Fas Kralı II.
Hasan’a hitaben 1974 yılında yazılmış oldukça sert bir mektup, gözlerin bir anda bu mektubu yazan genç öğretmene çevrilmesine yol açmıştı.
O zamana kadar ülke çapında tanınırlığı yoktu, sadece kendi küçük çevresinin ve talebelerinin bildiği bir isimdi.17 Eylül 1928’de Fas’ın Marakeş kentinde dünyaya gelen Abdusselam Yasin, genç yaşında hıfzını tamamlamasının ardından, Fes şehrindeki ünlü Karaviyyin Medresesi’ne kaydoldu.
Küçüklüğünde aldığı sağlam eğitim sebebiyle Karaviyyin’i bazı sınıflarını atlayarak bitiren 40’lı yaşlarına yaklaştığında manevi anlamda kendini yetiştirme gayesiyle ’ye intisap etti.
Kadirilerin Mağrib kolunu teşkil eden Budşîşiyye’nin şeyhi Sidi Abbas Muhtar, 6 yıl boyunca Abdusselam Yasin’i yanından hiç ayırmadı.
Bu süreçte okumalarını sürdüren Yasin, Şeyh Abbas’ın vefatından sonra tarikatın yeni varisi Şeyh Hamza ile yaşadığı ihtilaf sonucu tasavvuf yolundan ayrıldı.
Bu eserlerinin hemen ardından yazdığı ünlü mektubunda Mektup herhangi bir şiddet ifadesi veya hakaret içermemesine rağmen, Abdusselam Yasin, Kral’ın emriyle gözaltına alındı.
Mahkemeye bile çıkarılmaksızın üç buçuk yıl hapiste tutuldu.
Yasin’in mektubu ve ardından da hapse atılması, kendisine ülke çapında ün kazandırdı, insanlar eserlerini okumaya başladılar.Hapiste geçirdiği dönem, Abdusselam Yasin’de bir dönüşüm süreci daha başlatmıştı.
Yasin’in üslubu yumuşamış, hayalini kurduğu sosyal dönüşümün tabandan ve belli bir süreç dahilinde gerçekleşmesi gerektiğine ikna olmuştu.
Bu sırada Fas’ta yüz binlerce takipçisi ve seveni vardı.1981’de Abdusselam Yasin liderliğinde ilk resmî oluşum ilân edildi: Cemaat Ailesi.
Herhangi bir siyasî hedefi bulunmayan cemaat, tamamen perspektifiyle hareket edecek, prensiplerini ön planda tutacak, sohbet ve ders halkaları yoluyla toplumda güzel ahlakın ve İslâmî şuurun yayılmasına çalışacaktı.Kendisinin herhangi bir siyasî yapılanma usulü olmasa da, Abdusselam Yasin’in ülke içinde güçlü bir muhalefet odağına dönüşmesi, Fas yönetimini birtakım tedbirler almaya itti.
Adalet ve İhsan Cemaati, hâlen Fas’ta varlığını sürdüren en büyük dinî gruplardan biri.
Resmen siyasete katılmasalar da, hareket içinde yetişen çok sayıda insan, siyasî arenada boy gösteriyor.
Bugün iktidar ortağı durumundaki Adalet ve Kalkınma Partisi, cemaatin dinî fikirlerinin siyasî alana aktarılmış formu olarak da düşünülebilir.
Ancak her iki hareket arasında organik bir bağ bulunmuyor.
Fas’taki devlet yapısı gereği, herhangi bir dinî grubun müstakil anlamda İslâmî bir alternatif olarak ortaya çıkması ve halk kesimleri tarafından desteklenmesi mümkün değil. toplumun küçük bir kesimi tarafından takip ediliyor.