ABD borsalarında yükseliş 2026 yılında da devam ediyor.
S&P 500 endeksi, 12 Ağustos itibarıyla yıl başından bu yana toplam yüzde 14 getiri sağladı.
Endeks 2025'te yüzde 18 yükselirken, önceki iki yılda da çift haneli kazançlar kaydetmişti.Art arda gelen yükselişlerin ardından yatırımcıların gözü ise piyasalardaki değerlemelere çevrildi.
Bu noktada Warren Buffett'ın 2001 yılında dikkat çektiği ve daha sonra kendi adıyla anılmaya başlanan gösterge öne çıktı.Buffett göstergesi tarihi zirvede“Buffett göstergesi”, ABD borsasının toplam piyasa değerinin ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasına oranlanmasıyla hesaplanıyor.
Gösterge, bir anlamda şirketlerde kullanılan fiyat/kazanç oranının tüm piyasa ve ekonomi ölçeğine uygulanmış hali olarak değerlendiriliyor.Son verilere göre Buffett göstergesi yüzde 238'e çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu oran, ABD'de borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değerinin ülke ekonomisinin yaklaşık 2,4 katına çıktığı anlamına geliyor.Yüzde 100 seviyesinin makul değerlemeye işaret ettiği varsayımı üzerinden değerlendirildiğinde mevcut tablo, ABD hisse senedi piyasasında değerlemelerin oldukça yüksek olduğuna işaret ediyor.Teknoloji şirketleri hesapları değiştirdiBununla birlikte göstergenin mevcut piyasa koşullarını değerlendirirken bazı eksiklikleri bulunuyor.
ABD'nin en büyük şirketlerinin önemli bir bölümü gelirlerinin ciddi kısmını ülke dışındaki pazarlardan elde ediyor.
Buna karşın gösterge, şirketlerin toplam piyasa değerini yalnızca ABD'nin ekonomik büyüklüğüyle karşılaştırıyor.Piyasanın yapısı da geçmiş yıllara kıyasla önemli ölçüde değişmiş durumda.
Teknoloji şirketlerinin borsadaki ağırlığı tarihi seviyelere ulaşırken, dev şirketlerin bazıları yüksek piyasa değerlerine rağmen gelir ve kârlarını büyütmeye devam ediyor.Özellikle yapay zeka yatırımlarının teknoloji şirketlerinin büyümesini destekleyebilecek yeni bir katalizör olması, geçmiş dönemlerle yapılan karşılaştırmaların dikkatli değerlendirilmesini gerektiriyor.Yüksek değerleme satış sinyali mi?Buffett göstergesinin rekor seviyeye ulaşması, yatırımcılar açısından “piyasadan çıkma zamanı mı?” sorusunu da beraberinde getirdi.Yüksek değerlemelerde hisseleri satıp olası bir düzeltmenin ardından daha düşük fiyatlardan yeniden alım yapmak teoride cazip görünse de piyasanın zirve ve dip noktalarını sürekli doğru tahmin etmek oldukça zor.Bu nedenle geçmiş piyasa performansları, yatırımcıların piyasayı zamanlamaya çalışmak yerine uzun vadeli stratejilerine bağlı kalmasının daha etkili olabileceğini gösteriyor.10 yılda yüzde 318 yükseldiBu görüşü destekleyen en dikkat çekici örneklerden biri de S&P 500'ün son 10 yıllık performansı oldu.Endeks söz konusu dönemde toplam yüzde 318 getiri sağladı. Üstelik 10 yıl önce Buffett göstergesi yüzde 121 seviyesindeydi ve piyasa o tarihte de oldukça pahalı olarak değerlendiriliyordu.Yüksek değerlemeler nedeniyle o dönemde piyasadan tamamen çıkan yatırımcılar, sonraki yıllarda yaşanan güçlü yükselişin önemli bölümünü kaçırdı.Geçmiş performans gelecek dönem için aynı getirilerin sağlanacağını garanti etmese de tarihsel tablo, yüksek değerlemelerin tek başına piyasanın kısa sürede düşeceği anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
Bu nedenle uzun vadeli yatırım açısından “piyasayı zamanlamak” yerine “piyasada zaman geçirmek” yaklaşımı yeniden öne çıkıyor.