Uzun, Pakistan ve Suudi Arabistan‘la imzalanan antlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmasının ardından konuya ilişkin değerlendirme yaparak iktidarı eleştirdi.
Antlaşmanın savunma iş birliği kapsamında duyurulduğunu ancak bölgesel savaş politikaları açısından ciddi riskler taşıdığını öne süren Uzun, Türkiye’nin başka ülkelerin askeri müdahalelerine dahil edilmesine karşı olduklarını vurguladı.
“Barışa değil, savaşa hizmet edecek”
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin ABD’nin Ortadoğu politikalarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini öne süren Uzun, “Antlaşma, ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarıyla bağlantılı. Türkiye işçi ve emekçilerinin bölgedeki savaşlardan ve askeri müdahalelerden herhangi bir çıkarı yok. Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi ya da askeri, lojistik ve istihbarat desteği verilmesi ihtimaline de karşıyız. Yemen’de uzun süredir çatışmalar devam ediyor. Türkiye’nin bu savaşın taraflarından biri haline getirilmesinin ülke çıkarlarına aykırı. Uzun süredir Yemen’e müdahale eden Suudi Arabistan’a asker göndermek; lojistik, istihbarat, mühimmat ve benzeri destek vermek Türkiye’nin menfaati olarak değerlendirilemez. Böyle bir askeri iş birliğinin bölge halklarının geleceğine ve ülkelerin içişlerine müdahale anlamına geliyor.” dedi.



