Haber En Son Olay Haber
Rize
Az bulutlu
weather
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Gündem Türklerin Tarih Boyunca Bozkırda Yolculuk ve Yaşam Rehberi

Türklerin Tarih Boyunca Bozkırda Yolculuk ve Yaşam Rehberi

Eski Türkler, zorlu bozkır koşullarında seyahat etmeyi başarmışlardır. Baktriya develerini kullanarak uzun mesafeleri kat ederken, giyimde pratik ve dayanıklı kumaşlar tercih etmişlerdir. Ayrıca, sıcaklık ve soğuktan korunmak için keçe çadırlar inşa ettikleri dikkat çekmektedir. Bu unsurlar, göçebe yaşam tarzlarının önemli parçalarıydı.

Okunma Süresi: 3 dk

Eski Türklerin Türkistan ve Orta Asya coğrafyasındaki yolculuk ile göç kültürü, bozkırın çetin doğa koşullarına dayanıklı yaşam tarzını gözler önüne seriyor.

Tarihsel süreçte at sırtında uzun mesafeler kat etmek zorunda kalan Türk toplulukları, beslenme alışkanlıklarından giyim tercihlerine kadar her detayı bu hareketli hayata göre biçimlendirdi.

Türkiye'den Orta Asya'ya uzanan köklü geçmişin bir parçası olan bu yaşam biçiminde, yolculuk esnasında yanlarda taşınan başlıca gıdaları ise et ve süt ürünleri oluşturuyordu.Yolculuk ve göç süreçlerinde bozulmayan, dayanıklılığı yüksek besinler hayati bir role sahipti.

Bugün Anadolu coğrafyasında "keş" olarak da adlandırılan ve at ya da inek sütünün süzülüp kurutulmasıyla elde edilen kurut, göçebeler için en pratik besin kaynaklarından biriydi.

Bunun yanı sıra kavurma, peynir, kımız ve at eti de menünün vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyordu.

Bozkırdaki mola noktalarında veya hareket halindeyken darıyı su ya da sütle karıştırarak tüketen topluluklar, bu sayede uzun yolculuklarda ihtiyaç duydukları yüksek enerjiyi elde ediyordu.

Giyim kuşam kültürü tamamen sert bozkır iklimine ve at kullanımına uygun biçimde tasarlanmıştı.

Deri, keçe ve kürkten imal edilen giysilerde üst kısımda kaftan, alt kısımda ise pantolon tercih ediliyordu.

Ayaklara giyilen keçe ve deri çizmelerle tamamlanan bu kombinasyon, at üzerinde son derece rahat hareket etme imkanı tanıyordu.

Kadınlar tarafında ise özel işlemeli elbiseler, uzun kaftanlar ve geleneksel başlıklar dikkat çekiyordu.Ulaşım, nakliye ve taşıma süreçlerinde sadece atlardan faydalanılmıyordu.

Bölgenin zorlu iklim şartlarına son derece dayanıklı olan çift hörgüçlü Baktriya develeri, uzun mesafeli yolculukların en kritik taşıyıcılarıydı.

Yazın 40 dereceyi bulan kavurucu sıcaklığa, kışın ise eksi 30 dereceye kadar düşen dondurucu soğuklara kolayca uyum sağlayan bu develer, yaklaşık 350-400 kilogram yük taşıma kapasiteleriyle lojistik işleri büyük ölçüde kolaylaştırıyordu.

Yolculuk sırasında kafilelere, güvenlik ve avcılık amacıyla Türkistan tazısı ile Alabay gibi bölgeye özgü kökenlere sahip köpek ırkları da eşlik ediyordu.Geniş çöl ve bozkır hattındaki muhtemel tehlikelere karşı dayanışma içinde toplu halde hareket eden Türkler; ok, yay, kılıç ve hançer gibi silahlarla güvenliklerini sağlama alıyordu.

Konaklama ihtiyacı ise Türk kültüründe genel olarak "yurt" şeklinde adlandırılan taşınabilir çadırlarla çözülüyordu.

Kazak Türklerinde "kiiz üy", Kırgız Türklerinde ise "boz üy" olarak bilinen bu pratik yapılar, gidilen her yere kolayca taşınıyordu.

Sürülerin de eşlik ettiği ve ekonomik bir boyut taşıyan bu büyük hareketlilikte, Türklerin evi çadırı, yolu ise geniş bozkırlar olmaya devam etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *