Konya Sanayi Odası tarafından düzenlenen bir konferansta, "Orta Doğu’daki Çatışmaların Türkiye Ekonomisi ve Plastik Hammadde Piyasasına Etkileri" konusu derinlemesine ele alındı. Konferansa katılan sektör temsilcileri, TTCP Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya'nın sunduğu bilgiler ışığında, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki yansımasını ve plastik hammadde sektöründeki olası riskler ve fırsatları değerlendirdiler.
Petrol ve Hammadde Fiyatlarındaki Dalgalanmalar
Konferansta petrol ve hammadde fiyatlarına dair önemli değerlendirmeler gerçekleştiren Dr. Mevlüt Çetinkaya, mevcut savaşın etkilerini açıkladı. “Bu çatışmada 84 enerji tesisi hasar görerek, bunların yarıya yakını petrokimya tesisleridir. Geçmişten bu yana petrol fiyatlarındaki artışlar genellikle yüzde 25-30 seviyelerinde seyrederken, 5 ay içinde bu fiyatlar normal seviyelerine dönerdi. Ancak yaşanan son olaylar, İran ile ABD-İsrail arasında giderek tırmanan çatışmalar ve özellikle tesislerin vurulması, petrol fiyatlarında büyük artışlara sebep oldu. Son 10 gün içinde fiyatlar neredeyse yüzde 60 oranında yükselmiştir. Bu durumun normale dönmesi ise 18 ayı bulabilir” ifadelerini kullandı.
Küresel Tedarik Zincirindeki Kırılmalar
Çetinkaya, süregeldiği savaş koşullarının küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkilediğini vurguladı. Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine yönelik saldırıların meydana gelmesinin ardından tedarik risklerinin artış gösterdiğini belirtti. "Bu savaşın plastik hammaddeler üzerindeki tesiri tüm sanayi sektörlerinde hissediliyor. Körfez Bölgesi, plastik hammaddeler ve petro kimya ürünlerinde dünya genelinde önemli bir yere sahiptir. Orta Doğu’nun polietilen ihracatında 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 12,5 milyon ton ile dünya ihracatının yüzde 43’ünü temsil etmesi öngörülüyor. Ancak bu ihracatın sürdürülebilirliği, doğrudan Hürmüz Boğazı’na bağlıdır" dedi. Polietilenin pek çok sektörde kritik bir yere sahip olduğunu hatırlatan Çetinkaya, bu tür bir akış kesintisinin maliyet baskıları yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye'nin Enerji Merkezi Olabilme Potansiyeli
Çetinkaya, Türkiye’nin bu krizden yararlanarak bölgede bir enerji merkezi haline gelebileceğini öne sürdü. "Türkiye, hem hızlı tedarik hem de üretim merkezi olma yolunda ilerleyebilir. Hızlı teslimat gereken tekstil, gıda, beyaz eşya ve bazı kimyasal sektörlerde yakın tedarik avantajı sağlayabiliriz. Türkiye, enerji ticaretinde ise kritik bir köprü konumundadır" şeklinde konuştu. Bu bağlamda, Irak’ın petrolünün Türkiye üzerinden Akdeniz'e ulaşmasının, uluslararası enerji ticareti için önemli bir fırsat oluşturacağını da belirtti. Çetinkaya, Türkiye’nin savaşın ardından Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin yeniden inşasında etkin bir rol üstlenebileceğini vurguladı.
Konferansın sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Dr. Mevlüt Çetinkaya, dinleyicilere bölgede değişen dinamikler ve bu dinamiklerin sektörel etkilere dair bilgiler aktardı.