Uzun süre direksiyon başında kalan TIR şoförlerinin fazla mesai ücretleriyle ilgili olarak Yargıtay'dan önemli bir karar verildi. Çalışma koşullarının adil olup olmadığına dair açılan davada, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uzun yol şoförlerinin emeklerinin doğru bir biçimde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Çalışma Koşullarının Zorluğu
Dava, uzun yol TIR şoförü olarak çalışan M.A.D.'nin işvereniyle yaşadığı anlaşmazlık sonucunda başladı. Şoför, araç başında geçirdiği zamanın günde 12-13 saati bulduğunu ve iş yerinin kendisine sunduğu ücretin asgari ücret ile sefer başına prim şeklinde belirlendiğini ifade etti. Bu süre zarfında, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin büyük çoğunluğunda da araç kullandığını belirten şoför, elde ettiği gelirlerin yeterli olmadığını dile getirerek, sigorta primlerinin de gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve tatil ücretleri gibi ödemelerin yapılmasını talep etti.
Mahkeme Süreci ve Kararlar
İş Mahkemesi, ilk olarak işçinin ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu belirledikten sonra sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden bildirildiğini tespit etti. Mahkeme, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği sonucuna vararak davanın kısmen kabulüne hükmetti. Ancak bu karara itiraz edildi ve Bölge Adliye Mahkemesi, fazla mesai iddialarının yalnızca tanık beyanlarına dayanılarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Mahkeme, İş Mahkemesi'nin kararını iptal etti ve davayı Yargıtay'a taşıyan sürecin başlangıcına zemin hazırladı.
Yargıtay'ın Değerlendirmeleri
Yargıtay, uzun yol TIR şoförlerinin çalışma sürelerinin belirlenmesinde Karayolları Trafik mevzuatındaki kuralların dikkate alınmasının hatalı olduğunu belirtti. Yüksek Mahkeme, bu kuralların genel çerçeveyi belirlese de, her şoförün sefer sırasında zamanlama alışkanlıklarının farklılık gösterdiğinin altını çizdi. İlginç bir noktada, şoförle yolculuk yapmayan tanıkların, onun günlük çalışma düzenini doğrudan gözlemleyemeyecekleri ifade edildi.
İspat Yükümlülüğü ve Sonuçlar
Kararda, uzun yol TIR şoförlerinin çalışma düzenlerinin yalnızca görgüye dayalı tanık ifadeleri ile kanıtlanabileceği vurgulandı. Somut olayda, TIR şoförünün tek başına sürüş yaptığı ve bu durumda dolaylı tanık ifadelerinin yeterli görülmeyeceği sonucuna varıldı. Takograf kayıtlarının güvenilir olmadığı ve bunların değiştirilerek işçiyi çalışmaya zorlamak için kullanıldığı ileri sürüldüğü için, Yargıtay bu kayıtları dikkate almadı. Sonuç olarak, fazla mesai ve tatil ücreti talepleri Yargıtay tarafından reddedilirken, işverenin eksik sigorta bildirimleri sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği kaydedildi.