Diyanet İşleri Başkanlığı, 22 Mayıs 2026 tarihli Cuma hutbesini yayımladı. Bu haftaki hutbenin ana teması “Söz Ahlakı ve Sosyal Medya” olarak belirlendi. Hutbede güzel sözün insan ilişkilerindeki olumlu ve onarıcı etkisi üzerinde durulurken, kırıcı, yalan ve incitici ifadelerden kaçınılması gerektiği vurgulandı.
Güzel Sözün Önemi
Hutbede, Peygamber Efendimiz'in “Gönül alıcı söz, sadakadır” hadisi aracılığıyla tatlı dilin, yumuşak üslubun ve doğruluğun önemine dikkat çekildi. Temas edilen konulardan biri de güzel sözün, insan ilişkilerini düzeltme gücüdür. Toplumda barış ve huzurun sağlanması için kırıcılıktan uzak durulması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, bu haftaki hutbede sosyal medya aracılığıyla gerçekleştiren iletişimde söz ahlakının korunmasının önemi vurgulandı. Dijital platformlarda kimlik gizleyerek insanlara hakaret edenlerin, yalan bilgiler yayanların ve bu durumun toplumsal huzuru bozan paylaşımların oluşturduğu olumsuz etkiler dikkat çekildi. Bu tür davranışların, yalnızca bireyler arası ilişkileri değil, toplumsal bütünlüğü de tehdit ettiği belirtildi.
Dijital Dünyada Söz Ahlakı
Diyanet, dijital ortamda ahlaki değerlerin iyice göz ardı edilip, hakaretler ve yalanlarla dolu bir iletişim tarzının geliştiğini bildirdi. Hutbede, sosyal medyanın insanların kimliklerini gizleyerek birbirlerine saldırma alanlarından biri haline geldiği vurgulandı. Bazı kullanıcıların, şahsiyet hakkını ihlal edip, insanları hedef gösteren gönderiler paylaşarak, toplumda güvensizlik ve kutuplaşma yarattığı belirtildi. Bunun, sosyal medya ortamında yaygınlaşan bir davranış biçimi haline geldiği, dolayısıyla bu duruma karşı dikkatli olunması gerektiği tavsiye edildi. Ayrıca, sosyal medya üzerinden yayılan sorunların, toplum üzerinde derin yaralar açabileceği ve bu tür davranışların toplumda fitne ve fesadın artmasına yol açtığı ifade edildi.
Aile ve Toplum İlişkileri
Cuma hutbesinde, gündelik yaşamda kullanılan dilin insan ilişkileri üzerindeki etkisi üzerinde de duruldu. Aile, akraba ve komşuluk ilişkilerinde uygun ve nazik bir iletişim tarzının benimsenmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. Başkalarıyla sağlıklı bir iletişim kurmakta zorluk çeken bireylere dikkat çekildi. Hutbede, insanların en yakınlarıyla bile sağlıklı bir iletişim kurma konusunda sıkıntılar yaşamasının sebeplerinin başında iletişim yönteminin bulunduğu ifade edildi. Bu nedenle, Müslümanların birbirine karşı nazik, kırıcı olmayan bir dil kullanması gerektiği hatırlatıldı. İletişimde samimiyet ve saygının önemine değinildi, bu durumların toplumun huzurunu artıracağı mesajı verildi.
Teknolojinin Bilinçli Kullanımı
Bunun yanı sıra hutbede teknolojinin sunduğu olanakların bilinçli bir şekilde kullanılması gerektiği de ifade edildi. Ailelere, çocuklarını ve gençlerini dijital dünyanın tehlikelerine karşı daha dikkatli olmaları konusunda uyarılar yapıldı. Özellikle; sanal kumar, uyuşturucu bağımlılığı artıran içerikler ve şiddeti teşvik eden oyunlar gibi tehlikeler gündeme getirildi. Diyanet, dijital teknolojilerin tamamen reddedilmesi gereken unsurlar olmadığını, ancak etik değerler gözetilmeksizin kullanıldığında ciddi sorunlar yaratabileceği üzerinde durdu. Teknolojik imkanların sağladığı avantajların yanı sıra, arkasında gizlenen tehlikelerin de farkında olunması gerektiği, böylece sanal dünyada yaşanacak zararların minimize edilebileceği vurgulandı.