Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem 15 Temmuz'un Gizli Kahramanları: Yeni Belgesel ile Hikayeleri Ortaya Çıkıyor

15 Temmuz'un Gizli Kahramanları: Yeni Belgesel ile Hikayeleri Ortaya Çıkıyor

Yönetmen Mücahit Emre Sever, "Kader Bağı" belgeselinde, İstanbul'da gerçekleşen olağanüstü bir geceye dair çarpıcı gözlemlerini paylaştı. Belgeseldeki katılımcıların, çeşitli milletlerden gelerek Türkiye’nin savunulmasına duydukları sorumluluğu ifade ettiklerini vurguladı. İzleyiciler, bu benzersiz buluşmanın arka planında yer alan insanların, olaylara kayıtsız kalmadığını ve duyduğu aidiyet duygusunu keşfedecek.

Okunma Süresi: 4 dk

Mücahit Emre Sever'in yönettiği "Kader Bağı" belgeseli, 15 Temmuz 2016 gecesinde kaderleri kesişen Arap coğrafyasından farklı insanların hikâyelerine ışık tutuyor.

TRT Arabi'nin ödüllü belgesel ekibi tarafından hazırlanan filmin prömiyeri, "Cesur Ol, İz Bırak" temasıyla düzenlenen "TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri"nde gerçekleştirilmişti.

Yönetmen Sever, 15 Temmuz'da yeniden TRT ekranlarında izleyiciyle buluşacak belgesele ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sever, 15 Temmuz mücadelesinin sadece Türkiye'nin 81 ili ile sınırlı olmadığını, dünyanın farklı bölgelerinden insanların hayatlarına da etki ettiğini söyledi.

"Birçok farklı milletten ve ülkeden insan o gece İstanbul'daydı"

15 Temmuz'a dair bir şey yapma fikriyle belgeselin ortaya çıktığına işaret eden Sever, "İzleyicilerin tahmin edemeyeceği kadar farklı milletten ve ülkeden insan o gece İstanbul'daydı.

Bu kişilerin hayatları, darbe girişimiyle bir şekilde kesişti.

Ulaşabildiğimiz kişilerin önemli bir bölümü Arap coğrafyasındaki ülkelerden gelen ziyaretçilerdi.

O gece onlar da Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokaklara çıkan ve darbeye karşı duran insanlara tanıklık etti." dedi.

Belgeseldeki kişilerden birinin 15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önündeki çatışmalarda vurulduğunu aktaran Sever, şöyle devam etti:

"Kendisi gazi ve vurulduktan sonra 11 gün komada, daha sonra 2 ay yoğun bakımda kalıyor.

Biz o akşam burada kim var diye bir araştırma yaptık ve elimize çok fazla isim geçti. Özellikle İBB önü, Vatan Caddesi, Saraçhane Parkı, Atatürk Havalimanı, Boğaz Köprüsü, Çengelköy ve Üsküdar Meydanı gibi buralarda olan insanları listeledik, onlara ulaştık.

Yaklaşık 10 kişiyle görüştükten sonra onların arasından 5 kişiyle röportaj yapma ve kendilerini belgeselimizde konuk etme fırsatımız oldu."

"Belgeselde yer alan isimlerin hiçbiri de yaşananlara kayıtsız kalmadı"

Sever, filmde yer alan Filistinli araştırmacı, yazar ve gazeteci Muin Naim'in hikâyesinden etkilendiğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Naim Bey, o akşam İstanbul'da evine giderken darbe girişimini haber alıyor.

Evine gidiyor, tüm eşyalarını bırakıyor ve sadece cüzdanını alarak Atatürk Havalimanı'na gidiyor.

Arabasını tankın önüne koyuyor.

Orada ona 'Arabayı ezecekler' diyorlar.

O da 'Sorun yok ezilsin.

Yeter ki askerler buraya girmesin.' diyor.

Sabaha kadar yaklaşık 10-12 saat Atatürk Havalimanı önünde kalıyor.

Annesi de Gazze'de 83 yaşında bir hanımefendi ve İsrail'in 7 Ekim sonrasındaki Gazze'ye olan saldırılarında vefat etti. 15 Temmuz sabahı Naim bey eve döndükten sonra herkes ona hatrını bile sormadan 'Anneni ara.' diyor.

O da annesini arıyor ve öğreniyor ki annesi sabaha kadar uyumamış, ona dua etmiş.

Annesine telefon eder etmez annesi ona 'Nasılsın"' diye sormuyor. 'Ne oldu darbe yoksa başarılı mı oldu"' diye soruyor.

Oğlundan 'Hayır.' cevabını alınca, 'Tamam o zaman artık rahat uyuyabilirim'. diyor.

Bu hikâye beni çok etkilemişti.

Belgeseldeki isimlerin hiçbiri bu yaşananlara kayıtsız kalmadı ve hepsi 'Bu ülkenin korunması bizim de görevimiz' dedi."

"İnsanların hikâyelerinden daha dokunaklı anlatılabilecek başka bir şey görmüyorum"

Belgesel yönetmeni olarak her zaman insanlarla ilgili bir şeyleri anlatma derdinde olduğunu söyleyen Sever, "Kader Bağı ve 'Adalet Aranıyor' belgeseli de bu anlamda yapıldı.

Filistin'de, Gazze'de bir dram var.

Adalet Aranıyor belgeseli, Güney Afrika'nın İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda (ICJ) başlattığı davayı merkezine alıyor.

Kader Bağı da buradaki Arap vatandaşların omuz omuza darbeye direnişini anlatıyor.

Ama hepsi özelde insanı anlatıyor.

Burada insanların hikâyelerinden daha dokunaklı anlatılabilecek başka bir şey görmüyorum." diye konuştu.

Mücahit Emre Sever, yaşanmış insan hikâyelerinin olayların duygusal boyutunu aktarmada eşsiz bir güce sahip olduğunu belirterek, "Bu hikâyelerin oluşturduğu etkiyi ne bir kitap, ne bir şiir, ne bir şarkı, ne de akademik çalışmalar sağlayabilir.

O duyguyu ancak hikâyenin kendisi aktarabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Belgesel çalışmalarında insanların yaşadığı deneyimleri görünür kılmaya odaklandığını ifade eden Sever, kamerasını bu hikâyelere çevirip, kayda başladığını dile getirdi.

"Mücadelemize devam edeceğiz"

Yönetmen Sever, Adalet Aranıyor belgeselinin birçok ödül aldığını hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:

"Güney Afrika Cumhuriyeti davayı 2023 Aralık ayında açtı.

Bu davanın sonuçlanması uzmanlara göre 10 yıldan fazla sürecek.

Lakin internette, televizyonda, bizim yaptığımız haberler ve belgesel dışında bu konuya çok odaklanılmadığını görüyor, üzülüyorum.

Bu konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Güney Afrika'nın hukuk ekibinden bir avukat hanımefendi 'İnsanların kendi yıkımlarını, kendisinin kaydettiği ilk soykırım.' diyor ve biz bunu uluslararası basına anlatmakta zorlanıyoruz. Çünkü İsrail'in ambargosu, İsrail'le yakın ilişkileri olan ülkelerin sansürü söz konusu.

Fakat biz mücadelemize, bu hikâyeleri aktarmaya devam edeceğiz.

Daha da gündem olması için çalışacağız."

Dünyanın farklı coğrafyalarında zulme maruz kalan Müslümanların hikâyelerine odaklanan çok bölümlü bir belgesel serisine yönelik hazırlık çalışmalarında bulunduğunu vurgulayan Sever, belgeseli TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri'nin gelecek edisyonlarından birinde izleyiciyle buluşturmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *