İstanbul’da büyük bir sahte ilaç operasyonu gerçekleştirildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Şubat 2025’te aldığı bir ihbar sonucu başlattığı operasyonlarda, piyasa değeri yaklaşık 2 milyar TL olan sahte ilaçları ele geçirdi. Ümraniye’deki Adem Yavuz Mahallesi’nde 11 Şubat 2025 tarihinde yapılmış olan baskınlar sırasında dört depo ve bir imalathane mühürlendi. Operasyon sonucunda, beş milyon sahte kanser ilacı bulunduğu ifade edildi.
Depolarda Ele Geçirilen Malzemeler
Operasyonda yalnızca sahte ilaçlar değil, bu ilaçların üretiminde kullanılan pek çok malzeme de ele geçirildi. Jandarma ekiplerinin yaptığı tespitler sonucunda, depolarda tam 100 bin boş ilaç kutusu, 32 bin sahte marka etiketi, 9 dolum makinesi, 350 kilogram toz hammadde ve 60 bin adet tıbbi ekipman bulundu. Bu geniş çaplı ele geçirme, sağlık sektöründeki sahteciliğin ne denli büyük boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi.
Sahte İlaçların Üretiminde Yer Alan Sanıklar
Soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte hazırlanan iddianamede, sahte ilaç üretiminden sorumlu kişi sayısının 9’a yükseldiği belirtildi. Şüpheli sanıklara, her biri için 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmesi dikkat çekici bir durum oldu. Yapılan araştırmalara göre, sadece kanser tedavisinde kullanılan ilaçların sahte versiyonları piyasaya sürülmemiş, aynı zamanda çeşitli hastalıklarda kullanılan kritik ilaçların da sahteleri üretilmiştir.
Hayati Tehlike Taşıyan Sahte İlaçlar
Bu süreçte elde edilen bulgular, yalnızca kanser ilacı üretimiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Öne çıkan ilaçlar arasında, emzirilmemesi gereken durumlarda süt üretimini engellemek için kullanılan Dostinex, hemodiyaliz hastalarında demir eksikliği için reçete edilen Venofer, kısırlık tedavilerinde tercih edilen Pregnyl gibi hayatî öneme sahip ilaçlar yer alıyor. Ayrıca, Cellcept ve Femera gibi ilaçların da sahte versiyonları üretilmiş durumda. Bu ürünlerin sahte üretimi, toplum sağlığı açısından son derece riskli bir durum oluşturduğu belirtiliyor.
Şüphelilerin İfadeleri ve Tutuklamalar
Soruşturma sürecinde, gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri de dosyaya dahil edildi. Zanlılardan biri olan Bilent Buğdaycı, suçunu itiraf ederek sürece katıldığını kabul etti. Diğer bir zanlı Uğur İlter ise örgüt içerisinde kurye rolü üstlendiğini ifade etti. Yapılan detaylı incelemelerde, sahte ilaçların yalnızca depolarda ve eczanelerde değil, sosyal medya platformları üzerinden de satışa sunulmuş olduğu belirlendi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 8 kişiden 6’sının tutuklandığı bildirildi. Daha sonra yürütülen soruşturmalar neticesinde sanık sayısı 9’a yükseldi.
Organize Suç Faaliyetleri ve Beklentiler
Tutuklananların uzun bir süre boyunca bu sahtecilik faaliyetlerini organize bir şekilde sürdürdüğü ifade ediliyor. İddianamede, şüphelilerin sadece maddi kazanç amacı güttükleri, halk sağlığını hiçe sayarak hareket ettikleri vurgulandı. Bu tür suçların ortaya çıkarılması ve ceza alması, gelecekte benzer olayların yaşanmaması adına önemli bir adım niteliğinde. Otoritelerin, sahte ilaç üretimi ve dağıtımı konusunda daha etkin önlemler alması gerekiyor. Bu bağlamda, hukuk ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması, halkın sağlığını tehdit eden bu tür girişimlerin engellenmesi için hayati önem taşımaktadır.