Yemek Tarifleri
Rize
Kapalı
weather
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Çay Sektöründe Reform Zamanı: Rize'de Göç ve Ekonomik Daralma Uyarısı!

Çay Sektöründe Reform Zamanı: Rize'de Göç ve Ekonomik Daralma Uyarısı!

Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, son yıllarda çay sektörün ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığını öne sürdü. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde bölgenin yeniden göç ve ekonomik daralma riski yaşayabileceği uyarısında bulunan Erdoğan, ” Türk çay sektörünün geleceği açısından yapısal reformlar artık kaçınılmaz hale geldi” dedi.

Okunma Süresi: 4 dk

Çayın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını ifade eden Erdoğan, özellikle Doğu Karadeniz ekonomisinin temel taşı olan çayın, bölgesel kalkınma ve sosyal istikrar açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. Mehmet Erdoğan, yaklaşık 100 yıllık çay tarımının başta Rize olmak üzere bölgeye önemli ekonomik kazanımlar sağladığını belirterek “Çay sayesinde Doğu Karadeniz’de kırsal kalkınma sağlanmış, göç ve yoksulluk büyük ölçüde azalmıştır. Bölge insanı çocuklarını çay sayesinde okutmuş, ailesini çayla geçindirmiştir. Çay bizim için yalnızca ekonomik bir ürün değil, aynı zamanda kültürümüzün ve sosyal yapımızın önemli bir parçasıdır” dedi.

Son yıllarda sektörün ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Erdoğan, gerekli önlemler alınmadığı takdirde önümüzdeki yıllarda bölgede yeniden göç ve ekonomik daralma riskinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Çay tarımında yıllardır süregelen yanlış uygulamalar nedeniyle toprak yapısının bozulduğunu vurgulayan Erdoğan, “ Topraklarımız alarm vermekte. Bu nedenle bilimsel yöntemlerle kapsamlı bir toprak rehabilitasyon sürecinin başlatılması büyük önem arz etmekte” diye konuştu.

Toprak asitliğinin arttığını, organik madde miktarının azaldığını ve bunun da verim kaybına yol açtığını belirten Erdoğan, bilimsel gübreleme sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Toprak analizi yapılmadan gerçekleştirilen gübrelemenin hem maliyetleri artırdığını hem de verim kaybına yol açtığını ifade eden Erdoğan, yer altı suları ve akarsularının da kirlendiğini ifade ederek bölgesel toprak analiz laboratuvarlarının kurulması ve düzenli veri takibi yapılması gerektiğini ayrıca budama sonrası bahçe bakım uygulamalarının artırılmasının önem taşıdığını kaydederek söyle konuştu:

“Çay sanayicisinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için geçmişte uygulanan faiz destekli kredi mekanizmalarının yeniden devreye alınması sektör açısından hayati önem taşımaktadır. Yeni sezon öncesinde ciddi bir finansman ihtiyacıyla karşı karşıya kalan sanayicinin yeterli nakit kaynağına ulaşamaması, yaş çay alımlarında vadeli veya düşük fiyatlı alımlara yönelmesine neden olmakta; bu durum ise piyasa dengelerini olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda, sektöre “can suyu” niteliğinde finansal desteklerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir.”

Çay üreticilerinin yaş ortalamasının her geçen yıl yükseldiğini belirten Mehmet Erdoğan, genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının sektör açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Erdoğan, “Çay bahçelerinin bölünmesi ve gelirlerin düşmesi nedeniyle genç nüfus tarımdan uzaklaşmakta. Gençlerin sektöre kazandırılması amacıyla özel destek programlarının hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor” dedi.

Kaliteli yaş çay olmadan güçlü sektör olmaz

Çay sanayisinin en büyük sorunlarından birinin yaş çay kalitesindeki düşüş olduğunu belirten Erdoğan, sektörün sürdürülebilirliği için kalite odaklı üretimin şart olduğunu vurguladı. “Çaykur, özel sektör ve tüm paydaşların ortak hedefi kaliteli yaş çay üretimi olmalıdır” diyen Erdoğan, düşük kaliteli yaş çayın kuru çay kalitesini de olumsuz etkilediğini söyledi.

Katkılı ve boyalı çayların piyasaya zarar verdiğini belirten Erdoğan, “ Çay liflerinden elde edilen katkılı ve boyalı çaylar tüketicinin damak tadını bozup, sanayicinin rekabet gücünü azaltmaktadır. Çay lifleri belirlenen noktalarda toplanmalı veya farklı endüstrilerde değerlendirilmelidir. Atık yönetimiyle çay liflerinden önemli bir ekonomik katma değer oluşturulabilir” dedi.

Çayda katma değerli üretime geçilmelidir

Türk çay sektörünün yalnızca siyah çay üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Erdoğan, yeşil çay, beyaz çay, ekstrakt ve özel niş ürünlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çay atıklarının ekonomiye kazandırılmasının da önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Erdoğan, lisanslı depoculuk sistemi ve Çay İhtisas Borsası’nın etkin şekilde çalışmasının sektöre önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

Çay bu bölgenin olmazsa olmazıdır

Çay Türkiye açısından stratejik bir ürün olduğunun altını çizen Mehmet Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

“Çay sektörü yalnızca üreticinin ya da sanayicinin meselesi değildir. Çay; bölgesel kalkınmanın, sosyal huzurun ve kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sektörün sürdürülebilirliği için gerekli yapısal reformların vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Çay bu bölgenin olmazsa olmazıdır. Birlik ve beraberlikle sektörün sorunlarına çözüm bulunmalıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *