Muhalefetin sık sık eleştirdiği Kanal İstanbul Projesi'nin güvenlik ve savunma yönü hakkında Milli Savunma Bakanlığı (MSB) açıklamalarda bulundu. Projeye dair endişeler, CHP İstanbul Milletvekili Sibel Yanıkömeroğlu’nun verdiği soru önergesiyle yeniden gündeme geldi. Bu önerge çerçevesinde, projenin askeri planlamalara olan potansiyel etkileri tartışıldı ve bu kapsamda bakanlıktan bilgi talep edildi.
Kanal İstanbul’un Askeri Güvenlik Boyutu
Kanal İstanbul'un çevresel ve ekonomik etkilerinin yanı sıra savunma stratejileri üzerindeki etkileri de dikkat çekiyor. Yanıkömeroğlu, projenin İstanbul’un batısında açılacak yeni su yoluyla Trakya ve İstanbul arasındaki bağlantılara zarar verebileceği, kara bütünlüğünü etkileyebileceği ve askeri lojistik hareketliliği zorlaştırabileceği yönündeki endişelerini dile getirdi. Bu bağlamda, projenin savunma hatları üzerindeki potansiyel tehditlerin yanı sıra, kriz zamanlarında askeri hareketlerin nasıl etkileneceğine dair net bir analiz yapılmadığına dikkat çekti.
Güvenlik ve Savunma Etki Analizi
Yanıkömeroğlu, Bakan Güler'e sunduğu önergede, Bakanlık bünyesinde ya da diğer ilgili kurumlar tarafından hazırlanmış bir güvenlik ve savunma etki analizi olup olmadığını sordu. Projenin Trakya ile İstanbul arasındaki askeri hareketlilik ve intikal kapasitesini nasıl etkileyeceği hakkında Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının görüşlerinin alınıp alınmadığına dair bilgi istedi. Bu tür bilgiler, projenin askeri stratejik planlamalar açısından hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Bakan Güler’in Değerlendirmeleri
Soru önergesine yanıt veren Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, sürecin ilgili birimlerle koordineli bir şekilde detaylı bir şekilde değerlendirildiğini belirtti. Güler, Kanal İstanbul Projesi’nin savunma alanındaki etkilerinin titizlikle analiz edildiğini ve gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Bu açıklama, projenin güvenlik boyutunun hükümet tarafından ciddiyetle ele alındığını gösterirken, kamuoyundaki kaygıları gidermeye yönelik bir adım olarak değerlendirildi.