Şehir marka yönetimi, öncelikli olarak bir şehrin yerel halkın, turistler, yatırımcılar ve işletmeler gözündeki itibarını ve algısını ‘stratejik olarak şekillendirme’ süreci şeklinde tanımlanabilir.
Bu tanıma, şehrin kimliğini öne çıkararak diğer şehirlerden ayıracak ve bir cazibe merkezi hâline gelmesini sağlayacak; şehri, köklerinden gelen hikâyesiyle geleceğe taşımak da eklenebilir.
Buraya kadar ‘ne yapılması’ gerektiği ile ilgili görüşlerimizi dile getirmeye çalıştık. ‘Nasıl yapmalı’ sorusunun yanıtlarına ilişkin ipuçlarını ise şu sıra Diyarbakır, Mardin, Gaziantep ve Kahramanmaraş ortaya koyuyorlar…Diyarbakır, “Megatrends 2030” lansmanıyla stratejik bir girişimin altına imza atmış.
Karacadağ Kalkınma Ajansı’ndan ticaret ve sanayi odalarına, resmî kurumlardan özel kuruluşlara kadar şehrin tüm ekonomi aktörleri bir masada toplanmış ve geleceğin Diyarbakır’ını inşa etmeye hazırlanıyorlarmış. 2030 perspektifinde; dijitalleşme ve yeşil dönüşüm, küresel ile tedarik zincirindeki değişimlerin Diyarbakır sanayisi için sunduğu fırsatlar verilerle ortaya konmuş. 6 Şubat depremleri sonrası yeniden inşa potansiyeli ve lityum gibi kritik madenlere sahip şehir bu hamleyle, rasyonel, teknolojik ve endüstriyel bir ‘üretim şehri’ markası inşa etmek üzere yola çıkmış.
Lansmanın moderatörü Emre Apa’nın sözü iletişimin manifestosu gibi: “Bu stratejik hamlenin dışında kalmak, geleceğin dışında kalmaktır.”Mardin ise markalamanın ‘duygusal ve kültürel’ tarafında yer almış.
Yüzyıllardır farklı dinlerin, dillerin bir arada yaşadığı bu açık hava müzesi bu kez dijital içerik üreticilerini ağırlamış.Geleneksel broşürlü, sıkıcı turizm tanıtımlarını bir kenara bırakarak küresel tanıtımın önemli bir ayağı olarak kabul edilen dijital dünyaya odaklanmış.
Sıra gecesinden Dara Antik Kenti’ne, Midyat’ın taş işçiliğinden Nusaybin’in esnaf kültürüne uzanan şehrin kadim varlıkları dijital dünyanın estetiğiyle birleştirilmiş ve teknoloji sayesinde tüm dünyaya aktarılmış.
Bir de şehre ruh katan Mardin Bienali’nden söz edilmeli. Çağdaş sanatı o bin yıllık taş duvarların arasına yerleştirerek şehre ‘entelektüel ve vizyoner’ çekim merkezi kimliği kazandıran bienalle Mardin, geçmişindeki anıları bugünün genç kuşağına sanat aracılığıyla aktarmayı hedeflemiş.
Gaziantep… Gastronomisiyle zaten UNESCO tescilli bir dünya markası olan bu şehir, şimdi marka değerine bir yenisini daha eklemiş: Sürdürülebilirlik.Gaziantep yılda 650 bin ton evsel atıktan 50 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılıyormuş.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’deki tek ‘Yeşil Şehir’ unvanını verdiği, Avrupa Konseyi’nden ödüllü Gaziantep, COP31 hedefleriyle eşleşmenin gururunu yaşamakta haklı.
Gaziantep’i ‘coğrafi bir konum’ olmaktan çıkarıp küresel ölçekte talep gören bir ‘şehir markası’ hâline getirme stratejisine yönelik atılan dev bir adımdan daha bahsetmekte yarar var.
Türk Hava Yolları (THY), Gaziantep’in marka değerini dünya sahnesine taşımak için stratejik bir hamle yapmış. “Extraordinary Flavors of Gaziantep - Gaziantep’in Olağanüstü Lezzetleri” adlı özel tanıtım filmi hazırlanmış ve tüm uluslararası dijital kanallarda yayına sokulmuş.Gelelim Kahramanmaraş’a… Şehir, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nın “Edebiyat Şehri” unvanıyla yeni bir marka yolculuğuna çıkmış. Âşık Mahsuni Şerif ve daha birçok ozanı ile yürekleri titreten, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Zarifoğlu, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören, Abdurrahim Karakoç, Tahsin Yücel gibi isimlerle vücut bulan edebiyat geleneği, marka değerini artıracak etkili bir unsur olarak ortaya çıkıyor.
Program, Kahramanmaraş’ın bir ‘edebiyat turizmi’ destinasyonu olarak konumlandırılmasının stratejik adımları ve çok önemli. Çünkü artık dünya, sadece deniz ve güneşle değil, kültürel derinlikle markalaşan şehirlerin peşinde.Kahramanmaraş, yaratıcı endüstrilerin, yayıncılığın ve kültür ekonomisinin de merkezi olma iddiasında. Şehrin yetiştirdiği büyük ustaların bıraktığı mirası, kültür rotaları ile turizme kazandırmak, şehrin ruhunu ekonomik katma değere dönüştürecek.Edebiyatın birleştirici gücü, Kahramanmaraş’ın kültürel hafızasını koruma altına alırken, aynı zamanda bu mirası global bir vizyonla gelecek kuşaklara taşımayı de mümkün kılacak.Diyarbakır sanayi ve teknolojideki dönüşüm iradesiyle, Mardin kültürel mirası modern sanat ve dijital dille buluşturma becerisiyle, Gaziantep gastronomisi, çevre vizyonu doğrultusunda geleceğe yatırımlarıyla, Kahramanmaraş kültür turizmiyle, dördü birden sırtlarını Anadolu irfanına yaslayarak markalaşma yolunda sağlam adımlar atıyorlar.
Geçmişin bilgeliğini bugünün gerçeğiyle birleştiren, iletişimin gücüne inanan, sonuç odaklı stratejik düşünce, tüm sosyal paydaşları tek hedefte kilitleyecek ilişki yönetimini benimseyen şehirlere selam olsun.
Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.