Haber En Son Olay Haber
Rize
Az bulutlu
weather
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Alaattin Aktaş'tan 'Döviz Tuzakları' Üzerine Değerlendirme: Faiz İndirimlerinin Olası Sonuçları Neler?

Alaattin Aktaş'tan 'Döviz Tuzakları' Üzerine Değerlendirme: Faiz İndirimlerinin Olası Sonuçları Neler?

Ekonomist Alaattin Aktaş, Merkez Bankası'nın 23 Temmuz'da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını inceledi. Aktaş, bu toplantıda alınacak muhtemel faiz indirim kararlarına ilişkin öngörülerini paylaştı ve yılın kalan dönemi için tahminlerde bulundu. Faiz politikalarındaki değişimlerin ekonomi üzerindeki etkileri değerlendirilmeye devam ediyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz Perşembe günü yapılacak olan önemli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı ile piyasaların dikkatini üzerinde topluyor. Toplantı öncesinde piyasalardaki beklentiler netleşirken, Ekonomi Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, politika faizinde herhangi bir değişiklik olmadığını, olası bir indirim yapılmasının ise hem sürpriz bir karar olacağı hem de ekonomik gerçeklerle çelişeceği görüşünü dile getirdi.

Faiz İndirimine Karşı Somut Veriler

Yazar Aktaş, faizin düşürülmesinin neden zor olacağına ilişkin somut verilere dikkat çekti. 10 Temmuz tarihi itibariyle, Türk vatandaşlarının bankalarda 15,6 trilyon lira mevduatı bulunduğunu hatırlatan Aktaş, bu tutarın 9,1 trilyon lirasının Türk Lirası, 6,5 trilyon lirasının ise döviz cinsinden olduğunu vurguladı. Bunun sonucunda, tasarrufların neredeyse %48’inin döviz ile tutulmaya devam ettiğine dikkat çekti. Dövizin son zamanlarda enflasyonun altında kalmasına rağmen geniş bir kesimin hâlâ döviz tercih ettiğini belirten Aktaş, "Türk insanı dövize olan ilgisini kaybetmedi" diye ekledi. Eğer Türk Lirası'nın getirisi hızla düşerse, vatandaşların dövize yönelmesinin an meselesi olduğunu ifade etti.

Toplantıdan Beklentiler

23 Temmuz tarihindeki toplantıda Merkez Bankası'nın bir faiz indirimine gitme ihtimalini oldukça düşük gören Aktaş, Merkez Bankası'nın son beş aydır uygulamadığı %37'lik haftalık repo ihale faiz oranını fiilen uygulamadığını kaydetti. Piyasalardaki fonlamanın %40 faizli gecelik kanaldan gerçekleştiğini belirten Aktaş, eğer savaş ve jeopolitik gerilimler sona ererse, Merkez Bankası’nın ilerde yine haftalık repoya yönelerek faiz oranını yavaşça %37’ye çekmiş olabileceğini ifade etti. Ancak, Perşembe günkü toplantıdan sembolik bir indirim kararı çıkması olasılığının yok denecek kadar az olduğunu savundu.

Yıl Sonu Toplantıları ve Faiz İndirimi Olasılığı

Merkez Bankası'nın 23 Temmuz’dan sonraki takviminde, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde üç kritik toplantı daha yer alıyor. Alaattin Aktaş, bu toplantılarda da faiz indirimi yapılabilmesi için büyük bir boşluk olmadığını ifade etti. Düzenlenmesi gereken faiz indirimlerinin gerçekleşebilmesi için yıllık enflasyonun %20’li seviyelere düşmesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, mevcut ekonomik durumun buna ortam sağlamadığını belirtti. Yıl sonunda enflasyonun ortalama %20’lerin altına düşmesinin zor olduğu öngörülüyor; iyimser tahminler bile %28-29 seviyelerini işaret ediyor fakat bu oranların bile yükselmesi tahmin ediliyor.

Ekonomik Riskler ve Döviz Kaçışı

Haziran ayındaki enflasyon oranlarının düşük görünümüne rağmen, Temmuz ayında hizmet sektöründeki artış ve akaryakıt zamlarının (benzin %2,4, motorin %7,1) etkisiyle enflasyonun artacağı öngörülüyor. Bölgesel savaşlar ve jeopolitik krizler, enerji maliyetlerinin artışına neden olarak yurt içindeki fiyatlar üzerinde de baskı yapmaya devam ediyor. Aktaş, eğer enflasyon %30'un altına düşerse bunun bir başarı sayılacağını, TL mevduat getirisi hızla gerilerse dövize kaçışların artabileceği uyarısında bulundu. KKM benzeri olumsuz bir durumu yaşamamak için Merkez Bankası'nın oldukça temkinli bir yaklaşım sergilemesinin şart olduğu düşünülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *