Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Ekonomi Borçla İşe Başlayan İşletmelerin Zorlu Mücadeleleri

Borçla İşe Başlayan İşletmelerin Zorlu Mücadeleleri

Artan ekonomik zorluklar, birçok iş yerinin kepenklerini açabilmek için borç almaya yönelmesine neden oldu. İşletmeler, gelir kaybını telafi edebilmek amacıyla finansal yükümlülüklerini artırarak faaliyetlerini sürdürüyor. Bu durum, sektördeki dengesizlikleri ve işletmelerin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

Okunma Süresi: 5 dk

AKP rejimi, yaşanan jeopolitik gerilimin nedeniyle iç piyasadaki maliyet artışlarının ardından ‘dezenflasyon programı’ndan taviz verilmeyeceğini vurgulasa da sermayesi güçlü olmayan esnaf, ekonomik krizden payını alarak piyasan çekiliyor. 5 ayda toplam 53 binden fazla esnaf kepenk indirirken sahibinden.com'da 3 bine yakın işyeri devren satılık binden fazlası ise devren kiralık olarak ilana konuldu.  KOBİNİN SORUNU YOKMUŞ  TESK Genel Başkanı Beldevi Palandöken yaşanan esnaf kaybına dair “Bir esnaf kepenk indiriyorsa, diğeri kepenk kaldırıyor.

Esnafların yaşadığı bir sorun yok” derken 3 çocuğuna tek başına bakmak zorunda kalan Esra Akdoğan, esnaflık yaptığı dönemde yaşadığı krizin çok boyutlu olduğunu belirterek kredi borçlarına bir yenisini daha eklememek adına en azından sabit bir geliri olması için fabrika işçiliğine başladığını söyledi.  GÜÇLÜ OLAN TUTUNABİLİYOR  Ekonomist Prof.

Dr.

Aziz Konukman ise artan maliyetleri fiyatlarına yansıtamayan, yüksek işsizlik ve enflasyon nedeniyle müşterilerini kaybeden esnaf ve küçük işletmeler ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu belirtti. “Krediye erişimleri ayrı sorun, yüksek faiz ayrı.

Birçok küçük işletme gerekli koşulları sağlayamadığı için kredi de kullanamıyor. İşletmeler kapanırken yenilerinin açılması bu tabloyu değiştirmiyor.

Sermayesi güçlü kesimler piyasaya girebiliyor.

Kendi öz sermayesini kullanmak isteyen yurttaşın ise kepenk kaldırmaya gücü yetmiyor” dedi.  AÇILAN ŞİRKET %9 GERİLEDİ  Yaşanan ekonomik krizin etkileri Ocak-Mayıs döneminde kapanan işyeri sayısı yüzde 8,13 artarak 53 bin 88’e yükselmesiyle kendini gösterdi.

Aynı dönemde açılan şirket sayısı ise yüzde 9,66 azalarak 121 bin 261’e geriledi.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu’nun (TESK) Ticaret Sicil istatistiklerinden yapılan derlemeye göre bu yılın Ocak-Mayıs döneminde açılan işyeri sayısında geçen yıla göre azalış yaşanırken kapanan işyeri sayısında ise benzer oranda artış yaşandı.

Yılın ilk 5 ayında açılan esnaf işyeri sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,66 oranında azalarak 134 bin 234’ten, 121 bin 261’e geriledi.

Aynı dönemde kapanan esnaf işyeri sayısı yüzde 8,15’lik artışla 49 bin 905’ten, 53 bin 98’e yükseldi.

Mayıs ayındaki performans ise açılan işyerleri yönünden kötü iken kapanan işyerleri yönüyle geçen yıla göre daha iyi bir seyir izledi.  Bu ayda açılan esnaf işyeri sayısı yüzde 29,24 gibi yüksek oranlı bir azalışla 27 bin 438’den 19 bin 414’e geriledi.

Mayıs’ta kapanan esnaf işyeri sayısı ise yüzde 20,6 azalarak 9 bin 130’den 7 bin 244’e indi.

ESNAFLIKTAN FABRİKAYA  3 kız çocuğunu tek başına okutmaya çalışan 48 yaşındaki Esra Akdoğan, İstanbul’un farklı noktalarında, farklı alanlarda esnaflık yaptığını ancak çok boyutlu sorunlarla karşılaşmasından dolayı açtığı tüm dükkânları kapatmak zorunda kaldığını anlattı. Önce telefoncu sonra giyim, eşyacı ardından çiğköfteci dükkânı açan Akdoğan, şu an bir fabrika işçisi. “Ayakta kalamamamın en büyük nedenlerinden biri kapitalizm ile yarışamamamız. İnternet alışverişi artıyor, sürekli piyasaya yeni ürünler giriyor.

Geliri giderini karşılamayan esnaf ise yerinde duruyor, satış yapamıyor.

Küçük esnaf dediğinizin aylarca biriken kira borcu oluyor, çalışan gideri, ürün maliyeti derken bankalara mecbur kalıyor.

Bankalar kredi verirse keza.

Bana artık bankalar da kredi vermiyor çünkü aldığımız yüksek faizli kredileri de ödeyecek gücümüz kalmıyor, borç bataklığına girmiş oluyoruz bu şekilde” dedi.  KÜÇÜK ESNAFIN ŞANSI YOK  Nakit işlemin kalkmasına ve kart ödemelerinin artmasına değinen Akdoğan, “İnsanlar yanlarında nakit taşımadığı için POS cihazı kullanmak zorunda kalıyorduk.

POS cihazıyla da zaten kesintiler oluyor; alışveriş yaptığı zaman müşteri, bunu kendisine yansıttığımızda kabul etmiyorlardı.

Ama biz esnaf olarak mağdur oluyorduk.

Kârlılık oranı düşüyordu.

Yani bankalarla çalışmak şu an mecburi, bizim gibi küçük esnaflar için bankalara bulaşmadan çalışmak da pek mümkün değildi.

Hem müşteri açısından alım gücü düştü hem de esnaflar açısından, hayat şartları zaten ağır.

Dükkân kiraları pandemiyle birlikte yüzde %200 artış yaşadı.

Gelir az, gider çok, esnafın ayakta kalma gibi bir şansı ise hiç yok” diye ekledi.  *** ENFLASYON KRİZİ KÜÇÜK İŞLETMELERİ VURDU Prof.

Dr.

Aziz Konukman Esnaf dezenflasyon yalanlarının ardından enflasyon altında eziliyor.

Düşük kura rağmen ciddi bir maliyet enflasyonu yaşanıyor.

Dalgalı kur rejiminde kurun yükselmesi beklenirken rezerv satışlarıyla kura müdahale edildi. 19 Mart’ta başlayan süreçte rezervler önemli ölçüde eridi ve bunun ekonomik maliyeti de hesaplandı.

Tüm bunlar, kur baskılanmasına rağmen maliyet enflasyonunun yüksek seyrettiğini gösteriyor.

Yüksek kâr marjıyla çalışan büyük firmalar maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtıp yüksek gelir grubuna satış yaparak bu süreci daha rahat atlatabiliyor.

Ancak küçük işletmeler aynı imkâna sahip değil.

Artan maliyetlerini fiyatlarına ekleyemiyorlar çünkü talepte ciddi bir daralma var.

Enflasyon programı da zaten talebi baskılamayı hedefliyor.

Yüksek fiyatlar alım gücünü düşürüyor, işsizlik artıyor ve tüketici sayısı azalıyor.

Bu nedenle artan maliyetleri fiyatlarına yansıtamayan, yüksek işsizlik ve enflasyon nedeniyle müşterilerini kaybeden esnaf ve küçük işletmeler ciddi bir krizle karşı karşıya.

Açıklanan istatistikler de bunun bir yansıması.

Krediye erişim de ayrı bir sorun.

Faiz artışlarıyla birlikte krediye ulaşmak zorlaştı.

Sorun yalnızca yüksek faiz değil; birçok küçük işletme gerekli koşulları sağlayamadığı için kredi de kullanamıyor.

Bu nedenle üretimlerini öz kaynaklarıyla sürdürmeye çalışıyorlar.

Ancak bunun da bir sınırı var. Ürettiklerini satmak, stok yapmak ve depolamak yüksek finansman maliyetleri nedeniyle giderek zorlaşıyor.

Sonuçta işletmeler piyasadan çekilmeye başlıyor. İşletmeler kapanırken yenilerinin açılması bu tabloyu değiştirmiyor.

Yeni işletmeler kurulabilir ya da sermayesi güçlü kesimler piyasaya girebilir.

Hatta ayrıcalıklı kredi olanaklarına erişebilenler bu süreci daha kolay aşabilir.

Ancak bu durum, küçük esnafın yaşadığı yapısal sorunları ortadan kaldırmıyor.

Stagflasyonist bir ekonomik ortamın işletmeler için elverişli olduğu söylenemez.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *