Olay, Perşembe günü saat 11.00 sularında Değirmendere Mahallesi'ndeki Uydukent Sitesi'nde gerçekleşti. İstanbul'da yaşayan Songül Erbek, Kuşadası'ndaki arkadaşlarından, kendisinden habersiz olarak Bülbül Apartmanı'nın 3 ve 4. katında iki dairenin kiralandığı bilgisini aldı. Hemen ilçeye gelen Erbek, kızı Meryem Tezcan ve oğlu Hasan Tezcan ile birlikte Uydukent Sitesi'ne giderek durumu kontrol etmek istedi.
Olayın Başlangıcı
Aile, evlere girmek için kapıları çalarken, kendilerine izinsiz olarak yerleştiğini öne sürdükleri İlhan Dikici ve oğlu Remzi Dikici ile karşılaştılar. İki taraf arasında tartışma başladı ve bu gerginlik aniden fiziksel bir kavgaya dönüştü. Songül Erbek ve çocukları, dikici ailesi tarafından saldırıya uğrayarak darp edildiler. Yaşanan çatışmada, maalesef Erbek ailesinin üç bireyi de vücutlarının çeşitli bölgelerinden bıçaklandı.
Ağır Yaralanmalar ve Hastaneye Kaldırılma
Olay sonrasında Hasan Tezcan’ın durumu kritik bir hal aldı ve hızla ambulansla Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Annesi Songül ve kız kardeşi Meryem ise Kuşadası Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Hastaneye ulaşan güvenlik güçleri, olayla ilgili soruşturma başlattı ve şüphelilerin yakalanması için hemen harekete geçti. Yaşanan bu şiddetli olay, mahallede büyük bir endişeye sebep oldu.
Şüphelilerin Yakalanması ve Yasal Süreç
Kaçmaya çalışan iki şüpheli, kısa süre içinde polis tarafından yakalandı ve gözaltına alındı. Gerçekleştirilen işlemlerin ardından, 31 Temmuz’da adliyeye sevk edilen Remzi Dikici ve İlhan Dikici, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aile, olayın ardından yaşadığı travmayı atlatmaya çalışırken, Songül Erbek, yıllar önce biriktirdiği parasıyla aldığı dairelerin bu şekilde gasbedilmesinin kendisini derinden üzdüğünü belirtti. Yaşananların ardında bıraktığı tahribatın büyüklüğü ise onu adalet arayışına yönlendirdi.
Aile Bireylerinin Duygusal Durumu
Olayın mağduru olan Meryem Tezcan, yaşadıkları korku dolu anları aktardı: "İlhan Dikici ve oğlu Remzi Dikici, bizi yere yatırarak tekmelediler. Ağabeyim yerdeyken, 'Evler sizin olsun, yeter ki anneme ve kardeşime dokunmayın' diye bağırıyordu.” Bu trajik olay, aile bireyleri üzerinde derin psikolojik etkiler bıraktı. Bıçaklama anının unutulmaz acısıyla yaşamak zorunda kalan ailenin geleceği belirsizliğini koruyor.
Avukatın Açıklamaları ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs İddiası
Mağdurların avukatı Uğur Balta, olayın ciddiyetine dikkat çekerek, "Bu olay basit bir yaralama olarak değerlendirilemez. Bir annenin kendi çocuklarıyla birlikte hayati tehlike arz eden yaralar alması kabul edilemez bir durumdur. Mevcut deliller ve mağdur beyanları ışığında bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Avukat Balta, hukukun gerektirdiği müeyyidelerin uygulanmasını talep etti ve olayın yargı sürecinin sıkı takipçisi olacaklarını vurguladı.