Haber En Son Olay Haber
Rize
Az bulutlu
weather
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Artvin’de 10 köyü etkileyecek maden projesine tepki: Bu proje havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletecek

Artvin’de 10 köyü etkileyecek maden projesine tepki: Bu proje havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletecek

Şavşat ilçesine bağlı Dereiçi-Çukur merkezli, Tepebaşı ve Şenocak sınırlarına kadar yayılan yaklaşık 19 hektarlık alanda Agara Madencilik tarafından yapılması planlanan maden projesi yöre halkının tepkisine neden oldu. Köy sakinleri, projenin yaklaşık 10 köyü etkileyeceğini belirterek, Ayda 15 patlatma yapılacak. Bu proje havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletecek. Tarım, hayvancılık ve arıcılık büyük zarar görecek” dedi.

Okunma Süresi: 3 dk

Şavşat ilçesine bağlı Dereiçi-Çukur merkezli, Tepebaşı ve Şenocak sınırlarına kadar yayılan yaklaşık 19 hektarlık alanda Agara Madencilik tarafından maden projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Ancak yöre halkı, maden faaliyetinin başlaması halinde çevrenin zarar göreceğini ifade etti.

Dereiçi Köyü sakinlerinden Taner Meydan, yaptığı açıklamada, buradaki madencilik faaliyetinin bölge için bir felaket olacağını söyledi ve şunları kaydetti: Projelerde, maden çalışmasının açık işletme yöntemiyle ve patlatmalı olarak yapılacağı belirtiliyor.

Bizim itirazımız tam da bu noktada. Çünkü kuş uçuşu yaklaşık 400 metre mesafede mahalleler var.

Yakın ve uzak çevrede birçok köy bulunuyor.

Açık işletme yöntemiyle yapılacak maden çalışmasının çevreye vereceği zarar, ortaya çıkacak tozun ve kimyasal etkilerin suyumuzu, toprağımızı kirleteceği açıktır.

Bunu görmek için bilim insanı olmaya gerek yok, herkes bunu görebiliyor.

Biz, 'ÇED gerekli değildir' kararına itiraz ettik.

Dava süreci devam ediyor.

Her ne kadar çalışma Dereiçi ve Çukur köyleri sınırlarında görünse de çevrede bulunan en az 8-10 köyün bu çalışmadan etkileneceği kesindir.

Yani yaklaşık 10 köyü kapsayan geniş bir alandan söz ediyoruz. Şirket, madeni açık işletme yöntemiyle çalıştıracağını söylüyor.

Ayda 15 kez, yani ortalama iki günde bir patlatma yapılacağını ifade ediyor.

Bunun tarım, hayvancılık, arıcılık ve meyvecilikle geçimini sağlayan insanların havasını, suyunu ve toprağını kirleteceği, köylerimize zarar vereceği ortadadır. “RAHAT NEFES ALAMAYACAĞIZ” Dereiçi Köyü sakinlerinden Erkin Uzun ise, “Mahallemizin karşısındaki bölgede, üstelik heyelanlı bir alanda maden araması ve patlatma yapılacak.

Burasının heyelanlı olduğu bilindiği için oradaki mahalle sakinlerine Şavşat yolu üzerinde daireler yapıldı.

Buna rağmen aynı bölgede yeniden patlatma yapılmak isteniyor.

Gurbetten memleketimize bunun için geliyoruz.

Maden çalışması başladığında burada rahat nefes alabilecek miyiz?

Alamayacağız. Şuradaki dut ağacının dalından koparıp yiyebilecek miyiz?

Yiyemeyeceğiz.

Bahçedeki salatalığı koparıp ısırabilecek miyiz?

Isıramayacağız. Çünkü her yer toz olacak” diye konuştu. “MADENCİLİK HAYVANCILIĞI BİTİRİR” Dereiçi Köyü sakinlerinden Nizamettin Gümüş, bölgede hayvancılığın yaygın olduğunu belirterek, madencilik faaliyetinin başlaması halinde hayvancılığın da yapılamayacağını söyledi.

Gümüş, Şu anda herkes yaylada. Çünkü çok güzel meralarımız, harika bir doğamız var.

Bu şartlar sayesinde hayvancılık rahatlıkla yapılabiliyor.

Biz bu doğanın ve hayvancılığın burada bitmesini istemiyoruz.

Biz bu hayvancılıkla büyüdük dedi.

Köy sakini Mahmut Yaşar, “Bu yöre, kadimden beri bir kültür coğrafyasıdır.

Sadece Dereiçi ve Çukur'dan ibaret değildir.

Tepebaşı, Oba, Demirci, Dutlu, Çağlayan, Yağlı ve Maden köylerini de kapsayan geniş bir bölgeden söz ediyoruz.

Madenciliğin genel anlamda nelere yol açtığını biliyoruz.

Bu farkındalıkla bu maden işletmesine karşı tek çaremiz, tek sığınağımız ve tek güvencemiz hukuktur.

Bu nedenle hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *