MevzuRize Gündem KTÜ'nün Araştırması: Öğrencilerin Yüzde 50'si Üretken Yapay Zeka Kullanımında Aktif Rol Alıyor

KTÜ'nün Araştırması: Öğrencilerin Yüzde 50'si Üretken Yapay Zeka Kullanımında Aktif Rol Alıyor

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, yükseköğretimde hızla yaygınlaşan üretken yapay zekâ teknolojilerinin, öğrenciler ve akademisyenler tarafından nasıl kullanıldığını ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi.

Okunma Süresi: 11 dk

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, yükseköğretimde hızla yaygınlaşan üretken yapay zekâ teknolojilerinin, öğrenciler ve akademisyenler tarafından nasıl kullanıldığını ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. “Karadeniz Teknik Üniversitesi Üretken Yapay Zeka Endeksi Araştırması” başlıklı çalışmakapsamında yer alan 2 bin 612 öğrenci ve 661 akademisyenden elde edilen veriler; üretken yapay zekâ kullanım sıklığı, teknik yeterlilik, kullanım deneyimi, kullanım amaçları, kullanılan araçlar, toplumsal etki algısı, karşılaşılan engeller ve zorluklar ile dezenformasyon gibi farklı boyutlar baz alınarak incelendi.

Araştırma, üretken yapay zekânın hem öğrenciler hem de akademisyenler açısından üniversite yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini ortaya koyarken onların, teknolojiyi hangi amaçla kullandıkları ve karşılaştıkları güçlükler konusunda da dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı.

Her İki Kişiden Biri, Yoğun Kullanıcı!

Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 31,9'u, akademisyenlerin ise yüzde 32,2'si, üretken yapay zekâ araçlarını, her gün kullanıyor.

Haftada üçten fazla kullananlar da dâhil edildiğinde, yoğun kullanım oranı; öğrencilerde yüzde 53,2'ye, akademisyenlerde ise yüzde 52,1'e ulaşıyor.

Buna karşılık üretken yapay zekâyı hiç kullanmadığını belirtenlerin oranı; öğrencilerde, yüzde 12,8 iken akademisyenlerde, yüzde 8,1 olarak belirlendi.

Sonuçlar, üretken yapay zekânın üniversite ortamında belirli bir grubun kullandığı istisnai bir teknoloji olmaktan çıkarak gündelik akademik yaşamın yaygın araçlarından biri haline geldiğini gösterdi.

Bir Haftada, 1.883 Farklı Kullanıcı Anket yoluyla elde edilen bulguların yanı sıra KTÜ'nün haftalık ağ kullanım verileri de üretken yapay zekâya yönelik yoğun ilgiyi ortaya koydu. Üniversite ağı üzerinden, üretken yapay zekâ uygulamalarına yönelen trafik incelendiğinde, yalnızca bir haftalık dönemde,1.883 farklı kullanıcı tarafından 61 bin 59 oturum (session) oluşturulduğu belirlendi.

Böylece araştırmada, katılımcıların kendi beyanlarına dayalı olarak ortaya çıkan yüksek kullanım oranlarının, KTÜ’nün gerçek ağ kullanım verilerinde de karşılık bulduğu görüldü. “Gerçek Kullanım Eğilimleri Üzerinden İzliyoruz” KTÜ Rektörü Prof.

Dr.

Hamdullah Çuvalcı, anket sonuçları ile gerçek kullanım verilerinin bir arada değerlendirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekerek “Araştırmamız bize,öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin üretken yapay zekâ kullanımına ilişkin beyanlarını, açık bir şekilde gösterirken ağ verileri de mevcut durumun sahadaki karşılığını ortaya koydu.

Bir haftada, 1.883 farklı kullanıcı ve 61 bini aşkın oturum, üretken yapay zekânın yükseköğretim yaşamının artık günlük bir parçası haline geldiğini, açık biçimde gösterdi.

Böylece üretken yapay zekâ dönüşümünü yalnızca algılar üzerinden değil, gerçek kullanım eğilimleri üzerinden de izleyebiliyoruz.” dedi. Öğrenciler Fikir Üretmek, Akademisyenler ise Çeviri İçin Kullandı Araştırmada, üretken yapay zekânın hangi amaçlarla kullanıldığı da incelendi.

