Orta Doğu'da diplomatik dengeleri ve finansal ambargoları sarsacak gizemli bir uçuş trafiği, açık kaynak istihbaratı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıldı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kraliyet ailesine ait olan ve VIP uçuş hizmeti veren doğrudan bir şirkete bağlı A6-RJF kuyruk kodlu özel jetin, Abu Dabi ile Tahran arasında gerçekleştirdiği sır dolu uçuşlar ve izlediği rota, arkasında milyarlarca dolarlık bir nakit transferi olduğu iddialarını güçlendirdi.Elde edilen uçuş takip verilerine göre, 8 Haziran sabahı erken saatlerde BAE'nin başkenti Abu Dabi'den havalanan VIP jet, Umman hava sahası üzerindeyken ani bir kararla uçuş takip sistemini ve radar sinyallerini kapattı.
Yaklaşık 3 saat boyunca hiçbir radar sisteminde görünmeyen "hayalet" uçak, bu sessizliğin ardından İran'ın başkenti Tahran semalarında aniden yeniden sinyal vermeye başladı.
Uçuş güvenliğini riske atacak şekilde rotasını gizlemek için radarı belirli aralıklarla açıp kapatan jet, Tahran’da yaklaşık 2 saat kaldıktan sonra tekrar Abu Dabi’ye döndü.
Sıradışı olarak nitelendirilen bu uçuş, sadece iki gün sonra birebir aynı gizemli rota ve radar kapatma yöntemleriyle bir kez daha uyarısız şekilde tekrarlandı.Uluslararası diplomasi koridorlarında BAE'nin, elinde bulundurduğu dondurulmuş İran fonlarını serbest bırakma kararı aldığı ve taraflar arasında 10 milyar dolarlık devasa bir anlaşmanın masada olduğu konuşuluyor.
Bazı küresel finans kaynakları, serbest bırakılması beklenen dondurulmuş fon miktarının 20 ila 50 milyar dolar arasında değişebileceğini öne sürerken, İran cephesinden sızan bilgilere göre ilk etapta 3 milyar dolarlık kısmın fiziki olarak teslim edildiği belirtiliyor.Açık kaynak istihbarat kuruluşu OSINT TURK'ün yaptığı teknik hesaplamalar ise bu iddiaların lojistik olarak mümkün olduğunu kanıtlıyor.
Yapılan hesaplamalara göre, 100 dolarlık banknotlar halinde 3 milyar doların toplam ağırlığı, güvenlik valizleri ve ambalajlarıyla birlikte yaklaşık 35 tonu buluyor.
Söz konusu VIP jetin resmi teknik krokileri incelendiğinde ise uçağın 60 tona kadar kargo taşıma kapasitesine sahip olduğu görülüyor.
Bu durum, arka arkaya yapılan iki ayrı seferin, güvenlik gerekçesiyle ikiye bölünen 3 milyar dolarlık sevkiyatı ya da 10 milyar dolarlık ana anlaşmanın geri kalan nakit dilimlerini taşımak için organize edildiği ihtimalini kuvvetlendiriyor.Tahran'a yönelik gerçekleştirilen bu gizemli operasyonun arkasındaki uçağın geçmiş uçuş kayıtları incelendiğinde ise çok daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor. İran'a son 3 yıl içerisinde sadece bir kez uçuş gerçekleştiren bu özel jetin, yakın geçmişte Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ile İsrail'in başkenti Tel Aviv arasında da iki kez özel sefer düzenlediği tespit edildi.
Bölgedeki ezeli rakipler ve hassas diplomatik aktörler arasında köprü vazifesi gören bu gizemli jetin uçuş trafiği, Orta Doğu'daki perde arkası diplomasi trafiğinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.