Haber En Son Olay Haber
Rize
Açık
weather
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Gündem Mağara Duvarlarında Binlerce Yıl Öncesine Ait İlginç Genetik İzler Ortaya Çıktı!

Mağara Duvarlarında Binlerce Yıl Öncesine Ait İlginç Genetik İzler Ortaya Çıktı!

Antik bir keşif, mağara duvarlarında ilk kez antik insan DNA'sının tespit edilmesiyle gündeme geldi. Bu buluş, kaya sanatı uygulayan topluluklar hakkında yeni bilgiler sağlayarak, tarih öncesi insanların yaşam tarzları ve kültürel etkileşimlerine dair önemli ipuçları sunabilir.

Okunma Süresi: 4 dk

Mağara Duvarları Antik DNA İnsan

Bilim insanları, ilk kez mağara duvarlarında binlerce yıl boyunca korunmuş antik insan DNA’sı tespit etti.

Kaya sanatını doğrudan onu yapan kişilerle ilişkilendirmek bugüne kadar oldukça zordu. Yeni araştırma, mağara duvarlarının da geçmiş insan topluluklarına dair genetik izler taşıyabileceğini gösteriyor. Araştırma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.

Kaya sanatı, tarih öncesi insanların düşünme biçimi, sembolik anlatımı ve sanatsal üretimi hakkında önemli bilgiler sağlıyor. Ancak bu tür resim ve işaretlerin kimler tarafından yapıldığını belirlemek genellikle mümkün olmuyor.

Bunun nedeni, kaya sanatının çoğunlukla mağara duvarlarında bulunması. Kazılarda ortaya çıkarılan kemikler, aletler ya da tortular DNA izleri taşıyabilirken duvar resimleri bu tür doğrudan kanıtlardan genellikle yoksun kalıyor.

Yeni çalışma, bu sınırın kısmen aşılabileceğini ortaya koydu.

İspanya ve Portekiz’deki 11 Mağara İncelendi

Uluslararası araştırma ekibi, “First Art” projesi kapsamında İspanya ve Portekiz genelindeki 11 mağaradan 24 kaya sanatı panelini inceledi. Bu paneller arasında basit çizgiler, geometrik şekiller, figüratif betimler ve el şablonları yer aldı.

Araştırmacılar yalnızca boyalı yüzeyleri değil, pigmentlerin hazırlanmış olabileceği mağara tabanı tortularını ve kırmızı aşı boyası izleri taşıyan bir kuş kemiğini de analiz etti. Bu kemiğin, boya püskürtmek için kullanılmış olabileceği düşünülüyor.

Mağara Duvarları DNA

Çalışmada ayrıca bir alanda ispermeçet balinasına ait DNA da bulundu. Bu bulgu, söz konusu deniz memelilerinin yiyecek olarak kullanılmış olabileceğine işaret ediyor.

120 Örneğin Yalnızca 5’inde İnsan DNA’sı Bulundu

Araştırmacılar mağara duvarlarından toplam 120 örnek aldı. Bunların yalnızca 5’inde insan DNA’sı tespit edildi. Bu da mağara duvarlarında DNA korunmasının mümkün olduğunu, ancak oldukça nadir gerçekleştiğini gösteriyor.

Bu beş örnekten ikisi yalnızca insan genetik bilgisi içeriyordu. Araştırmacılara göre bu DNA, duvara dokunan ellerden, boya püskürtme sırasında saçılan tükürükten ya da başka beden sıvılarından doğrudan bırakılmış olabilir.

Diğer üç örnekte ise insan DNA’sının yanında hayvan DNA’sı da bulundu. Bu durum, genetik izlerin su akışı gibi dolaylı yollarla taşınmış olabileceğini düşündürüyor.

En Şaşırtıcı Bulgu Boyalı Olmayan Yüzeylerden Geldi

Dikkat çekici biçimde, insan DNA’sı bulunan beş örneğin dördü, mağara duvarlarının boyalı olmayan bölümlerinden alındı. Bu alanlar aslında kontrol örneği olarak incelenmişti.

Boya püskürtmek için kullanılmış olabileceği düşünülen kuş kemiğinden ise antik DNA elde edilemedi. Araştırmacılar, modern insan kaynaklı kirlenmenin antik izleri bastırmış olabileceğini belirtiyor.

Binlerce Yıllık Genetik İzler

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden evrimsel antropolog Alba Bossoms Mesa, bulunan DNA izlerinin doğrudan kaya sanatını yapan kişilere ait olduğunun söylenemeyeceğini vurguladı. Ancak Bossoms Mesa, mağara duvarlarında binlerce yıl boyunca insan DNA’sının korunabildiğine dair ilk kanıtın elde edildiğini belirtti.

İspanya’daki Extremadura Hükümeti’nden arkeolog ve kaya sanatı uzmanı Hipólito Collado Giraldo, modern antik DNA tekniklerinin son derece hassas hâle geldiğini ve bu nedenle kaya sanatına temas eden insanların genetik iz bırakıp bırakmadığını anlamak istediklerini ifade etti.

Mağara Duvarları İnsan Antik DNA

Araştırmada, İspanya’daki Covarón Mağarası’ndan elde edilen DNA’nın modern insanlara ait olduğu ve İberya halklarında görülen Batılı avcı-toplayıcı genetik kümesiyle bağlantılı bulunduğu belirlendi.

Mağara Duvarları Genetik Arşiv Olabilir

Çalışmanın kıdemli yazarlarından paleogenetikçi Matthias Meyer, mağara duvarlarının geçmiş insan varlığına dair genetik arşivler olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Bu yaklaşım geliştikçe, araştırmacılar mağara duvarlarına kimlerin dokunduğunu, bu kişilerin hangi topluluklara ait olduğunu ve tarih öncesi insanların derin mağara sistemlerine ne kadar ilerlediğini daha iyi anlayabilir.

Bilim insanları, yöntemin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirtiyor. Bundan sonraki hedef, daha fazla mağara, farklı sanat üslupları ve özellikle el şablonları ile figüratif betimlerin bulunduğu alanları incelemek olacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *