Trabzon'da 65 yaşında bir ev hanımı olan Zerrin Bayraktar, sekiz yıl önce torunlarına hediye vermek amacıyla başladığı bez bebek yapımını, kentin kültürel değerlerini temsil eden önemli bir projeye dönüştürdü. Bayraktar, üç çocuk ve altı torun sahibi bir anne olarak zamanla kendini geliştirerek çeşitli boyut ve tasarımda organik bebekler üretmeye başladı. Bu çabalarını, Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin Mehmet Cengiz Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi'nde sürdüren Bayraktar, buradaki desteklerle "Kara" ve "Deniz" isimli projelerini hayata geçirerek Trabzon’un coğrafyasından ve kültürel kimliğinden ilham aldı.
Trabzon'un Kültürel Kimliği Bebeklerde Hayat Buldu
Organik malzemeler kullanılarak tasarlanan bebekler, Trabzon insanının fiziksel özelliklerini yansıtacak şekilde hazırlandı. Bu bebekler, gençlik ve yaşlılık dönemlerine ait özellikler göz önünde bulundurularak oluşturuldu. Yöresel kıyafetleri arasında keşan, peştemal ve el yapımı yelek gibi unsurlar da bulunurken, bebeklerin yüz detayları ise tamamen el işçiliği ile tamamlandı. Böylelikle her bir bebek, Trabzon’un kültürel mirasının bir parçası haline gelirken, yerel özellikleri yansıtan oyuncaklar olarak öne çıkmış oldu. Proje sayesinde sadece oyuncak üretimi değil, aynı zamanda Trabzon'un kültürünü geleceğe taşımak da hedefleniyor. Bu bağlamda yerel sanatçıların katkısıyla geleneksel motif ve unsurların bebeklere damgasını vurduğu görülüyor.
Marka Tescili Süreci Başlatıldı
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, merkez bünyesinde üretilen ürünlerin her birinin kendine özgü hikayelere sahip olduğunu vurguladı. "Turab-ı Zen: Kadının Tasarıma Attığı İmza" sloganıyla hazırlanan ürünler için marka tescil süreci başlatıldı. Yaklaşık 300 ürünün tescil işlemleri devam etmekte. Kibar, evde çalışan 74 kadına ekonomik destek sağladıklarını ve Zerrin Bayraktar ile yaklaşık bir yıl süren iş birliği gerçekleştirdiklerini ifade etti. Sıfır atık ilkesini benimseyen bu projede, çocukların doğa ile uyumlu ve yerel materyallerle yapılan oyuncaklarla tanıştırılmasının önemi vurgulanıyor.
Yeni Temaların Hazırlığıyla Çocukların Hayal Dünyası Genişliyor
Yurt içi ve yurtdışında gerçekleştirilen fuarlarda önemli bir sektör ihtiyacını gördüklerini dile getiren Kibar, Trabzon'u simgeleyen değerlerin yanına "Kara" ve "Deniz" figürlerinin de eklenmesini amaçladıklarını belirtti. İlerleyen dönemlerde, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirmek amacıyla sahil, yayla ve farklı şehir konseptlerinde yeni temalar hazırlanacak. Zerrin Bayraktar'ın ürettiği ürünlere noter onayı alınarak, bu ürünlerin 'Turab-ı Zen' markası altında satışa sunulması planlanıyor. Çocukların sadece geleneksel kıyafetlerle değil, aynı zamanda doğal ve yöresel oyuncaklarla da buluşması sağlanıyor.
Uluslararası Fuarlarda Büyük İlgi Gördü
Giyim Üretim Atölyesi Şefi Züleyha Acar Atmaca, çocukların kolayca oynayabileceği, kıyafetleri çıkarılabilir ve giydirilebilir bebek tasarımlarının yanı sıra broş tasarımlarının da hazırlandığını söyledi. "Kara" ve "Deniz" figürlerinin birlikte Karadeniz’i simgelediğini belirten Atmaca, bu ürünlerin uluslararası fuarlarda büyük ilgi gördüğünü ve kısa sürede satış ofislerinde yer alacağını duyurdu. Projenin başlangıcında torunları için bebekler hazırlamaya başlayan Zerrin Bayraktar, tasarım ve üretim süreçlerinin derin bir emek gerektirdiğini ifade etti.
Geleceğe Umutla Bakarak
Bayraktar, bebeklerin çizim aşamasından detaylı işlemelerine kadar her aşamanın titizlikle hazırlandığını vurguluyor. Metal aksamlarından iç dolgularına kadar her detayın inceden inceye işlendiğini belirterek, ürün çıkarmanın her zaman daha zor olduğunu ifade etti. Geleneksel kıyafetlerin yanı sıra, özel yüz hatlarını el iğnesiyle işlemek konusunda da büyük titizlik gösterdiğini aktardı. Hobi olarak başladığı bu serüvenin zamanla büyük bir tutkuya dönüşmesi onu çok mutlu ediyor. "Kara" ve "Deniz" isimlerini verirken de geleneksel isimlerden ziyade farklı ve özgün bir şey yaratmak istediğini sözlerine ekledi. Bayraktar, projelerinin geleceğe taşınmasını sağlamak adına büyük hedeflere sahip olduklarını son cümlesinde belirtti.