TBMM’de kabul edilen Fon Yasası’na ilişkin muhalefet şerhini açıklayan CHP, düzenlemenin yatırımcıların zararlarını bütünüyle karşılamayı güvence altına almadığını ve bazı anayasal sorunlar barındırdığını ileri sürdü. Fon krizinin yalnızca tasfiye kapsamındaki yatırımcılarla sınırlı olmadığını savunan CHP’li milletvekilleri, sürecin tüm yönleriyle araştırılması için bağımsız uzmanların da yer alacağı bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.
CHP’nin muhalefet şerhinde, tasfiye sürecindeki 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7’sini oluşturduğu yönündeki değerlendirmeye itiraz edildi.
Söz konusu hesaplamaların krizin etkilerini tam olarak yansıtmadığı savunulan şerhte, yaklaşık 455 bin 758 yatırımcının yanı sıra borsadaki kayıpların da dikkate alınması gerektiği belirtildi. Yaklaşık 7 milyon yatırımcıyı ilgilendiren borsa kayıplarının ve halka açık şirketlerin piyasa değerinde yaşandığı ifade edilen 100 milyar dolarlık düşüşün değerlendirmeye dahil edilmediği öne sürüldü.
Kanun teklifinin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP, tasfiye sürecinde 66 fonla ilgili işlemlerin tamamlandığı, kalan 65 fon için ise sürecin devam edeceği yönündeki açıklamalara dikkat çekti.
Muhalefet şerhinde, A1 Portföy Yönetim Şirketi AŞ, Bulls Portföy Yönetim Şirketi AŞ ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi AŞ yönetimindeki 66 yatırım fonunda bulunan 45 binin üzerinde kişiye yönelik yaklaşık 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işlemlerinin Ziraat Bankası tarafından tamamlandığı bilgisine yer verildi.
Bu açıklamalardan hareketle düzenlemenin ağırlıklı olarak kalan 65 fonu kapsayacağının anlaşıldığı savunulan şerhte, tasfiyesi tamamlanan fonlarda geçmişte yaşandığı öne sürülen usulsüzlüklerin ve sorumluların durumunun belirsiz kaldığı ileri sürüldü.
CHP, bu tablonun geçmiş dönemdeki işlemler bakımından soruşturma ve yaptırım süreçlerinin dışında kalma sonucunu doğurabileceğini belirterek düzenlemeyi “kısmi nitelikte örtülü af” olarak nitelendirdi.
CHP, kanun teklifinde yatırımcılara yapılacak ara ödemeler için öngörülen 1 milyon liralık üst sınırın, her yatırımcıya bu tutarın ödeneceği anlamına gelmediğini vurguladı. Muhalefet şerhinde, düzenlemenin yatırımcıların uğradığı kayıpların tamamının karşılanmasını güvence altına almadığı ifade edildi.
Tasfiye işlemlerinin kamu bütçesine yük getirmeden yürütüleceği yönündeki açıklamalar da eleştirildi. CHP, doğrudan veya dolaylı kamu kaynağı kullanımının söz konusu olabileceğini savunarak fonlarla bağlantılı hukuki ve ekonomik süreçlerin, el konulan veya müsadere edilen mal varlıklarının ve bunlardan sağlanabilecek geri kazanımların etki analizinde yeterince değerlendirilmediğini ileri sürdü.
Şerhte ayrıca, fon krizi sürecinde Türkiye Varlık Fonu kaynaklarının piyasaya müdahale amacıyla bazı işlemlerde kullanıldığı iddiasına yer verilerek kamu kaynaklarının rolünün açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.
Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) fon krizindeki rolü tartışılırken kuruma geniş yetkiler verilmesinin doğru olmadığı savunuldu. CHP, düzenlemenin varlıkların tespiti ve nakde çevrilmesi, değerleme, fon pay sahipliği mutabakatı, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasını belirleme gibi konularda SPK’ya geniş bir takdir alanı tanıdığını belirtti.
Muhalefet şerhinde, yetkilerin sınırlarının yeterince açık çizilmemesinin Anayasa’nın hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2’nci maddesi, kanun önünde eşitliği düzenleyen 10’uncu maddesi ve yasama yetkisinin TBMM’ye ait olduğunu belirten 7’nci maddesi bakımından sorun oluşturabileceği ileri sürüldü.
CHP, kanun teklifinde bazı kişilerin ödeme kapsamı dışında bırakılmasına ilişkin hükümlerin de açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini savundu. Muhalefet şerhinde, ödeme dışı bırakma kararlarının gerekçeli olması, ilgili kişilere itiraz hakkı tanınması ve yanlış tespitlerin nasıl düzeltileceğinin belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
Bu konulardaki belirsizliklerin mülkiyet hakkı, masumiyet karinesi ve hak arama özgürlüğü açısından hukuki tartışmalara yol açabileceği belirtildi. Şerhte ayrıca, SPK’nın idari tespitleriyle ceza yargılamasında verilecek suçluluk kararlarının birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekildi.
Fon krizinin yalnızca tasfiye sürecine ilişkin bir yasal düzenlemeyle ele alınmasını yetersiz bulan CHP, olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Partinin muhalefet şerhinde, benzer olayların tekrar yaşanmaması için istisnai düzenlemeler yerine kapsamlı ve genel bir yasal çerçeve oluşturulması çağrısı yapıldı.
CHP, bağımsız uzmanların da yer alacağı özel bir komisyon kurulmasını, sorumlu kamu görevlilerinin ve varsa siyasi bağlantıların incelenmesini, hukuka aykırı şekilde fonlardan çıkarıldığı öne sürülen varlıkların geri alınmasını ve ortaya çıkan zararın kamuya yüklenmemesini istedi.
Parti, bu talepler doğrultusunda TBMM’de vakit geçirilmeden bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması gerektiğini belirtti.