Sonuçlar, öğrenciler ile akademisyenlerin, aynı teknolojiyi farklı ihtiyaçlar doğrultusunda kullandıklarını ortaya koydu. Öğrencilerin yapay zekâyı kullanım amacında ilk sırayı, fikir üretme ve çözüm oluşturma aldı. Öğrencilerin yüzde 46,9'u, üretken yapay zekâyı, bu amaçla sık kullandığını belirtirken bu oranı; yüzde 45,1 ile sınava hazırlık, yüzde 44,6 ile ders çalışma, yüzde 44,2 ile metin düzenleme ve yüzde 42 ile akademik içerik yazma amacı izledi. Çeviri amacıyla sık kullanım oranı ise yüzde 41,9 olarak belirlendi.

Proje ve Ödev Desteği, Yüzde 33'te Kaldı Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri, öğrencilerin üretken yapay zekâyı yalnızca proje ve ödev desteği amacıyla kullanmadıklarının saptanması oldu.

Proje ve ödev desteğiamacı, yüzde 33'te kalırken fikir üretme, sınava hazırlanma, ders çalışma, metin düzenleme ve akademik içerik yazma amacı, daha yüksek oranlara ulaştı.

Akademisyenlerde ise ilk sırada yüzde 48,1 ile çeviri, ikinci sırada yüzde 43,6 ile metin düzenleme yer aldı.

Bu oranı, yüzde 29,7 ile fikir üretme ve çözüm oluşturma, yüzde 24,7 ile e-posta, iletişim metinleri ve yine yüzde 24,7 ile akademik içerik yazma amacı takip etti.

Akademisyenlerin yüzde 18'i, üretken yapay zekâyı, veri analizinde; yüzde 17,6'sı, sunum ve rapor hazırlamada; yüzde 15,5'i, eğitim materyali geliştirmede ve yüzde 14'ü, proje yazımında sık kullandığını bildirdi.

Doçentler ve Dr. Öğretim Üyeleri, Kullanımda Ön Plana Çıktı Akademik ünvanlara göre yapılan incelemede, üretken yapay zekâyı en yoğun kullanan grubun, Doçentler ve Doktor Öğretim Üyeleri olduğu saptandı.

Günlük kullanım ile haftada üçten fazla kullanım birlikte değerlendirildiğinde, yoğun kullanım oranı; Doçent grubunda, yüzde 62,4; Doktor Öğretim Üyesi grubunda, yüzde 61,7; Araştırma Görevlisi grubunda,yüzde 54,5 olarak hesaplandı.

Yaşa göre yapılan değerlendirmede ise 31-40 yaş grubundaki akademisyenlerin, yüzde 61,7'lik yoğun kullanım oranıyla öne çıktığı görüldü.

Bu oran; 22-30 yaş grubunda, yüzde 54,3; 41-50 yaş grubunda, yüzde 50,7; 51 yaş ve üzerindeki akademisyenlerde yüzde 29,3 olarak belirlendi.

Kullanım Yüksek Ancak Teknik Yeterlilik, Geliştirilmeye Açık!

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de yaygın kullanım ile katılımcıların kendi teknik yeterliliklerine ilişkin değerlendirmeleri arasındaki fark oldu.

Akademisyenlerin yüzde 71,8'i ve öğrencilerin yüzde 62,6'sı, üretken yapay zekâ konusundaki teknik yeterliliklerini “başlangıç seviyesi” olarak tanımladı.

Bununla birlikte kullanım sıklığı arttıkça teknik yeterlilik düzeyinin de yükseldiği görüldü. “Özellikle Durulması Gereken Sonuç” KTÜ Rektörü Prof.

Dr.

Hamdullah Çuvalcı, yüksek kullanım oranının, tek başına yüksek üretken yapay zekâ yeterliliği anlamına gelmediğine dikkati çekerek “Veriler, bize çok açık bir şey söylüyor: Mesele artık öğrencilerin ve akademisyenlerin üretken yapay zekâyıkullanıp kullanmayacağı değil.

Onu; ne kadar bilinçli, etkili ve sorumlu bir biçimde kullanacağıdır. Üniversitemizde, her iki kişiden birinden fazla oranda, üretken yapay zekânınyoğun bir biçimde kullanması önem arz ediyor.

Ancak öğrencilerimizin yüzde 62,6'sının, akademisyenlerimizin ise yüzde 71,8'inin, teknik yeterliliklerini başlangıç seviyesinde görmesi, üzerinde özellikle durmamız gereken bir sonuçtur.” dedi.

Araştırma, Üretken Yapay Zekânın Hatalarına Daha Fazla Dikkat Çekiyor Araştırma, üretken yapay zekâ kullanılırken karşılaşılan zorluklar açısından da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.

Her iki gruptaki en yaygın sorunlardan biri, üretken yapay zekâ sistemlerinin karmaşık taleplerini anlamak konusunda ortaya çıktı.

