Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
weather
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Kilo Vermenin Sırrı: Yemeğin Tadını Çıkararak Doğru Tercihler Yapmak!

Kilo Vermenin Sırrı: Yemeğin Tadını Çıkararak Doğru Tercihler Yapmak!

Bilim dünyası, sağlıklı bir kiloyu korumanın yolunun sadece ne yediğimiz değil, yiyeceklere karşı zihniyetimiz olduğunu ortaya koydu. Stanford Üniversitesi'nde yapılan araştırmalar, kendisini kısıtlanmış hissedenlerin açlık hormonunun daha yüksek kaldığını kanıtladı. Uzmanlar uyarıyor: Sağlıklı etiketiyle kendinizi kandırmak yerine, gıdalardan zevk almaya odaklanmak kilo verme sürecinde daha başarılı sonuçlar veriyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 3 dk

Çikolata barı ile düşük kalorili, doğal tatlandırıcılı bir alternatif arasında seçim yapmak zorunda kalsanız hangisini tercih edersiniz? Çoğumuzun mantıken ikinci seçeneği tercih etmesi gerektiğinin farkındayız; ancak tatlı bir ödül karşısında durmak çoğu zaman oldukça zorlayıcı olabiliyor. Bu durum, kilo vermeye çalışan bireylerin diyetlerini sürdürebilmesini de zorlaştırıyor.

İnsani Tatafet ve Gıda Seçimleri

İnsanoğlu, evrimsel süreçte yüksek enerjiye sahip tatlı yiyeceklerle ilişki kurarak bu tür gıdalara yönelmiştir. Atalarımız, bu besinlere bağımlı hale geldikleri için genlerimizde bu davranışlar yer etmiştir. Günümüzde etrafımız, yüksek kalorili ultra işlenmiş gıdalarla doludur ve bu tür yiyecekleri tükettiğimizde genellikle suçluluk hissi artar. Bu da, sağlıklı seçimler yapmayı zorlaştırarak, bireylerin hedefledikleri kilo kaybına ulaşmalarında engel oluşturur. Michigan Üniversitesi’nden psikolog Ashley Gearhardt, bu durumu, meyve ve sebze gibi sağlıklı gıdalara karşı bir klasik müziği dinleme zorluğuna benzetiyor ve bunun insanların sağlıklı yiyecekleri tercih etmede yaşadığı zorluğu vurguluyor.

Zihinseti ve Yiyecek İlişkisi

Yapılan araştırmalar, yiyeceklere yönelik zihniyetimizin yalnızca ne yediğimizle ilgili değil, aynı zamanda sağlıklı bir kiloyu korumamız açısından da önemli olduğunu gösteriyor. Yediklerimize karşı pozitif bir bakış açısına sahip olmak, zihin sağlığımız üzerinde olumlu bir etki yaratır. Ayrıca, yeme eylemi sırasında duyduğumuz tatmin de sağlığımız için kritik bir faktördür; çünkü yediklerimize dair beklentilerimiz, aslında ne kadar aç olduğumuzu da belirleyebiliyor. 15 yıl önce Stanford Üniversitesi’nden bir ekip tarafından gerçekleştirilen bir deney, inancımızın vücut tepkilerini nasıl etkilediğini gösteriyor. Deneye katılan bireylerin, doğru kalori miktarını almadıkları hâlde, zihinlerinde daha yüksek kalorili bir içecek tükettiklerine inandıklarında daha az aç hissettikleri ortaya çıktı. Bu durum, yiyeceklerin tüketimi ve algı arasındaki bağı gözler önüne seriyor.

Yemek ve Etiketleme İlişkisi

Yiyeceklerin etiketlenme biçimi de çok önemlidir. Başka bir araştırmada, katılımcılara lezzetli ve sağlıklı olarak etiketlenmiş iki farklı protein barı verildi; oysaki her iki barın besin içeriği aynıydı. "Sağlıklı" etiketine sahip olan gıdayı tercih eden katılımcılar, tatmin duygusunun az olduğunu ve daha fazla yiyecek tükettiklerini bildirdi. Bu, sağlıklı olarak nitelenen gıdaların insanların tat alma beklentilerini olumsuz etkilediğini ve bu nedenle daha az tatmin hissettiklerini gösteriyor. Araştırmalar, yiyecekleri sadece sağlık perspektifinden değil, tat ve keyif açılarından değerlendirmek gerektiğini öne sürüyor. Çikolatalı kek gibi tüketimi keyif veren besinler sebebiyle suçluluk hisseden bireylerin, kilo verme çabalarında daha başarısız olduğu görüldü.

Kısıtlama zihniyeti ve Beslenme

Birçok birey diyete başladığında kalori, şeker ve yağ alımını azaltma çabası içine giriyor; ancak sıkı bir kısıtlama zihniyeti, uzun vadede zıt bir etki yaratabilir. Davranışı inceleyen uzmanlardan Alia Crum, doğru miktarda yenildiği inancı ile vücudun oluşturduğu tepkinin karşılıklı ilişkisini açıklıyor. Eğer sağlıklı bir yiyecek yediğinizi düşünüyorsanız, yeme isteğini daha az hissettiğiniz ortaya çıkıyor. Bunun üstüne, kilo kontrolü için oldukça önemli olan ghrelin hormonu seviyesinde büyük değişim gözlemleniyor. Bu bağlamda, özellikle kilo vermeye çalışanlar için önerilen, kısıtlama zihinsetinden uzaklaşmak ve yiyecekleri keyif verme anlayışıyla değerlendirmektir. Sağlıklı bir kiloyu koruma çabası içerisinde olan bireyler, dengeli bir beslenme düzeninin yanı sıra, zaman zaman ödül niteliğinde yiyeceklerle kendilerine rahat vermeli ve tat alma deneyimini yaşamaktan korkmamalıdırlar.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *