İran’da savaşın, yaptırımların ve para birimindeki sert değer kaybının ağırlaştırdığı hayat pahalılığı günlük tüketim alışkanlıklarını değiştiriyor.
Bir dönem daha çok pahalı elektronik ve beyaz eşya alışverişlerinde kullanılan taksit sistemi artık gıda ve diğer temel ihtiyaçlara kadar indi.Temmuz verileri ülkedeki baskının boyutunu ortaya koyuyor. İran’da yıllık tüketici enflasyonu yüzde 87,9 seviyesinde bulunurken gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 130’a yaklaşıyor.Buzdolabından market alışverişine kadar taksitİran’da “şimdi al, sonra öde” sistemi son dönemde hızla büyüyor.
SnappPay ve TechnoPay gibi şirketlerin sunduğu ertelenmiş ödeme seçenekleri yalnızca elektronik eşya veya buzdolabı gibi yüksek fiyatlı ürünlerle sınırlı kalmıyor.Süpermarketler ve perakendeciler de gıda ve temel tüketim ürünlerini taksitle satmaya başladı.
Bazı satış noktalarında temel ihtiyaç paketleri için ödemenin 4 ila 8 takside bölünebildiği görülüyor.Böylece tüketici kredisi niteliğindeki sistem, gelir yetersizliğini geçici olarak aşmanın yollarından biri haline geliyor.
Ancak taksitlerin günlük tüketimde yaygınlaşması, ülkedeki alım gücü kaybının ne kadar derinleştiğini de ortaya koyuyor.Sofradaki değişim porsiyonlara yansıdıHayat pahalılığının etkisi yalnızca ödeme yöntemlerinde görülmüyor.
Yükselen maliyetler karşısında bazı restoran ve yemek işletmeleri fiyatları daha fazla artırmak yerine porsiyonları küçültmeye yöneliyor.Daha düşük fiyatlı yemek sunan satış noktaları ve indirimli gıda seçeneklerine talep de artıyor. Özellikle orta ve düşük gelirli haneler, barınma ve gıda harcamalarının gelir içindeki payının büyümesi nedeniyle zorunlu olmayan tüketimi azaltıyor.İran’da haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 88,6 ile tarihi seviyelere ulaşmıştı.
Temmuzda oran yüzde 87,9’a gerilese de bu düşüş hayat pahalılığında belirgin bir rahatlama anlamına gelmiyor.Gıda tarafındaki fiyat artışının genel enflasyonun çok üzerinde kalması, özellikle düşük gelirli aileler üzerindeki baskıyı artırıyor.Geçinmek için altınlarını satıyorlarKrizin dikkat çeken sonuçlarından biri de hane halkının birikimlerini tüketmeye başlaması oldu.
Bazı İranlılar günlük harcamalarını karşılayabilmek için ellerindeki kişisel altınları satıyor.Altın, yüksek enflasyon ve İran riyalindeki değer kaybına karşı ülkede uzun süredir önemli bir tasarruf aracı olarak kullanılıyor.
Ancak yaşam giderlerinin artması, bazı aileleri değerini korumak amacıyla tuttukları bu birikimleri nakde çevirmeye zorluyor.Bu tablo, ekonomik sıkıntının yalnızca tüketim tercihlerinin değiştirilmesiyle karşılanamadığını; hanelerin birikmiş servetlerini de günlük ihtiyaçları için kullanmaya başladığını gösteriyor.Savaş ekonomiye ağır fatura çıkardıİran ekonomisi savaş öncesinde de yaptırımlar, yüksek enflasyon, döviz sıkıntısı ve yapısal sorunlarla mücadele ediyordu. Çatışmaların ve dış ticaret üzerindeki baskının artması ise ekonomik sorunları daha ağır hale getirdi.İran yönetiminin daha önce açıkladığı tahminlere göre savaşın ülke ekonomisinde yarattığı zarar yaklaşık 270 milyar dolar düzeyinde.Uluslararası Para Fonu’nun güncel tahminleri de İran ekonomisindeki baskının kısa sürede ortadan kalkmasının beklenmediğine işaret ediyor.
Fon, İran ekonomisinin 2026 yılında yüzde 5,4 daralmasını, tüketici fiyatlarındaki yıllık ortalama artışın ise yüzde 68,9 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.Gıda yardımları artırılacakEkonomik baskının büyümesi hükümeti sosyal destekleri genişletmeye yöneltiyor. İran yönetimi özellikle düşük gelirli hanelere verilen gıda yardımlarını artırmayı planlıyor.Ancak yüksek enflasyon nedeniyle desteklerin satın alma gücü de hızla azalıyor.
Bu nedenle nominal olarak artırılan yardımların hanelerin gerçek gıda harcamalarını ne ölçüde karşılayabileceği belirsizliğini koruyor.İran’da fiyat artışlarının bundan sonraki seyri yalnızca ekonomi politikalarına değil, savaşın süresine, yaptırımlara, dış ticaret kanallarının durumuna ve riyalin değerine de bağlı olacak.Şimdilik günlük hayattaki en çarpıcı değişim ise net: Ülkede tüketiciler yalnızca otomobili veya beyaz eşyayı değil, giderek daha fazla günlük ihtiyaçlarını da gelecekteki gelirlerine borçlanarak satın alıyor.