Bu sorunu, öğrencilerin yüzde 41,1'i ve akademisyenlerin yüzde 37,1'i bildirdi. Öğrencilerin yüzde 30,4'ü veakademisyenlerin yüzde 31,2'si ise oluşturulan yanıtların düzeltme gerektirdiğini belirtti.

Gruplar arasındaki dikkat çekici farklılıklardan biri, yanlış veya uydurma bilgi üretme anlamına gelen “halüsinasyon” konusunda ortaya çıktı.

Akademisyenlerin yüzde 25'i, bu sorunla karşılaştığını belirtirken öğrencilerde bu oran, yüzde 12,7 oldu.

Akademisyenlerin yüzde 24,4'ü güvenilirlik, yüzde 21,5'i ise gizlilik konusunda sorun yaşadığını bildirdi.

Bu sonuçlar, akademisyenlerin, üretken yapay zekâ çıktılarının; doğruluğu, güvenilirliği ve sınırlılıkları konusunda, daha temkinli bir kullanım profili sergilediğine işaret etti. Üretken Yapay Zekânın Toplumsal Etkisine İyimser Bakılıyor Araştırmada, katılımcıların üretken yapay zekânın toplumsal etkisine ilişkin görüşleri de inceleme altına. Öğrencilerin yüzde 68,9'u ve akademisyenlerin ise yüzde 65,5'i; üretken yapay zekânın toplumsal etkisini, genel olarak olumlu değerlendirdi.

Bulgular, üniversite camiasında, üretken yapay zekâya yönelik genel yaklaşımın olumlu olduğunu ancak özellikle akademisyenlerin, teknolojinin oluşturabileceği risk ve sınırlılıklara daha temkinli yaklaştığını ortaya koydu.

KTÜ’de, Yeni Dönemde Üretken Yapay Zekâ Seferberliği Araştırma sonuçlarının yalnızca mevcut durumun tespiti amacıyla kullanılmayacağını belirten Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, yeni eğitim-öğretim dönemi ile birlikte KTÜ'de, üretken yapay zekânın; eğitim, araştırma ve kurumsal süreçlerde kullanımına yönelik kapsamlı bir dönüşüm sürecinin başlatılacağını aktardı. Üretken yapay zekâ araçlarının kullanımının, yeni dönemde oluşturulacak ilke ve uygulamalar doğrultusunda, daha sistematik biçimde şekillendirileceğini belirten Prof.

Dr. Çuvalcı, KTÜ Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen ve geliştirilen projelerin de aşamalı olarak KTÜ bileşenlerinin kullanımına sunulacağını ifade etti. “Kültürümüzün Bir Parçası Haline Getireceğiz” Prof.

Dr.

Hamdullah Çuvalcı, açıklamasına “Üretken yapay zekâyı, Üniversitemizin bütününü ilgilendiren stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz.

Yeni eğitim-öğretim dönemi ilebirlikte öğrencilerimizden akademisyenlerimize, idari personelimizden yöneticilerimize kadar tüm bileşenlerimizi kapsayan bir seferberlik başlatacağız.

Amacımız yalnızca üretken yapay zekâ araçlarının kullanımını artırmak değil, bu araçların; bilinçli, etik, güvenli ve etkili bir biçimde kullanımını, kültürümüzün bir parçası haline getirmektir.” sözleri ile devam etti.

Tüm Personelin, Üretken Yapay Zekâ Okuryazarlığı Geliştirilecek Yeni dönemin önceliklerinden birinin, üretken yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesiolacağını ifade eden Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, KTÜ genelinde gerçekleştirilecek eğitimler ile akademik ve idari personelin üretken yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin artırılacağını bildirdi.

Eğitimlerin yalnızca araçların nasıl kullanılacağına odaklanmayacağını belirten Prof.

Dr. Çuvalcı; etkili kullanım, çıktıların doğrulanması, eleştirel değerlendirme, veri güvenliği, etik kullanım, halüsinasyon ve yanlış bilgi risklerinin tanınması gibi konuların da eğitimlerin önemli bileşenlerini oluşturacağını aktararak “Araştırmamızın bize verdiği en önemli mesajlardan biri; yüksek kullanımın, tek başına yüksek yeterlilik anlamına gelmediğidir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde, temel hedeflerimizden biri, Üniversitemizin üretken yapay zekâ okuryazarlığı kapasitesini, bütüncül biçimde yükseltmek olacak.

Akademik ve idari personelimize yönelik eğitimleri yaygınlaştırırken öğrencilerimizin de üretken yapay zekâyı,düşünmenin ve üretmenin yerine geçen değil, bunları güçlendiren bir araç olarak kullanmasını teşvik edeceğiz.” dedi.

