçleştirilmesi önemli bir özellik olarak öne çıkıyor. Ayrıca söz konusu faaliyetlerin NATO'nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesinin uygulanmasını gerektirecek eşiğin altında tutulması hedeflenebiliyor. Böylece ittifakın doğrudan askeri karşılık vermesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
UKRAYNA SAVAŞIYLA BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ?
NATO ülkelerinin Ukrayna'ya askeri desteğini sürdürmesi, Moskova ile Batılı ülkeler arasındaki gerilimin başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bazı Rus blog yazarları ise Ukrayna'nın insansız hava araçları nedeniyle Rusya'daki havalimanlarının faaliyetlerinin sekteye uğradığını ve Batı yaptırımlarının Rus havayolu şirketlerini Avrupa hava sahasından dışladığını hatırlatarak benzer aksaklıkların Batı ülkelerinde de yaşanabileceğini savundu.



