Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde, Babala TV'nin sahibi Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu toplamda 9 kişi tutuklandı. Tutuklama kararı çerçevesinde Uğur'un ifade verdikten sonra bir dizi şaşırtıcı gelişme yaşandı. Uğur'un, ifadesinde karşılaştığı suçlamalar ve sürece dair düşünceleri dikkat çekiyor.
Oğuzhan Uğur'un İfadesi
Oğuzhan Uğur, tutuklama öncesi sulh ceza hakimliğine verdiği ifadede, kendisine yöneltilen suçlamaları anladığını belirtti. Uğur, bu suçlamalara yönelik daha önceki beyanlarını tekrarladığını ifade etti. Özellikle, dosyada yer alan suçlamaların belgeli bir temele dayandığını vurgulayan Uğur, karşı karşıya kaldığı durumdan şaşkınlık duyduğunu dile getirerek, "Hakkımda bu suçlamaların yapılmış olması beni hayrete düşürüyor," şeklinde bir açıklamada bulundu.
Bilirkişi Raporunun İnternete Sızması
Uğur, savcılıkta gerçekleştirdiği ifadenin devamında, avukatının kendisini uyarması sonucu bilirkişi raporunun internete sızdığını öğrenmiş. Bu durumu hemen savcısına ilettiklerini belirten Uğur, savcının ise bu tür görsellerin sahte haber olduğunu ifade ettiğini aktardı. Ancak, birkaç dakika sonra savcıdan söz konusu bilirkişi raporunun kendisine ulaştığını öğrenen Uğur, bu durumun kendilerini bir nebze olsun şaşırttığını dile getirdi.
Trajikomik Olaylar ve Şaşkınlık
Uğur, ifadesinde polislerin evine geleceğini önceden haberlerden öğrendiğini, savcılık işleminden ayrıldığında avukatına tutuklanma durumunu sorduğunu belirtti. Avukatının da “evet” yanıtı vermesi üzerine, tutuklanma talebinin kendisine bildirildiğini ifade etti. İnternetten tutuklandığını öğrendiğini belirten Uğur, bu sürecin trajikomik olduğunu ifade ederek, yaşadığı olayların bir medya mensubu olarak kendisi için ciddi bir üzüntü kaynağı oluşturduğunu söyledi.
Adalet Üzerine Düşünceleri
Uğur, sonunda adalete olan güveninin tam olduğunu ve suçsuz olduğu yönündeki inancını dile getirdi. Tutukluluk sürecinin sona ermesi için serbest bırakılma talebinde bulunarak, kendisinin bu duruma neden düştüğünü anlamlandıramadığını da belirtti. Uğur'un sözleri, medya dünyasında yaşanan hak ihlalleri ve adalet mekanizmalarının nasıl işlediğine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.