Hükümetin ekonomi stratejilerinin merkezinde yer alan sosyal yardım projeleri ve makroekonomik hedeflerle ilgili Cumhurbaşkanlığı makamından önemli açıklamalar yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, katıldığı bir televizyon programında toplumu ilgilendiren mali görünüm ve geleceğe dair projeksiyonları aktardı. Özellikle enflasyonla mücadele eden ve geçim sıkıntısı çeken emekliler için yapılan yeni çalışmaların detaylarını veren Yılmaz, ekonomi yönetiminin sosyal adaleti sağlama konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Bu açıklamalar, son zamanlarda artan enflasyonun etkisiyle zor durumda kalan sabit gelirli gruplar için bir umut kaynağı oluştururken, piyasalardaki yeniden denge arayışına dair de önemli bir yol haritası sundu.
İki Bin Yirmi Altı Yılı için Ekonomi Yönetiminin Enflasyon ve Faiz Tahminleri
Türkiye'nin ekonomik vizyonunun temeli olan fiyat istikrarı ve finansal piyasaların normalleşme süreci hız kesmeden devam etmektedir. Cevdet Yılmaz, iki bin yirmi altı yılına ilişkin değerlendirmelerinde hem enflasyon oranlarında hem de faizlerde kalıcı bir düşüş eğiliminin beklendiğini vurguladı. Ekonomi yönetiminin yıllık hedeflere odaklandığını, geçici dalgalanmalara değil yapısal reformlara önem verdiğini ifade eden Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde yirmi seviyesinin altına gerilemesinin önemli bir hedef olduğunu belirtti. Bu hedef doğrultusunda uygulanan sıkı para politikaları ve mali disiplinin olumlu sonuçlar vermeye başladığı ifade edilirken, finansal sürdürülebilirliğin toplumun her kesimine ulaşacağı bir döneme geçildiği kaydedildi.

Küresel Finans Piyasalarındaki Türkiye İmajı ve Düşen Risk Primleri
Uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine bakış açılarını yansıtan göstergelerde yaşanan olumlu gelişmeler resmi verilere de yansımakta. Ülkenin CDS risk priminin iki yüz on beş seviyelerine kadar gerilemesi, dış finansman maliyetlerinin azalmasına ve Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki güvenilirliğinin artmasına olanak tanıyor. Yılmaz, doğrudan yabancı yatırım girişlerindeki artışın ve cari açık rakamlarının Orta Vadeli Program hedeflerinin altında kalmasının, ekonomi için son derece değerli kazanımlar olarak değerlendirileceğini ifade etti. Büyük depremin yarattığı ağır mali yük ve emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesinin bütçe üzerindeki etkilerine rağmen, bütçe performansının başlangıçta belirlenen hedeflerden çok daha olumlu bir noktada gerçekleşebileceği mesajını verdi.
KOBİ'ler ve Emek Yoğun Sektörlere Destekler
İş dünyasının en önemli beklentilerinden birisi olan finansmana erişim sorunu, hükümetin seçici kredi politikaları aracılığıyla çözülmeye çalışılmakta. Özellikle tekstil, deri, ve mobilya gibi çok sayıda istihdam oluşturan emek yoğun sektörlerin üretim süreçlerinin sürdürülebilmesi için özel mekanizmalar devreye alınıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu stratejik alanlara yönelik teşviklerin sürdürüleceğini belirtirken KOBİ'ler için sunulan somut desteklerin ayrıntılarını da paylaştı. İstihdamın korunması amacıyla işletmelere her bir çalışan için üç bin beş yüz Türk Lirası tutarında katkı sağlandığını açıklayan Yılmaz, üretimin ve iş gücü piyasasının canlı tutulmasının makro ekonomik dengeler açısından son derece önemli olduğunu hatırlattı.
Düşük Gelirli Bireyler ve Emeklilere Yönelik Sosyal Refah Çalışmaları
Ekonomik verilerdeki iyileşmenin toplumsal refah seviyesine dönüşmesi açısından en kritik başlık emeklilerin durumu olmaktadır. Cevdet Yılmaz, geçim zorluğu çeken vatandaşların taleplerinin göz ardı edilmediğini ve bütçe olanakları dâhilinde her türlü destek mekanizmasının değerlendirildiğini ifade etti. Emeklilerin satın alma güçlerinin artırılması ve özellikle düşük gelirli kesimin yaşam standartlarının iyileştirilmesi için yeni yardımlar üzerinde çalışıldığı anlaşıldı. Enflasyonun düşmesiyle alım gücünde beklenen toparlanmanın yanı sıra ek ödemeler ve sosyal yardımlar aracılığıyla emeklilerin ekonomik yüklerinin hafifletilmesi hedefleniyor. Bu sürecin sadece bir lütuf olmadığı, sosyal devletin bir sorumluluğu olduğu vurgulanarak toplumun hiçbir kesiminin ekonomik büyümeden mahrum bırakılmayacağı taahhüt edildi.