Kampüsün Tüm Bileşenleri Dönüşüme Dâhil Edilecek KTÜ'nün üretken yapay zekâ dönüşümünde, bütün-kurum yaklaşımını esas alacağını belirten Prof.

Dr. Çuvalcı, sürecin yalnızca eğitim faaliyetleri veya teknolojik altyapı ile sınırlı tutulmayacağını söyledi.

Bu kapsamda dönüşümün; kurumsal vizyon ve yönetişim, yetkinlik ve kapasite geliştirme, eğitim ve öğrenme, araştırma ve yenilik, profesyonel ve idari uygulamalar ile teknoloji ve risk yönetimi gibi birbirleriyle bağlantılı alanlar üzerinden yürütülmesi hedefleniyor.

Benimsenen bu yaklaşım ile KTÜ’nün tüm bileşenlerinin sürece katılması, uygulamalardan elde edilen sonuçların değerlendirilmesi ve elde edilen kanıtlar doğrultusunda sistemin sürekli geliştirilmesi öngörülüyor.

Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, yaklaşıma ilişkin düşüncelerini “Üretken yapay zekâ dönüşümünü yalnızca bir yazılım veya teknoloji yatırımı olarak görmüyoruz.

Eğitimden araştırmaya, idari hizmetlerden karar süreçlerine, veri güvenliğinden etik ve risk yönetimine kadar kampüsümüzün bütün bileşenlerini, bu dönüşümün içine alacağız.

Bir alandaki gelişmenin diğer alanları da beslediği, sonuçların sürekli değerlendirildiği ve elde edilen kanıtlar ilesistemin sürekli iyileştirildiği bütüncül bir yapı kurmak istiyoruz.” ifadeleri ile aktardı. Üretken Yapay Zekâ Altyapısına, 50 Milyon TL’lik Dev Yatırım KTÜ'nün insan kaynağına yönelik çalışmalarının güçlü bir teknolojik altyapı iledestekleneceğini açıklayan Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, yaklaşık 50 milyon liralık yeni bir üretken yapay zekâ altyapı yatırım paketinin devreye alınacağını bildirdi.

Yeni altyapının;başta Ar-Ge faaliyetleri, eğitim ve bilimsel araştırmalar olmak üzere üretken yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi için KTÜ’nün kullanımına tahsis edilmesi planlanıyor.

Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, yatırım ile ilgili olarak “Üretken yapay zekâ alanında, güçlü insan kaynağının, güçlü bir hesaplama ve veri altyapısı ile desteklenmesi gerekiyor.

Bu doğrultuda,yaklaşık 50 milyon liralık, yeni bir yatırım paketi devreye alıyoruz.

Oluşturacağımız altyapıyı; Ar-Ge, eğitim ve bilimsel araştırmaların hizmetine sunacağız.

Akademisyenlerimizin ve araştırmacılarımızın, üretken yapay zekâ modelleri geliştirebildiği, deneylerini gerçekleştirebildiği ve öğrencilerimizin bu teknolojiler ile uygulamalı olarak çalışabildiği, güçlü bir araştırma ve inovasyon ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. “Hedefimiz, Üretken Yapay Zekâyı Kullanan Değil, Onunla Değer Üreten Bir Üniversite Olmak” Üretken Yapay Zekâ Endeksi Araştırması'nın, KTÜ’deki dönüşümün izlenmesinde de kullanılacağını belirten Rektör Prof.

Dr. Çuvalcı, çalışmanın belirli aralıklarla tekrarlanarak değişimin, veriler üzerinden takip edilmesinin hedeflendiğini aktardı.

Anket sonuçları ile gerçek kullanım eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesinin, KTÜ’nün güçlü ve gelişime açık alanlarını görmesine yardımcı olacağını ifade eden Prof.

Dr. Çuvalcı, açıklamasını “Bugün, Üniversitemizin üretken yapay zekâ açısından bir fotoğrafını çektik.

Bundan sonraki hedefimiz, bu fotoğrafın nasıl değiştiğini, veriler ile takip etmek.

Bir taraftan insan kaynağımıza yatırım yaparken diğer taraftan teknolojik altyapımızı güçlendireceğiz.

Eğitim, araştırma, yenilik ve kurumsal süreci, birlikte ele alacağız.

Hedefimiz yalnızca üretken yapay zekâyı kullanan bir yükseköğretim kurumu olmak değil; üretken yapay zekâyı, sorumlu ve etkili bir biçimde kullanarak bilimsel, eğitsel ve toplumsal değer üreten bir üniversite olmaktır.” sözleri ile tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin