30 Ekim 2026, Cuma

Mevzurize

Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Ersümer’den 25 yıllık sürece dikkat çeken değerlendirme (Video)

Başbakan eski yardımcısı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer, Boğaz Medya ziyaretinde Türkiye gündemine ilişkin soruları yanıtladı.

Ersümer’den 25 yıllık sürece dikkat çeken değerlendirme (Video)

Boğaz Medya’yı ziyaret ederek Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mustafa Cumhur Ersümer’e, yaklaşık 25 yıldır Yüce Divan’da bir yargılama yaşanmamasına ilişkin görüşleri soruldu.

Yüce Divan’ın hukuk devletinin önemli mekanizmalarından biri olduğunu belirten Ersümer, geçmişte bu süreçten geçen bir siyasetçi olarak değerlendirmelerini paylaştı. Siyasetçilerin görev dönemlerinin ardından hesap verebilmesinin önemine değinen Ersümer, “Allah bütün siyaset yapanlara böyle siyasetin sonunda gelip burada hesap verebilmeyi nasip etsin” ifadelerini kullandı.

“Devri Sabık Yaratmayalım” Yaklaşımını Hatırlattı

Ersümer, değerlendirmesinde 1983 yılında Anavatan Partisi’nin iktidara geldiği döneme değinerek, 12 Eylül 1980 sürecinde görev yapan hükümetlerin bazı bakanları hakkında hazırlanan soruşturma dosyalarının ve Yüce Divan’a sevk kararlarının yeni döneme devredildiğini anlattı.

Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın, “Devri sabık yaratmayalım” yaklaşımını benimsediğini aktaran Ersümer, bu doğrultuda söz konusu dosyaların Yüce Divan’a sevk edilmemesi yönünde karar alındığını belirtti.

Bu yaklaşımın Türkiye’de yeni bir siyasi dönemin başlamasına katkı sağladığını ifade eden Ersümer, aynı dönemde önceki Danışma Meclisi tarafından alınan idam kararlarının da ortadan kaldırıldığını hatırlattı. Ersümer, söz konusu adımların siyasi gerilimin azaltılması ve toplumsal barış ortamının güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu dile getirdi.

“Onlar Bizim Yaptığımızı Yapmadılar”

Anavatan Partisi iktidarının ardından yaşanan gelişmelere de değinen Ersümer, kendi hükümetlerinden önceki dönemde görev yapan bazı bakanların daha sonra Yüce Divan’a sevk edildiğini söyledi.

Ersümer, bu süreci değerlendirirken, “Onlar bizim onlara yaptığımızı yapmadılar” ifadesini kullandı. Söz konusu bakanların Yüce Divan’da yargılandığını belirten Ersümer, Türkiye siyasetinde farklı dönemlerde farklı uygulamaların yaşandığına dikkat çekti.

Kendisinin de Yüce Divan’da Yargılandığını Anlattı

Koalisyon hükümetleri dönemine ilişkin değerlendirmesinde ise eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın Yüce Divan’da yargılandığını hatırlatan Ersümer, kendisinin de yargılanan bakanlardan biri olduğunu söyledi.

Yargılama sürecinde yaşadıklarını anlatan Ersümer, kendilerinden önce Yüce Divan’da yargılanan bakanların önüne sanık levhası konulmadığını, kendi yargılamalarında ise bunun ilk kez uygulandığını ifade etti. Süreç boyunca çeşitli eleştiriler ve uygulamalarla karşılaştıklarını belirten Ersümer, taleplerinin değerlendirilmesi konusunda da hukuka uygun davranılmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Ersümer ayrıca, yargılama sürecinde FETÖ mensubu olduğunu belirttiği raportörlerin hazırladığı raporların etkili olduğunu öne sürdü.

“Önceki Dönemlerde Meclis Denetim Mekanizmaları Vardı”

Türkiye’de geçmiş dönemlerde parlamenter sistem içerisinde işleyen denetim mekanizmalarına da değinen Ersümer; soru önergeleri, gensoru ve bakanlar hakkında verilen soruşturma önergelerinin Meclis denetiminin önemli araçları olduğunu söyledi.

Kendi bakanlığı döneminde hakkında gensoru önergesi verildiğini ancak önergenin reddedildiğini belirten Ersümer, yine aynı dönemde kendisi hakkında soruşturma önergesi sunulduğunu, bunun da Meclis’te kabul edilmediğini aktardı.

Hakkında Yüce Divan sürecini başlatan soruşturma önergesinin ise yeni bir hükümetin kurulmasının ve farklı bir siyasi partinin iktidara gelmesinin ardından kabul edildiğini ifade eden Ersümer, bu durumu önceki dönemdeki “devri sabık yaratmama” anlayışıyla ilişkilendirdi.

“Bu Dönemde Denetimlerin Yapılabildiğini Söylemek Mümkün Değil”

Mevcut sistemde Meclis denetiminin nasıl işlediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ersümer, başkanlık sistemiyle birlikte farklı uygulamaların ortaya çıktığını belirtti.

“Şimdi bu dönemde bu denetimlerin yapılabildiğini söylemek çok mümkün değil” diyen Ersümer, yeni sistemin bazı uygulamalarının kendileri açısından da tam olarak anlaşılamadığını ifade etti.

Bununla birlikte mevcut hükümette görev yapan herhangi bir bakanın Yüce Divan’a sevk edilmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapmak istemediğini vurgulayan Ersümer, hiçbir bakanın böyle bir süreç yaşamasını arzu etmediğini söyledi.

“Devlette Hiçbir Şey Silinmez, Hiçbir Şey Boşa Gitmez”

Yüce Divan’da kendi yargılaması tamamlandıktan sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamayı da hatırlatan Ersümer, siyasetçilerin görevlerinin ardından hesap verebilmesinin önemine dikkat çekti.

Ersümer, “Allah bütün siyaset yapanlara böyle siyasetin sonunda gelip burada hesap verebilmeyi nasip etsin” sözlerinin bir dua olarak değil, kendi anlayışını ve yaklaşımını ortaya koyan bir ifade olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Hesap vermesi gereken kişiler varsa devlet kayıtlarında hiçbir şeyin kaybolmayacağını ifade eden Ersümer, “Bu devlette hiçbir şey silinmez. Hiçbir şey boşa gitmez” dedi.

Muhalefetin Yüce Divan Söylemi İçin “Sonrası Bilinmez” Değerlendirmesi

Muhalefet partilerinin zaman zaman iktidardaki isimleri Yüce Divan’a sevk edecekleri ve hesap soracakları yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Ersümer, bu söylemlerin siyasette karşılık bulduğunu söyledi.

Vatandaşların, geçmişte yaşandığını düşündükleri haksızlıkların hesabının sorulacağı beklentisiyle bu açıklamalara ilgi gösterdiğini belirten Ersümer, Meclis’teki çoğunluk aritmetiğinin soruşturma önergelerinin kabul edilmesinde belirleyici olduğunu vurguladı.

Geçmiş dönemlerde de benzer siyasi ve parlamenter süreçlerin yaşandığını hatırlatan Ersümer, muhalefetin Yüce Divan üzerinden dile getirdiği hesap sorma söyleminin bundan sonraki süreçte nasıl sonuçlanacağının ise şimdiden öngörülemeyeceğini ifade etti.

Mustafa Cumhur Ersümer’in açıklamaları, Türkiye’de siyasi hesap verebilirlik, Meclis denetimi ve Yüce Divan mekanizmasının geçmişten bugüne işleyişine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Ogün İnal