Resmi Gazete'de yayımlanan 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gerekçe gösterilerek İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasına karar verildi.
Sürecin Arka Planı
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasının arkasındaki sebep, kurucu vakfı üzerinden yürütülen yasal süreçlerdir. Geçmişte, Can Holding’e yönelik açılan adli soruşturma sürecinin bir parçası olarak, Holding'e bağlı şirketlerle birlikte üniversitesinin bağlı olduğu Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı da etkilenmiştir. Mahkeme tarafından, bu vakfa kayyum atanması, kurumsal yönetimdeki sıkıntıların bir yansıması olarak öne çıkmıştır. Bu gelişme, vakfın yönetimindeki istikrarsızlıkları ve hukuki problemleri derinleştirmiştir. Kayyum yönetimi altında geçen dönemin ardından gelen kapatma kararı, üniversitenin eğitim faaliyetlerinin de sona ermesini beraberinde getirmiştir. Kamuoyunda merak edilen bu durum, üniversitenin akademik yapısını ve öğrencileri nasıl etkileyeceği üzerine endişeleri artırmıştır.
Okulun Kapatılması ve Son Gelişmeler
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum süreci başlatıldığında, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin geleceği üzerinde soru işaretleri belirmeye başlamıştı. TMSF ve kayyum döneminin hemen ardından alınan nihai kapatma kararı, üniversitenin eğitim verme yetkisinin iptal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu karar, öğrenci topluluğu ve akademik personel üzerinde büyük bir şok yaratırken, eğitim haklarının nasıl korunacağına dair kaygılar da ortaya çıkmıştır. Eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, öğrenciler için yasal önlemlerin devreye alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Böylece, üniversitenin kapatılmasıyla birlikte yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Garantör Üniversite Uygulaması
Bir vakıf üniversitesinin faaliyet izninin iptali durumunda, öğrencilerin haklarının korunmasına yönelik bir sistem olan Garantör Üniversite devreye girmektedir. İstanbul Bilgi Üniversitesi için belirlenen garantör üniversite, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) olarak tanımlanmıştır. Bu süreç, bilhassa mevcut öğrencilerin öğrenim hayatlarının devamlılığı açısından büyük önem taşımaktadır. Garantör üniversite aracılığıyla, Bilgi Üniversitesi'nden mezun olacak öğrencilerin eğitim haklarının güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Böylelikle, öğrenciler, akademik kariyerlerine devam edebilmek için gerekli olan olanakları elde edebileceklerdir.
Devredilecek Süreçler ve Gelecek Planları
Kapatma kararı sonrasında, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin tüm fiziksel ve dijital arşivlerinin, akademik veri tabanlarının ve idari süreçlerinin Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne devredilmesi öngörülmektedir. Bu devrin, geçmişteki bilginin ve öğretim kaynaklarının korunmasına yardımcı olması hedeflenmektedir. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin sunduğu garantilerle, Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin eğitim hakları, devletin sağlaması altında koruma altında bulunacaktır. Eğitim haklarını güvence altına alan bu sistem, üniversitenin geçmişteki akademik başarılarını ve potansiyelini de destekleyen bir temele sahip olmaktadır. Böylelikle, öğrenci ve öğretim üyeleri için hem devam eden akademik süreçlerin sürdürülebilirliği sağlanacak hem de eğitim hayatlarına kesintisiz devam edebilmeleri için gerekli adımlar atılmış olacaktır.