Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı bulutlu
weather
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Genel Türkiye denizlerinde tehlike büyüyor: 110 istilacı tür tespit edildi

Türkiye denizlerinde tehlike büyüyor: 110 istilacı tür tespit edildi

Türkiye denizlerinde tehlike büyüyor: 110 istilacı tür tespit edildi

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Türkiye denizlerinde sayıları hızla artan istilacı yabancı türler, yalnızca deniz ekosistemini değil, balıkçılığı, kıyı altyapısını ve insan sağlığını da tehdit ediyor.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof.

Dr.

Bayram Öztürk, iklim değişikliğiyle birlikte deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin yabancı türlerin ve istilacı yabancı türlerin Türkiye denizlerine yerleşmesini kolaylaştırdığını söyledi.

Yabancı türleri, kendi doğal yaşam alanlarının dışında farklı bir ekosisteme giren canlılar şeklinde tanımlayan Öztürk, bunların gemilerin balast suları, Süveyş Kanalı gibi kanallar, gemi gövdeleri veya insanlar aracılığıyla yeni denizlere taşınabildiği bilgisini verdi.

Ekosisteme ciddi zarar veren türlerin ise istilacı yabancı tür olarak tanımlandığını belirten Öztürk, "Aslan balığı, balon balığı veya bazı denizanaları sadece insanlara değil, bulundukları ekosisteme de zarar veriyor.

Yerli türlerle rekabet ediyor, onları tüketiyor, yaşam alanlarını işgal ediyor.

Bu nedenle bu türlerin ekosistemden mümkün olduğunca çekilmesi gerekiyor" dedi. "AKDENİZ TROPİKLEŞİYOR, KARADENİZ İSE AKDENİZLEŞİYOR" Türkiye denizlerinde yabancı tür sayısının hızla arttığına işaret eden Öztürk, 2025 sonu itibarıyla Türkiye sularında toplam 544 yabancı tür bulunduğunu, bunların 414'ünün yerleşik hale geldiğini, 110'unun ise istilacı özellik taşıdığını bildirdi.

Yabancı balık türlerinin de dikkat çekici şekilde arttığını vurgulayan Öztürk, 1955 yılında 3 olan yabancı balık türü sayısının 2002'de 24'e, 2025'te ise 80'e yükseldiğini aktardı. Öztürk, Türkiye sularındaki yabancı türlerin yaklaşık yüzde 70'inin Kızıldeniz kökenli olduğunu, Karadeniz'de 31, Marmara Denizi'nde 168, Ege ve Akdeniz'de ise toplam 345 yabancı tür olduğunu kaydetti. İstilacı türlerin önemli bölümünün artık kendi popülasyonunu oluşturduğunu, üreyip beslendiklerini anlatan Öztürk, "Karadeniz'de 31 türün 18'i, Marmara Denizi'nde ise 168 yabancı türün 42'si balık.

Akdeniz Havzası genelinde binin üzerinde yabancı tür yaşamını sürdürüyor.

Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesine bağlı olarak bu sayının gelecekte daha da artması bekleniyor.

Akdeniz tropikleşiyor, Karadeniz ise Akdenizleşiyor." ifadelerini kullandı.

Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin istilacı türlerin Türkiye denizlerinde yaşamını kolaylaştırdığı tespitini paylaşan Öztürk, şöyle devam etti: "Deniz suyu sıcaklığı arttıkça bu canlılar geldikleri tropikal ortamlara benzer koşulları burada buluyor.

Böylece daha kolay adapte oluyor, çoğalıyor ve yerleşiyorlar.

Bu nedenle iklim değişikliğiyle istilacı türlerin artışı doğrudan ilişkilidir.

Bilim dünyasında, Kızıldeniz kökenli mercanların gelecekte Akdeniz'de kalıcı tropikal mercan ekosistemleri oluşturup oluşturamayacağı tartışılıyor, iklim değişikliğinin bu süreci hızlandırabileceği düşünülüyor." "AVCILIK TEŞVİK EDİLİYOR" Öztürk, istilacı türlerle mücadelede, türü tamamen ortadan kaldırmanın gerçekçi olmadığını, erken dönemde tespit edilen türlerin yavru bireylerinin ortamdan uzaklaştırılmasının başarı sağlayabileceğini ifade etti.

Yerleşik popülasyon oluşturan türlerde farklı yöntemler uygulandığından bahseden Öztürk, "Bu canlıları stoktan çekmek ve balıkçının zararını azaltmak amacıyla aslan balığında olduğu gibi avcılık teşvik ediliyor, balon balığında kuyruk teslimi karşılığında destek ödemeleri yapılıyor.

Bunlardan tamamen kurtulmak mümkün değil ancak popülasyonlarını kontrol altında tutabiliriz." şeklinde konuştu.

Yabancı türlerin tamamının zararlı olmadığına, bazı türlerin ekonomik değer oluşturduğuna dikkati çeken Öztürk, Karadeniz'deki deniz salyangozunun (Rapana venosa) önemli bir ihracat ürünü olduğu, Akdeniz'de mavi yengeç, İspanyol uskumrusu ve pijama balığı gibi türlerin de ticari olarak avlanmaya başlandığı bilgisini paylaştı.

YABANCI TÜRLERİN OLUMSUZ ETKİLERİ Yabancı türlerin yerli canlılarla rekabete girerek yaşam alanlarını daralttığını belirten Öztürk, bazı istilacı alg türlerinin diğer deniz bitkilerinin üzerini kaplayarak fotosentezi engellediğinin ve toplu ölümlere yol açtığının altını çizdi.

Balon balıklarının ağları parçaladığını, bazı denizanalarının ise balıkçı ağlarını, zaman zaman deniz suyu alma sistemlerini tıkadığını ve kıyı tesislerinde işletme sorunlarına neden olabildiğini dile getiren Öztürk, "Yabancı türler konusu biyolojik çeşitliliğin korunması açısından sürekli izlenmesi gereken en önemli başlıklardan biridir." değerlendirmesini paylaştı. Öztürk, istilacı türlerin insan sağlığını da doğrudan etkileyebileceği, özellikle uzun dikenli deniz kestanesi ile bazı denizanalarının ciddi yaralanmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.

TÜDAV'ın "Ya Yakarsa" adıyla denizanası farkındalık çalışmaları yürüttüğünü, yabancı deniz canlıları ve insan sağlığına ilişkin rehberler hazırladığını, plaj görevlileri ile sağlık çalışanlarının bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, ayrıca TÜDAV'ın bu yıl içinde yabancı türlere ilişkin veri bankasını da açık erişime açacaklarını bildirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *